Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/7934 E. , 2022/10763 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/7934
Karar No : 2022/10763
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVACI) …Evleri Sitesi Yönetimi
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALILAR)1- …Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. … 2- …Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALILAR : 1- …Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
2- …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : …Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- …Belediye Başkanlığı
2- …Belediye Başkanlığı
3- …Belediye Başkanlığı
4- …Genel Müdürlüğü
5- …Evleri Sitesi Yönetimi
6- …Şirketi
İSTEMİN ÖZETİ : Ankara İli, Çankaya İlçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmazda 2014 yılı Mayıs ayında meydana gelen heyelan-kayma nedeniyle oluştuğu iddia edilen 10.000.000,00-TL zararın, hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülen davalı idarelerden 28.06.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile kusur oranları nispetinde 1.853.447,24-TL’nin davalı Yenimahalle Belediye Başkanlığı’ndan, 926.723,62-TL’nin ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan alınarak davanın açıldığı 03/09/2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemi ile Çankaya Belediye Başkanlığı ve ASKİ Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine ilişkin …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, İdare Mahkemesince hükmedilen 2.780.170,86-TL’nin mahsubu ile kalan 1.030.209,99-TL yönünden mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılması, 1.030.209,99-TL yönünden de davanın kabulüne, kusur oranları nispetinde 686.806,66-TL’sinin Yenimahalle Belediye Başkanlığından 343.403,33 TL’sinin ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan alınarak dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının, Çankaya Belediye Başkanlığı ile ASKİ yönünden davanın reddine ilişkin kısma yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Çankaya Belediye Başkanlığı ile ASKİ’nin hasım mevkiinden çıkarılmasına, sonuç olarak, davanın 3.810.380,85 TL’lik kısmının kabulüne, 6.189.619,15 TL’lik kısmının reddine, İdare Mahkemesince hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti kısımlarının kaldırılmasına, hükmedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 126.728,80 TL vekalet ücretinin (kusurları oranında) 42.242,93 TL’sinin davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından, kalan 84.485,87 TL’sinin Yenimahalle Belediye Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 150.518,19 TL vekalet ücretinin 50.172,73 TL’sinin davacıdan alınarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına, kalan 100.345,46 TL’sinin ise davacıdan alınarak Yenimahalle Belediye Başkanlığı’na verilmesine, davalı idarelerin istinaf başvurularının ise reddine dair …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DAVACI YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile maddi tazminatın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan vekalet ücreti ve maddi tazminatın kabul edilen kısmına yürütülecek yasal faizin başlangıcı yönünden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Diğer taraftan aynı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında: “Temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacının dilekçesi ekine örneklerini eklediği davalı idarelere yaptığı (…Noterliği …tarih ve …yevmiye nolu) başvurularda, zararlarına karşılık olarak istenilen tazminatın 28.06.2015 tarihine kadar ödenmesinin istenildiği, ödemenin yapılmaması üzerine açılan davada da maddi tazminatla birlikte 28.06.2015 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizin de talep edildiği halde taleple bağlılık ilkesi uyarınca faizin başlangıç tarihinin başvuru tarihi olarak kararlaştırtılması gerekirken İdari Dava Dairesince temyize konu kararda yasal faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu kararın 3 nolu hüküm fıkrasının; “1.030.209,99-TL yönünden de davanın kabulüne, kusur oranları nispetinde 686.806,66-TL’sinin Yenimahalle Belediye Başkanlığından 343.403,33-TL’sinin ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan alınarak başvuru tarihi olan 28.06.2015 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, temyize konu kararda; “8-hükmedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 126.728,80-TL vekalet ücretinin (kusurları oranında) 42.242,93 TL’sinin davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından, kalan 84.485,87 TL’sinin Yenimahalle Belediye Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, 9-davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 150.518,19-TL vekalet ücretinin 50.172,73 TL’sinin davacıdan alınarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına, kalan 100.345,46 TL’sinin ise davacıdan alınarak Yenimahalle Belediye Başkanlığı’na verilmesine,” şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
Temyize konu kararın verildiği, 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 maddesinde; “Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” kuralına yer verilmiştir.
Bu durumda, temyize konu kararın 9 nolu hüküm fıkrasının “9- davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 126,728,80-TL vekalet ücretinin 42.242,93-TL’sinin davacıdan alınarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına, kalan 84.485,87-TL’sinin ise davacıdan alınarak Yenimahalle Belediye Başkanlığı’na verilmesine,” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
…Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen …tarihli, E:…, K:…sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 07/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X):
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinde; ” Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; .. bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. … Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 281. maddesinin 2.fıkrasında; “Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebileceği, 3.fıkrasında; mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği”, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunun 3/7.maddesinde de; “Aynı konuda bir kez rapor alınması esastır; ancak rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor istenebileceği” düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Mahkemece kusur oranlarının belirlenmesi için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucunda hazırlanan 26.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının %15, Yenimahalle Belediye Başkanlığının %25, Çankaya Belediye Başkanlığının ise %5 oranında kusurunun olduğu, bir kısım kat malikleri adına rücuen bazı sigorta şirketleri tarafından açılan …Asliye Ticaret Mahkemesi’nin …sayılı dosyasında alınan 16.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise; ”Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin %15, Yenimahalle Belediyesi’nin %30, Çankaya Belediyesi’nin %0 oranında kusurlarının olduğu belirtildiğinden Mahkemece kusur oranlarındaki bu çelişkiyi gidermek amacıyla ek rapor alınmasına karar verildiği, bunun üzerine düzenlenen ek bilirkişi raporunda; ”Çankaya Belediyesi’nin tali kusurlu olabileceği kanısıyla esas rapordaki belirlenen Çankaya Belediyesi’ne atfedilen %5 kusur oranının Yenimahalle Belediyesi kusur oranına ilave edilmesi ve Çankaya Belediyesi’nin kusursuz olduğu” şeklinde değerlendirme ve tespitlere yer verildiği, böylece çelişkinin giderildiğinden bahisle Mahkemece bu kusur oranlaması dikkate alınarak karar verildiği ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının da kusur oranlaması yönünden reddedildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri incelendiğinde; farklı bilirkişilerce hazırlanan raporlar arasında çelişki var ise bu çelişkinin giderilmeden karar verilemeyeceği, Mahkemece raporlar arasındaki bu çelişkinin yeni bir bilirkişi raporu almak suretiyle giderilmesi gerektiği, bilirkişilerden ek rapor istenilmesi yoluyla ancak kök rapordaki eksikliğin yahut belirsizliğin tamamlanmasının veya raporun açıklığa kavuşturulmasının sağlanabileceği açıktır.
Uyuşmazlıkta, adli yargı ve idari yargı mercilerince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan kusura ilişkin raporlarda davalı idarelere atfedilen kusur oranlarının birbiriyle çeliştiği sabittir. Bu durumda, Mahkemece farklı bir bilirkişi heyetinden yeni bir bilirkişi raporu almak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekirken, mevcut bilirkişilerden ek rapor alarak, kök rapordaki kusur oranlamasının adli yargıdaki bilirkişi raporuna uyumlu hale getirilmesinin sağlanması suretiyle çelişkinin giderilmesinden bahsedilemeyeceğinden bu rapora dayanılarak verilen kararda ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun bu yönden reddedilmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, Mahkemece konusunda uzman farklı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davalı idarelerin kusur durumlarının tespit ettirilmesi gerektiğinden temyize konu kararın bozulması kanaatiyle Dairemizce verilen onanması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.