Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/3048 E. , 2022/4641 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/3048
Karar No:2022/4641
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat Mühendislik Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana ili, Ceyhan ilçesinde bulunan ve mülkiyeti Hazine’ye ait olan … parsel nolu taşınmazı 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında kiralayan davacı şirketin, sözleşme gereği taahhütlerini yerine getirmediğinden bahisle anılan Kanun’un 84. maddesi gereğince ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 24/04/2012 tarihinde kömür depolama, eleme ve paketleme sahası olarak kiralanan taşınmazın kullanıma hazır hâle getirilmesi sürecinden davacıdan kaynaklanmayan problemlerin meydana geldiği açık ise de, Çevresel Etki Değerlendirme Raporuna (ÇED) başvurulabilmesi için imar planı değişikliği yaptırılmasının sağlandığı ve BOTAŞ boru hatlarının emniyet mesafesi içerisinde kalan kısmına ilişkin kira bedellerinin tahsil edilecek kira bedellerinden mahsup edilebileceği ve sözleşmede yüzölçümü ve bedel açısından tadilata gidilebileceği hususlarının davacıya bildirilerek karşılaşılan problemlerin giderilmeye çalışıldığı, ancak belirtilen problemlerin aşılmasına rağmen mevcut koşullarda davacının süreci işletmediği, bu itibarla, mülkiyeti Hazine’ye ait olan … parsel sayılı taşınmazın kiralanmasına ilişkin sözleşme gereği taahhütlerini yerine getirmediği sabit olan davacı şirketin 2886 sayılı Kanun’un 84/3 maddesi gereğince 6 ay süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu taşınmazın marjinal tarım alanı olduğu gerekçesiyle Çevresel Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) sürecinin durdurulduğu, taşınmazın bir kısmının BOTAŞ boru hatlarının emniyet mesafesi içerisinde kaldığı, sözleşme taahhütlerinin yerine getirilememesinin kamudan kaynaklandığı, sözleşmenin kurulmasından sonra meydana gelen hukuki imkânsızlık hâli bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Adana ili, Ceyhan ilçesinde bulunan ve mülkiyeti Hazine’ye ait olan … parsel nolu taşınmazın 2886 sayılı Kanun kapsamında 24/04/2012 tarihinde kömür depolama, eleme ve paketleme sahası olarak kiralandığı, taşınmazın teslim edildiği, davacı şirketin ÇED raporu müracaatında bulunduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ÇED sürecinin durdurulduğu, uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının BOTAŞ boru hatlarının emniyet mesafesi içerisinde kaldığının anlaşılması üzerine idare tarafından, kiralanan taşınmazın BOTAŞ boru hatlarının emniyet mesafesi içerisinde kalan kısmına ilişkin kira bedellerinin tahsil edilecek kira bedellerinden mahsup edilebileceği ve sözleşmede yüzölçümü ve bedel açısından tadilata gidilebileceğinin belirtildiği, taşınmaza ilişkin çevre düzeni planı değişikliğinin 16/09/2013 tarihinde onaylanması üzerine davacının ÇED raporu için yeniden başvurabileceğinin bildirilmesine rağmen ÇED raporu için yeniden başvuruda bulunulmadığı, bunun üzerine idarece, vadesi geldiği halde ödenmeyen kira bedellerinin ödenmesi gerektiği, aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, yapılan ihtarlara rağmen davacı tarafından sözleşmedeki taahhütlerinin yerine getirilmemesi sebebiyle 2886 sayılı Kanun’un 84/3 maddesi gereğince 6 ay süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına dair işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan dava açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 84. maddesinde, “83’üncü maddede belirtilen fiil veya davranışlarda bulundukları anlaşılanlar, bu fiil ve davranışlar ihale safhasında vaki olmuşsa idarelerce o ihaleye iştirak ettirilmeyecekleri gibi fiil veya davranışlarının özelliğine göre ihaleyi yapan bakanlık veya ilgili bakanlık tarafından, haklarında bir yıla kadar bütün ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilir. Kararı veren idareler, bu kararı, Resmî Gazete’de ilan ettirirler. Bu kararlar ilgililerin müteahhitlik siciline de işlenir. İhalelere katılmaktan yasaklananlar, yasaklı oldukları süre içinde diğer idarelerce yapılacak ihalelere de müteahhit veya müşteri sıfatıyla katılamazlar.
