Danıştay Kararı Vergi Dava Daireleri Kurulu 2021/391 E. 2022/1529 K. 07.12.2022 T.

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/391 E.  ,  2022/1529 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/391
Karar No : 2022/1529

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı – …
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek 2009 yılının Mart ilâ Temmuz dönemleri için re’sen salınan katma değer vergileri ile vergilerin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Defter ve belge isteme yazısı 13/08/2014 tarihinde davacıya tebliğ edilmesine rağmen uyuşmazlık konusu döneme ait yasal defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmemiştir.
Defter ve belge isteme yazısına ilişkin tebliğ evrakında davacının imzası bulunmaktadır. Oysa dava dosyasında yer alan vekaletnameden de anlaşılacağı üzere davacının okuryazar olmadığı ve parmak basmak suretiyle işlemlerini yerine getirdiği sabittir. Bu durumda defter ve belge isteme yazısı usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle re’sen tarh sebebi gerçekleştiğinden bahisle yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Kaldı ki incelemeye başlama tutanağı ile inceleme tutanağının birer örneğinin 27/05/2015 tarihli ara kararı ile istenilmesi üzerine davalı idarece verilen 17/06/2015 tarihli cevabi yazıda bahsi geçen evrakların tarh dosyasında mevcut olmadığı belirtilmiştir. Bu durum karşısında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapılmayan vergi incelemesi neticesinde re’sen yapılan cezalı tarhiyatlarda bu yönüyle de hukuka uygunluk görülmemiştir.
Mahkeme bu gerekçeyle cezalı tarhiyatları kaldırmıştır.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/11/2019 tarih ve E:2016/5659, K:2019/7847 sayılı kararı:
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/02/2019 tarih ve E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararıyla; davacılar tarafından, mücbir sebep olmaksızın inceleme elemanına ibraz edilmeyen yasal defterler ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin ileri sürülmesi halinde bu defter ve belgeler davacıdan istenilip defterlerdeki kayıtlar incelenip bu kayıt ve belgeler hakkında davanın diğer tarafı olan vergi dairesinin görüşü ve saptamaları da alınarak yapılacak hukuki değerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, oluşan içtihat aykırılığının bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında davacının ibraz edebileceğini belirttiği defter ve belgeler istenilerek Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun anılan kararında belirtilen inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu vergi ve cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacının 2009 yılına ait yasal defter ve belgelerinin istenilmesine ilişkin yazı davacının bilinen adresinde bizzat davacının kendisine imza karşılığında 13/08/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Defter ve belge isteme yazısı tebliğ edilmesine rağmen mücbir sebep olmaksızın defter ve belgelerin ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi suretiyle davacı adına 2009 yılının Mart ilâ Temmuz dönemleri için katma değer vergileri tarh edilmiş ve vergilerin üç katı tutarında vergi ziyaı cezaları kesilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, okuryazar olmadığını ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde yer alan düzenleme uyarınca kendisine sol elinin başparmağı bastırılmak suretiyle tebligat yapılabileceği ve tebliğ alındısının anılan maddenin son fıkrasında sayılan kişilerce imzalanmadığı, dolayısıyla defter ve belge isteme yazısının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini iddia etmektedir. Davacı okuryazar olmadığı iddiasını mükellefiyet tesisi aşamasında vergi dairesine verdiğini belirtiği imza beyannamesi ile dava dilekçesi ekinde bulunan 15/12/2014 tarihinde noterde düzenlenen vekaletnameye dayandırmaktadır. Sözü edilen vekaletnamede, davacının okuryazar olmadığı belirtilmiş ve davacının imzası yerine iki tanık huzurunda bastırılan sol el başparmağı izi bulunmaktadır. Dava dilekçesinde ayrıca, incelemeye başlama tutanağının tebliğ edilmediği iddia edilmektedir.
Mahkemece verilen 27/05/2015 tarihli ara kararı ile davalı idareden incelemeye başlama tutanağı ile vergi inceleme tutanağının düzenlenip düzenlenmediği sorulmuştur. Davalı idarece verilen cevabi yazıda, belirtilen evrakların tarh dosyasında mevcut olmadığı, ancak bu evrakların ilgili birimlerden istenildiği ve temin edilmesi halinde mahkemeye sunulacağı belirtilmiştir.
