Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/3479 E. , 2022/6301 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3479
Karar No : 2022/6301
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Tarım ve Orman Bakanlığı emrinde “Tarım Reformu …” olarak görev yapan davacının, bu görevden alınarak Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü emrine “…” olarak atanmasına ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün … günlü, E… sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; davacının, 2010 yılında Tarım Reformu Genel Müdürlüğü bünyesindeki …kadrosuna atandığı, yaklaşık dokuz yıl süreyle bu görevde çalıştıktan sonra, 24/07/2019 günlü, 2019/225 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla görevden alınıp, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince aynı kadro ve derecesine denk olarak … kadrosuna atandığı, davacı açısından genel müdür yardımcılığı görevinin kazanılmış bir hak oluşturmayacağı, davacının maaş ve özlük hakları aynı kalmak kaydıyla atamasının yapıldığı; atama işleminin kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında tesis edildiği veya takdir yetkisinin keyfi olarak kullanıldığına dair somut ve hukuken geçerli bilgi belge de bulunmadığının anlaşılması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararının, davacı vekiline, 13/05/2020 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, Covid-19 nedeniyle hak kayıplarının önlenmesi amacıyla yargılama sürelerinin 7226 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi uyarınca önce 23/03/2020 tarihinden 30/04/2020 tarihine kadar durduğu, sonra bu sürenin 01/05/2020 tarihinden 15/06/2020 tarihine kadar uzatıldığı, davacı vekiline yapılan tebligat, sürelerin durduğu tarihe rast geldiğinden, 30 günlük istinaf kanun yoluna başvuru süresinin, sürelerin tekrar işlemeye başladığı 15/06/2020 tarihinden itibaren hesaplanmasıyla davacı vekili tarafından, en geç 15/07/2020 (Çarşamba) tarihine kadar istinaf başvuru dilekçesi verilmesi gerekirken, bu süreler geçirildikten çok sonra eski hale getirme talepli 22/01/2021 tarihinde UYAP’tan gönderilen ve aynı tarihte İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçeyle istinaf talebinde bulunulduğu; eski hale getirme ile ilgili düzenlemenin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda yer almadığı, bu hususun Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlendiği, diğer yandan, 2577 sayılı Kanun’nda hüküm bulunmayan hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hallerin 2577 sayılı Kanun’un 31. maddesinde belirtildiği ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na gönderme yapılan hususlar arasında, 2577 sayılı Kanun’la düzenlenmiş olan idari yargıda dava açma, istinaf, temyiz süreleri yer almadığından, 2577 sayılı Kanun’da öngörülen 30 günlük istinaf süresinin geçirilmesi nedeniyle, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 95. ve devamı maddelerinde yer alan eski duruma getirme ile ilgili hükümlerin olaya uygulanarak, geçirilmiş olan istinaf başvuru süresinin tekrar canlandırılmasına hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hakimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimsenin, eski hale getirme talebinde bulanabileceği, İdare Mahkemesi kararının kendilerine tebliğ edildiği tarihte Covid-19 pandemisine bağlı olarak sürelerin durduğu ve avukatlık ofisinin taşınma sürecinde olması nedeniyle çeşitli sıkıntılar yaşandığı, bu nedenle kendileri yönünden mücbir sebebin gerçekleştiği ve eski hale getirme taleplerinin kabul edilmesi gerektiği; öte yandan, hakkında herhangi bir adli ve idari soruşturmanın bulunmadığı, genel müdür yardımcılığı görevinden alınmasını gerektirecek nitelikte başarısızlığı veya yetersizliğine yönelik bir iddianın ortaya konulmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmeksizin subjektif nedenlerle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.