Haklarında bu yolda işlem yapılanların sermayesinin çoğunluğuna sahip bulunduğu tespit edilen tüzel kişilere de aynı müeyyide uygulanır.
Üzerine ihale yapıldığı hâlde usulüne göre sözleşme yapmayan istekliler ile sözleşme yapıldıktan sonra taahhüdünden vazgeçen ve mücbir sebepler dışında taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmeyen müteahhit veya müşteriler hakkında da, ihaleyi yapan bakanlık veya ilgili bakanlık tarafından, bir yıla kadar ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilir ve bu kararlar Resmî Gazete’de ilan ettirildiği gibi ilgililerin müteahhitlik sicillerine işlenir.
83’üncü maddede belirtilen fiil veya davranışlarda bulunanlar hariç olmak üzere, Türkiye genelinde faaliyet gösteren tüzel kişilerden; şube personeli, vekil, mümessil gibi yetkili temsilcilerin şahsi kusurlarından kaynaklanan ve bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen fiil veya davranışları sebebiyle haklarında ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilmesi gerektiği idarece tespit edilenlerden, verilecek bir aylık süre içinde ihale bedelinin üç katı tutarında tazminatı peşin olarak ödeyenler hakkında ihaleden yasaklama kararı verilmez.
İhaleyi yapan idareler, ihalelere katılmaktan yasaklamayı gerektirir bir durumla karşılaştıkları takdirde, gereğinin yapılması için bu durumu ilgili bakanlığa bildirmekle yükümlüdürler.” kuralına yer verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “C. Kiraya verenin borçları” ve “I. Teslim borcu” başlıklı 301. maddesinde, “Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kira sözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamaz.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuattan, üzerine ihale yapıldığı hâlde usulüne göre sözleşme yapmayan istekliler ile sözleşme yapıldıktan sonra taahhüdünden vazgeçen ve mücbir sebepler dışında taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmeyen müteahhit veya müşteriler hakkında, ihaleyi yapan idarelerin, ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilebileceği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ihalenin taşınmaz kiralama ihalesi olduğu, söz konusu taşınmazın ihaleyi yapan idare tarafından 2886 sayılı Kanun kapsamında 24/04/2012 tarihinde “kömür depolama, eleme ve paketleme sahası olarak” kiralandığı, taşınmazın teslim edildiği, davacı şirketin ÇED raporu müracaatında bulunduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 29/03/2013 tarihli yazı ile “kömür depolama, eleme ve paketleme tesisi projesinin marjinal tarım alanında kaldığı” gerekçesiyle ÇED sürecinin durdurulduğu, uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının BOTAŞ boru hatlarının emniyet mesafesi içerisinde kaldığı hususunun ihaleden sonra tespit edildiği, idarenin, kiralama ihalesinden sonraki aşamalarda bu sorunların giderilmesi için çalışmalar yaptığı, fakat kiralama ihalesine konu taşınmazın ihale ve sözleşmenin imzalanması aşamasında kiralama amacına uygun olarak kiracıya teslim edilmediği anlaşılmaktadır.
İdarenin, ihale tarihi itibarıyla bir kısmı BOTAŞ boru hatlarının emniyet mesafesi içerisinde kalan ve marjinal tarım alanında kalması nedeniyle kömür depolama, eleme ve paketleme sahası olarak kullanılamayacak bir alanı bu amaçla kiralama ihalesine çıkarmaması gerekirken ihaleye çıkarması ve tüm sorumluluğu da ihale uhdesinde kalan istekliye yüklemesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.
Bu itibarla, kömür depolama, eleme ve paketleme sahası olarak kullanılamayacak bir alanın ihaleye çıkartılmak suretiyle kiralanması neticesinde davacının yasaklanmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 07/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.