Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6142 E. , 2022/7229 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/6142
Karar No : 2022/7229
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : … adına velayeten velisi … velisi ….
VEKİLLERİ : Av. .
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı …’in Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Kurumları Disiplin Yönetmeliğinin 164/4-i maddesi gereğince örgün eğitim dışına çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı İl Öğrenci Disiplin Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; Uyuşmazlık konusu olayda, … İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 9/A sınıfı öğrencisi … adlı öğrenciyle 05.11.2018 tarihinde okulun Rehber ve Psikolojik Danışman hocası tarafından rehberlik servisinde gerçekleşen görüşmede; 01.11.2018 günü tacize uğradığı olay esnasında sınıfta bulunan ve olaya tanıklık eden …, …, … ve … adlı öğrenci arkadaşlarının yardımlarıyla şahıslardan kurtulduğunu, utandığı için ilk başta olayı anlatmak istemediği şeklinde beyanda bulunduğu, yine okulun Rehberlik ve Psikolojik Danışman hocası tarafından olaya tanık olan …, …,… ve … adlı öğrencilerle 05.11.2018 tarihinde yapılan görüşmede de; her dört tanığın olayı birbirine yakın bir şekilde betimledikleri, olayın gerçekleştiğini, beyan ettikleri, olayın faillerinden … ve … ile yapılan görüşmede de, şahısların kendilerine anlatılan olayı ret etmedikleri, davacının olay nedeniyle üzgün olduğunu ve … özür dilemek istediği şeklinde beyanları olduğunun görüldüğü, ceza hukuku ve disiplin hukuku birbirleriyle yakından bağlantılı olmakla birlikte farklı alanları düzenlediği, ceza hukukunun amacının kamu düzenini korumak ve toplumu savunmak iken öğrencilere ilişkin disiplin kuralları ile tüm öğrenciler için herhangi bir dış etkenin baskısı altında kalmaksızın talip oldukları eğitimi alabilmek ve kamu hizmetinin düzenli çalışmasını sağlamanın amaçlandığı, Anayasa Mahkemesi’nin 07.11.2013 tarih ve Başvuru Numarası:2012/998 sayılı bireysel başvuru
kararında da belirtildiği üzere, ceza muhakemesi ve disiplin soruşturmasının ayrı ayrı yürütüldüğü durumlarda, ceza muhakemesi sonucunda kişinin isnat edilen eylemi işlemediğine dair hükümler dışında, ceza mahkemesi hükmü disiplin makamları açısından doğrudan bağlayıcı olmadığı, bu itibarla, disiplin kurallarına tabi olanlar tarafından işlenen bir fiil, ceza hukuku anlamında suç teşkil etmese dahi, eğitim ve öğrenim özgürlüğünü tehdit ettiği ölçüde disiplin hukukunun müeyyidelerine tabi tutulabilir ve ceza yargısı makamlarının verecekleri kararlar, ancak disiplin hukukunda göz önünde bulundurulacak veri ve bilgiler arasında yer alabileceği, bu durumda; her ne kadar davacı vekili tarafından; ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; dosyadaki bilgi ve belgeler ile tanık ifadelerinin birlikte değerlendirilmesinden,davacının gerçekleştirdiği ileri sürülen eylemin, TCK’da yer alan cinsel istismar suçuna vücut verip vermediği olgusundan bağımsız olarak disiplin hukuku ilkeleri kapsamında değerlendirilmesi neticesinde davacıya isnad olunan fiilin subuta erdiği, tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, üzerlerine atılı suçu kabul etmedikleri, Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 168. maddesine göre, davacının küçük olması, daha önceden ceza alıp almadığı hususlarının değerlendirilerek alt ceza indirimi yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davalı idare tarafından tesis edilen işlemde, Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin168. Maddesinde sayılan nedenlerle iyi hal indiriminin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmadığı, İdare Mahkemesi’nce de davacının eyleminin iyi hal indirimi yönünden değerlendirilmediği, görülmekte ise de; davacının okul arkadaşına yönelik cinsel içerikli eylemlerinin niteliği itibariyle, dava konusu olaya özgü olarak davalı idarece iyi hal indirimi uygulanması gerekmemektedir.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…K :… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan….-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 07/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.