Danıştay Kararı 10. Daire 2018/4001 E. 2022/5764 K. 07.12.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/4001 E.  ,  2022/5764 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4001
Karar No : 2022/5764

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …

DİĞER DAVALI : … Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, üçüncü kişiden satın aldığı … plakalı, … marka aracına ülkeye yasal olmayan yollardan ithal edildiğinden bahisle … Sulh Ceza Hakimliği’nin … D.İş sayılı el koyma kararı gereği el konulduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen 115.000,00 TL maddi ile 15.000,00 TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının, 6670 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Gümrük Kanunu’na eklenen geçici 9. maddeyle getirilen olanaktan yararlandırılarak aracının iadesini talep ettiği ve 09/05/2017 tarihinde, taşıtın ilk iktisabında ödenen özel tüketim vergisinin %25’ine karşılık gelen 17.220,70 TL’yi ödeyerek, 21/06/2017 tarihinde aracını teslim aldığı gerekçesiyle konusu kalmadığından davacının maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, bu tutarı aşan manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi ile maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kısmı yönünden onanmasına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine kısmı yönünden kararın kaldırılmasına, manevi tazminat kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
1- Davacı tarafından, manevi tazminat isteminin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, zor şartlarda aldığı aracına 1 yıldan uzun süre el konulduğu, olay nedeniyle psikolojisinin olumsuz etkilendiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare tarafından, idareleri lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacı lehine vekalet ücreti verilmemesi gerektiği ve uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girdiği ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idarelerden …Bakanlığı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı … Müdürlüğü ile davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, dava dışı ithalatçı firma adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle ithalat işlemleri gerçekleştirilip, trafiğe tescil edilen … plakalı, …marka araç 28/03/2016 tarihli noter satış sözleşmesi ile satın alınmıştır.
… Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, yeni ve kullanılmamış olarak beyan edilmesine karşın Türkiye’ye ithal edilmeden önce yurt dışında trafiğe tescil edildiği, dolayısıyla ithalat rejimine aykırı biçimde ithalatının gerçekleştirildiğinden bahisle, …Sulh Ceza Hakimliği’nin … D.İş sayılı kararı gereğince araca 18/05/2016 tarihinde el konulmuştur. Akabinde Gebze Gümrük Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı kararıyla söz konusu aracın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmiştir.
Aracı 28/03/2016 tarihli noter satış sözleşmesi ile üçüncü kişiden satın alan davacı tarafından araca el konulması nedeniyle uğradığını öne sürdüğü 115.000,00 TL maddi ile 15.000,00 TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Yargılama sürerken de davacı, 6670 sayılı Kanun ile getirilen olanaktan yararlanarak aracının iadesini talep etmiş ve taşıtın ilk iktisabında ödenen özel tüketim vergisinin %25’ine karşılık gelen 17.220,70 TL’yi ödeyerek 21/06/2017 tarihinde aracını teslim almıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, … İdare Mahkemesince davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiş, davalı idarelerce istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davalı idarelerin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi ile maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kısmı yönünden onanmasına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine kısmı yönünden kararın kaldırılmasına, manevi tazminat kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Dava konusu olayda, davacının, Devletin kurumları tarafından tanzim edilmiş olan resmi kayıtlara güvenerek, 28/03/2016 tarihli noter satış sözleşmesi ile üçüncü kişiden satın aldığı araca, yasal olmayan yollardan ithal edildiğinden bahisle, 18/05/2016 tarihinde el konularak, 21/06/2017 tarihinde yeniden davacıya teslim edildiği görülmektedir.
Dolayısıyla davacının, 1 yıldan daha uzun süreyle aracını kullanmaktan mahrum kaldığı ve aracına el konulması nedeniyle çevresine karşı zor duruma düştüğü göz önüne alındığında, yaşanan olay nedeniyle duyduğu üzüntünün karşılığı olarak davacıya manevi tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiş olup; manevi tazminat isteminin yeniden karara bağlanmasını teminen kararın bu kısmının bozulması gerekmektedir.
Öte yandan; Bölge İdare Mahkemesince bozma kararı üzerine yapılacak yargılama sonucunda vekalet ücreti yönünden de yeniden hüküm kurulacağından davalı idarenin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine gerek görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2..Davacının maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne, kısmen reddine dair … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar karşı yapılan davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile davacının manevi tazminat isteminin reddi yolunda verilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/12/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Dava, davacı tarafından, üçüncü kişiden satın aldığı … plakalı, …marka aracına ülkeye yasal olmayan yollardan ithal edildiğinden bahisle … Sulh Ceza Hakimliği’nin … D.İş sayılı el koyma kararı gereği el konulduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen 115.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesince maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiş, davalı idarelerce istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davalı idarelerin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi ile maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kısmı yönünden onanmasına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine kısmı yönünden kararın kaldırılmasına, manevi tazminat kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıztırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik olmayıp, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır.
İptal edilen her işlem nedeniyle ya da maddi tazminat ödenmesini gerektiren her durumda manevi tazminata hükmetmek ise manevi tazminatın getiriliş amacını aşan bir sonuç olacaktır. Zira, maddi tazminat sorumluluğu için, kişilerin uğradığı zarar ile kusurlu yürütülen idari faaliyet arasında illiyet bağı bulunması, hatta kimi durumlarda idari faaliyet kusurlandırılmasa bile kusursuz sorumluluk şartlarının oluşmasıyla sadece öznel zarar ile yürütülen kamu hizmeti arasında sebep-sonuç ilişkisinin kurulması yeterli görülmekte iken manevi tazminat bakımından diğer şartlara ek olarak idarenin kusurunun ağırlığına ve zarar doğurucu olayın oluş şekline de bakılmaktadır. Nitekim çoğu zaman ödenecek maddi tazminat tutarı, bir takım hesaplama araçları kullanılarak bulunurken manevi tazminat hakimin takdirine göre belirlenmekte ve kanun yolu incelemesinde bu takdirdeki isabet hukuka uygunluk kriteri olarak değerlendirilmektedir. Demokratik bir yaklaşımla idari faaliyetin neden veya etkisiyle maddi olarak kişisel bir zarara uğrayan bireylerin bu zararlarının ödenmesi ne kadar gerekli ise; her iptal edilen işlem ya da her maddi tazminata konu olan eylem nedeniyle idarenin ağır kusurunun varlığına veya bireyin ağır bir çöküntü, elem ve üzüntü duyup duymadığına bakılmaksızın manevi tazminata maruz bırakılması o kadar sakıncalıdır.
Bölge İdare Mahkemesince, davacının aracına el konulmasından dolayı manevi tazminat hükmedilmesini gerektiren koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde manevi tazminatın belirtilen amaç ve niteliği esas alındığında olayda manevi tazminat takdir edilmesi için gerekli şartların oluşmadığı anlaşıldığından Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının onanmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile bu kısma yönelik çoğunluk kararına katılmıyoruz.