Mahkemece nihai karar verildikten sonra davalı idarece ilgili birimlerden temin edilerek dosyaya sunulan belgelerden, işe başlama tutanaklarının noter onaylı vekaletnameye istinaden vekil sıfatıyla … isimli şahıs tarafından imzalandığı görülmüştür. Ayrıca sunulan bu belgelerden davacının uyuşmazlık konusu döneme ilişkin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle vergi inceleme tutanağının düzenlenmediği anlaşılmıştır.
Mahkemece verilen ilk karara yöneltilen davalının temyiz istemine ilişkin dilekçede ise davacının okuryazar olduğu ileri sürülmüş ve dilekçe ekinde bunun ispatı için davacının imzasının bulunduğu bazı evraklar dosyaya sunulmuştur. Bu evraklar arasında, davacının okuryazar olduğunu beyan ettiğinin belirtildiği ve davacının imzasının bulunduğu noter onaylı 06/01/2009 tarihli imza beyannamesi, iş yeri kira sözleşmesi, 06/01/2009 tarihli işe başlama bildirimi, 07/01/2009 tarihli yoklama fişi bulunmaktadır.
İLGİLİ HUKUK :
i. İlgili Mevzuat:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Tebliğ evrakının teslimi” başlıklı 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir:
“Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.
Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz’edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur.”
Anılan Kanun’un “İncelemede uyulacak esaslar” başlıklı 140. maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde, vergi incelemesine başlanıldığı hususunun bir tutanağa bağlanarak bir örneğinin nezdinde vergi incelemesi yapılana verileceği; “İnceleme tutanakları” başlıklı 141. maddesinin birinci fıkrasında ise inceleme esnasında lüzum görülen hallerde, vergilendirme ile ilgili olaylar ve hesap durumlarının ayrıca tutanaklar ile tesbit ve tevsik olunabileceği, ilgililerin itiraz ve mülahazaları varsa bunların da tutanağa geçirileceği, bu suretle düzenlenen tutanakların bir nüshasının mükellefe veya nezdinde inceleme yapılan kimseye bırakılmasının mecburi olduğu düzenlenmiştir.
ii. İlgili Karar:
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/02/2019 tarih ve E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararıyla; davacılar tarafından, mücbir sebep olmaksızın inceleme elemanına ibraz edilmeyen yasal defterler ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin ileri sürülmesi halinde bu defter ve belgeler davacıdan istenilip defterlerdeki kayıtlar incelenip bu kayıt ve belgeler hakkında davanın diğer tarafı olan vergi idaresinin görüşü ve saptamaları da alınarak yapılacak hukuki değerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, aykırı içtihatların bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İşe başlama tutanaklarının noter onaylı vekaletnameye istinaden vekil sıfatıyla … isimli şahıs tarafından imzalaması ve davacının uyuşmazlık konusu döneme ilişkin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle vergi inceleme tutanağının düzenlenememesi karşısında vergi incelemesinin Vergi Usul Kanunu’nun 140 ve 141. maddelerinde yer alan düzenlemelere uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacı her ne kadar kendisinin okuryazar olmadığını iddia etmiş ve 15/12/2014 tarihinde noterde düzenlenen vekaletnamede davacının okuryazar olmadığı belirtilmiş ise de 2009 yılına ait yasal defter ve belgelerin istenilmesine ilişkin yazı, okuryazar olmadığı yönünde bir itiraz ileri sürülmeksizin davacı tarafından imza karşılığında tebliğ alınmıştır. Tebligat yapan memurun davacının okuryazar olup olmadığını bilmesinin beklenemeyeceği ve davacının daha önceki birçok işleminde imza kullandığı da dikkate alındığında davacının okuryazar olmadığı ve Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde yer alan düzenlemeye aykırı olarak defter ve belge isteme yazısının tebliğ edildiği yolundaki iddiası hukuka uygun bulunmamıştır.
Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, defter ve belge isteme yazısının davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği sonucuna varılmış olup davacının dava dilekçesinde ibraz edebileceğini belirttiği defter ve belgeler istenilerek Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/02/2019 tarih ve E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararında belirtilen inceleme yapılmak üzere ısrar kararının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi