Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/4784 E. , 2022/6310 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4784
Karar No : 2022/6310
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA (MÜDAHİL) : … İnş. Taah. Turz. Teks. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : … Belediye Başkanlığı
1- … Köyü Tüzel Kişiliği
2- … Köyü Tüzel Kişiliği
3- … Köyü Tüzel Kişiliği
4- … Köyü Tüzel Kişiliği
5- … Köyü Tüzel Kişiliği
6- … Köyü Tüzel Kişiliği
7- … Köyü Tüzel Kişiliği
DAVACILAR VEKİLİ : Av. …
DAVACI YANINDA (MÜDAHİLLER) : 1- … Derneği
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
8- …
9- …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının iptale ilişkin kısmının gerekçeli onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 10/10/2017 günlü, E:2017/472, K:2017/4019 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, Ankara ili, Çubuk ilçesi, … Mahallesi, … mevkiinde kalker ocağı ve kırma eleme tesisi faaliyetinde bulunan … Yapı İnş. Taah. Tur. Tek. Tic. Ltd. Şti. adına Ankara İl Özel İdaresince verilen … günlü, … sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının ve bu ruhsatın dayanağını oluşturan Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğünün 26/06/2007 günlü “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı temyize konu kararıyla; bilirkişi incelemesi sonucunda, davaya konu alanda kalker ocağı ve kırma eleme tesisi faaliyetinde bulunabilmek için ÇED çalışmasına ihtiyaç duyulduğu anlaşılmakla uyuşmazlığa konu tesis için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararında ve bu karara dayalı olarak verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatında mevzuata ve hukuka uyarlık görülmediği, davacılardan … Köyü Tüzel Kişiliği, … Köyü Tüzel Kişiliği, … Köyü Tüzel Kişiliği, … Köyü Tüzel Kişiliği ve … Köyü Tüzel Kişiliğinin davadan feragat etmesi nedeniyle bu davacılar yönünden işin esası hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacılardan … Köyü Tüzel Kişiliği ile … Köyü Tüzel Kişiliği yönünden dava konusu işlemlerin iptaline, davadan feragat eden diğer davacılar yönünden ise davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Tarafların karşılıklı temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Onuncu ve Ondördüncü Dairesinden oluşan Müşterek Kurulun 10/10/2017 günlü, E:2017/472, K:2017/4019 sayılı kararıyla, işletme ruhsatı alanı 99,78 hektar olan ve Yönetmelik’te belirtilen 25 hektarlık sınırdan büyük bir alanı kapsadığı anlaşılan faaliyet konusunun Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecine tabi olduğu ve “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verilemeyeceği, bu karara istinaden işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesinin de hukuka ve mevzuata uygun olmadığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı belirtilmek suretiyle, mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile Onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANLARIN İDDİALARI :
Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, mahkeme kararının dayanağı olan bilirkişi raporundaki aleyhe hususlara itiraz edildiği, eksik ve hatalı incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak verilen mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, davalı idare tarafından tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
Davalı Ankara Valiliği tarafından, Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından … Yol Yapı firmasına, Maden Kanunu kapsamında 16/02/2005 tarihinde maden işletme ruhsatı verildiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının “Çed Gerekli Değildir” kararına istinaden, kalker ocağı için 19/11/2011 tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlendiği, davalı idare tarafından tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, kaldı ki, 2003 günlü Çed Yönetmeliğinin yürürlükten kalktığı, 2017 günlü düzenleme ile “Ruhsat alanı büyüklüğüne bakılmaksızın” ibaresinin getirildiği, lehe olan kanun hükmünün uygulanması gerektiği, artık ruhsat alanının büyüklüğü önemli olmadığından, 25 hektarın üstünde olan işletmeler için “Çed Gerekli Değildir” raporunun düzenlendiği belirtilerek, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : . …
DÜŞÜNCESİ : Dava dosyasının incelenmesinden, davaya konu alanda Kalker Ocağı ve Kırma Eleme tesisi faaliyetinde bulunabilmek için “Çevresel Etki Değerlendirilmesi” raporunun gerekli olup olmadığının saptanması amacıyla mahallinde yapılan keşif ve inceleme sonucunda düzenlenen 26/03/2013 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu alan için verilen “Çed Gerekli Değildir” kararından sonra 20/09/2007 tarihinde ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından Ankara Valiliğinin bölgede açılan su kuyusu ve bölgede bulunan 2 adet çeşmenin Akkaya mevkiinde açılacak taş ocağından etkilenmesi ile ilgili değerlendirme talebine verdiği cevabi yazıda; taş ocakları ile ilgili kurumlardan görüş alınmadığı, Aşağı Obruk Mahallesinde taş ocağı için izin verilmemesi görüşünün yer aldığı, bu durumun “Çed Gerekli Değildir” kararı verilirken ilgili kurumlardan yeterli düzeyde görüş alınmadığını gösterdiği, ASKİ’nin 08/06/2012 tarihli yazısında, yapılan inceleme neticesinde faaliyete geçen kalker ocağı ve taş kırma tesisinin kuruluşları tarafından 172 m derinlikte açılan su kuyusuna etkisinin olacağı, patlatma çalışmalarının yeraltı suyu statik ve dinamik seviyelerini değiştirebileceği belirtilerek işletmenin faaliyetlerinin uygun görülmediğinin belirtildiği, “Çed Gerekli Değildir” kararının verilmesi aşamasında ASKİ’den görüş alınmamasının Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün bir hatası olduğu, firma tarafından 5-8 Mart 2013 tarihinde yaptırılan mevcut işletme koşullarında titreşim, gürültü ve toz ölçümleri ile ilgili raporların yetersiz olduğu, yapılan ölçümlerin tesise daha yakın yerde bulunan Aşağı Obruk Köyüne 2 km uzaklıktaki Yiğitli Köyünde yapılmasının hatalı olduğu, özellikle titreşim ölçümleri ile ilgili olarak farklı bir projede yapılan ölçüm sonuçlarının verilmekte olmasının firmanın bu tür çalışmaları amacına uygun olarak değil, usulen yapmakta olduğu kanaatini oluşturduğu, sonuç olarak, davaya konu faaliyetin bölgedeki yerüstü ve yeraltı su kaynaklarına olası etkilerinin, patlatma işlemi ve üretim sırasında ortaya çıkacak tozun bölgedeki etkisinin detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiği, bu amaçla, Çed çalışmasına ihtiyaç duyulduğu görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiş olup, mahkemece mezkur bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karar tümüyle hukuka uygun olduğundan, davalı idarelerin karar düzeltme istemlerinin reddi ile mahkeme kararının aynen onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci ve Altıncı Dairesinden oluşan Müşterek Kurulca; Danıştay Onuncu Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının iptale yönelik kısmının gerekçeli onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 10/10/2017 günlü, E:2017/472, K:2017/4019 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Ankara ili, Çubuk ilçesi, … Mahallesi, … mevkiinde kalker ocağı ve kırma eleme tesisi faaliyetinde bulunan … Yapı İnş. Taah. Tur. Tek. Tic. Ltd. Şti. adına Ankara İl Özel İdaresince verilen … günlü, … sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının ve bu ruhsatın dayanağını oluşturan Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğünün 26/06/2007 günlü “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının iptali istemiyle temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde; “Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları, Proje Tanıtım Dosyası: Gerçekleşmesi plânlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı ifade eder.” hükmüne, “Çevresel etki değerlendirilmesi” başlıklı 10. maddesinde; “Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 16/12/2003 günlü, 25318 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinde; “Çevre: Canlıların hayatları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamı, Etki: Bir projenin hazırlık, inşaat ve işletme sırasında ya da işletme sonrasında, çevre unsurlarında doğrudan ya da dolaylı olarak, kısa veya uzun dönemde, geçici ya da kalıcı, olumlu ya da olumsuz yönde ortaya çıkması olası değişiklikleri, Etki alanı: Gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin işletme öncesi, işletme sırası ve işletme sonrasında çevre unsurları olarak olumlu veya olumsuz yönde etkilediği alanı, Proje: Gerçekleştirilmesi planlanan yatırıma ait inşaat çalışmaları, diğer tesisat ya da planların uygulanması veya yer altı kaynaklarının değerlendirilmesi işlemini, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu: EK-I listesinde yer alan veya Bakanlıkça ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir’ kararı verilen bir proje için belirlenen özel formata göre hazırlanacak raporu, Proje Tanıtım Dosyası: Ek-II listesinde yer alan projelere Çevresel Etki Değerlendirmesi uygulanmasının gerekli olup olmadığının belirlenmesi amacıyla hazırlanan dosyayı, Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir Kararı: Ek-II listesindeki projelerin çevresel etkilerinin önemli olduğu ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanması gerektiğini belirten Bakanlık kararını ifade eder.” düzenlemesine, “Çevresel Etki Değerlendirmesine Tabi Projeler” başlıklı 7. maddesinde ise, “Bu Yönetmeliğin; a) EK-I listesinde yer alan projeler ile, b) Ek-II listesinde bulunup ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir’ kararı verilen projeler için Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanması zorunludur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan Yönetmelik’e ekli EK-I Çevresel Etki Değerlendirmesi Uygulanacak Projeler Listesinin 25. maddesinde: Madencilik projeleri, Ruhsat hukuku ve aşamasına bakılmaksızın; a) 25 hektar ve üzeri çalışma alanında (kazı ve döküm alanı toplamı olarak) açık işletme ve cevher hazırlama tesisleri, b) 150 hektarı aşan (kazı ve döküm alanı toplamı olarak) çalışma alanında açık işletme yöntemi ile kömür çıkarma ve cevher hazırlama tesisleri, c) Biyolojik, kimyasal, elektrolitik ya da ısıl işlem yöntemleri uygulanan cevher zenginleştirme tesisleri sayılmış; EK-II Seçme, Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesinin 35. maddesinde Madencilik projeleri: Ruhsat hukuku ve aşamasına bakılmaksızın; a) Madenlerin çıkarılması (Ek-I de yer almayanlar), b) 5.000 m3/yıl ve üzeri kapasiteli blok ve parça mermer, dekoratif amaçlı taşların çıkartılması, işlenmesi ve yıllık 100.000 m² ve üzeri kapasiteli mermer kesme, işleme ve sayalama tesisleri, c) 1.000.000 m3/yıl ve üzerinde metan gazının çıkartılması ve depolanması, d) Karbondioksit ve diğer gazların çıkartıldığı, depolandığı veya işlendiği 10.000 ton/yıl ve üzeri kapasiteli tesisler, e) Taşocakları Nizamnamesi’ne göre bir hammaddenin çıkarılması (Ek-I de yer almayanlar), f) Taş Ocakları Nizamnamesine göre çıkarılan bir hammaddenin her türlü işleme sokulması (25.000 m3/yıl ve üzeri), g) 50.000 ton/yıl ve üzeri tuzun çıkarılması ve/veya her türlü tuz işleme tesisleri, h) Cevher hazırlama veya zenginleştirme tesisleri (Ek-I de yer almayanlar), i) Aynı sahada toplam 3 000 m ve üzerinde sondajla yapılan aramalar” sayılmıştır.
10/08/2005 günlü, 25902 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’in “İşyeri açılması” başlıklı 6. maddesinde; Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz. İşyerlerine bu Yönetmelikte belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır. İşyeri ruhsatları yetkili idarelerin en üst amiri veya görevlendireceği yetkili tarafından bu Yönetmelikte öngörülen sürede imzalanır; ruhsat için ayrıca, meclis veya encümen tarafından bir karar alınmaz. Ruhsat, Örnek 5’te yer alan bilgileri içerecek şekilde düzenlenir…” düzenlemesine, “İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler” başlıklı 23. maddesinde ise; “İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müessese açmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler; işin özelliğine göre bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen kriterlere uygun olarak işyerini düzenledikten sonra bu Yönetmeliğin eki Örnek 2’de yer alan başvuru formunu doldurarak yetkili idareye ibraz eder. Yetkili idareler, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler için yapılacak beyan ve incelemelerde; insan sağlığına zarar verilmemesi, çevre kirliliğine yol açılmaması, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemeleri esas alır. Başvurunun öngörülen kriterlere uygun olarak doldurulduğunun tespiti halinde, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı beş gün içinde düzenlenerek ilgiliye verilir. İlgili, bu belgeye dayanarak işyeri açabilir. Beyana göre tanzim edilen ruhsat müktesep hak doğurmaz…” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden; davalılar yanında davaya katılan şirket tarafından, Ankara ili, Çubuk ilçesi, … Mahallesi, … mevkiinde bulunan İR:… ruhsat numaralı, 99,78 hektarlık alanın 24,4578 hektarlık kısmında kalker ocağı işletilmesi ve bu işletme alanının 15,138 m²’lik kısmında kırma-eleme tesisi ve stok alanı kurulması faaliyeti için Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğünce 26/06/2007 günlü “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verildiği, bu karara dayalı olarak, anılan şirket adına Ankara İl Özel İdaresince sınıfı ikinci sınıf gayrisıhhi müessese olan, “kalker ocağı” faaliyet konulu 19/10/2011 günlü, 82 sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatı verildiği, anılan ruhsatın ve bu ruhsatın dayanağını oluşturan Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğünün 26/06/2007 günlü “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, söz konusu madencilik faaliyetinin 25 hektarın altında 24,4578 hektarlık alana ilişkin olması nedeniyle proje tanıtım dosyası üzerinden inceleme yapılarak “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının verildiği; ancak dosyada yer alan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 16/02/2005 günlü işletme ruhsatında alanının 99,78 hektar olduğu, bu durumda, işletme ruhsatı alanı 99,78 hektar olan ve Yönetmelik’te belirtilen 25 hektarlık sınırdan büyük bir alanı kapsadığı anlaşılan faaliyet konusunun Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecine tabi olduğu ve “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verilemeyeceği, bu karara istinaden işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesinin de hukuka ve mevzuata uygun olmadığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı belirtilmek suretiyle, mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 10. maddesinde, “Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez…” hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasında mevcut 26/03/2013 günlü bilirkişi raporunda; ASKİ Genel Müdürlüğü’nün 20/09/2007 günlü yazısında su azalması nedeniyle … Mahallesi civarında su kuyusu açılması planlandığından taş ocağı için izin verilmemesi gerektiğinin bildirildiği, yine anılan kurumun 08/06/2012 günlü yazısında, yapılan inceleme neticesinde faaliyete geçen kalker ocağı ve taş kırma tesisinin kuruluşları tarafından 172 m derinlikte açılan su kuyusuna etkisinin olacağı, patlatma çalışmalarının yeraltı suyu statik ve dinamik seviyelerini değiştirebileceği belirtilerek işletmenin faaliyetlerinin uygun görülmediği yönündeki görüşleri ile; firma tarafından 5-8 Mart 2013 tarihinde yaptırılan mevcut işletme koşullarında titreşim, gürültü ve toz ölçümleri ile ilgili raporların yetersiz olduğu, yapılan ölçümlerin tesise daha yakın yerde bulunan … Köyü yerine 2 km uzaklıktaki … Köyünde yapılmasının hatalı olduğu, özellikle titreşim ölçümleri ile ilgili olarak farklı bir projede yapılan ölçüm sonuçlarının verilmekte olmasının firmanın bu tür çalışmaları amacına uygun olarak değil, usulen yapmakta olduğu belirtilmek suretiyle, davaya konu faaliyetin bölgedeki yerüstü ve yeraltı su kaynaklarına olası etkilerinin, patlatma işlemi ve üretim sırasında ortaya çıkacak tozun bölgedeki etkisinin detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiği, bu amaçla, Çed çalışmasına ihtiyaç duyulduğu görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, kalker ocağı ve taş kırma faaliyetlerinin 172 m derinlikte açılan su kuyusuna olası etkilerinin belirlenmesine yönelik bir inceleme yapılmadığı gibi, mevcut işletme koşullarında titreşim, gürültü ve toz ölçümlerinin tesise daha yakın yerde bulunan Aşağı Obruk Köyünde yapılması gerektiği belirtildiği halde, bu bölgede de herhangi bir ölçüm yapılmadığı görülmektedir.
Bu itibarla, bilirkişi raporunda belirtilen hususlar nazara alınmak suretiyle, yeniden Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlanması ve bunun sonucuna göre Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Buna göre, mahkemece mezkur bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davaya konu faaliyetin bölgedeki yerüstü ve yeraltı su kaynaklarına olası etkilerinin, patlatma işlemi ve üretim sırasında ortaya çıkacak tozun bölgedeki etkisinin detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiği, bu amaçla, Çed çalışmasına ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, yukarıda belirtildiği üzere, bilirkişi raporunda belirtilen hususlara ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlaması ve sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerektiği anlaşıldığından, İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARELERİN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE;
2. … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı sayılı kararın YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz ve karar düzeltme giderlerinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Mahkeme kararına esas bilirkişi raporunda sonuç olarak, “davaya konu faaliyetin bölgedeki yer üstü ve yer altı su kaynaklarına olası etkilerinin patlatma işlemi ve üretim sırasında ortaya çıkacak tozun bölgedeki etkisinin detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiği bu amaçla, ÇED çalışmasına ihtiyaç duyulduğu” görüş ve kanaatine varılması üzerine belirtilen rapor sonucuna dayalı olarak iptal kararı verildiği, bilirkişiler tarafından tespit edilen eksikliklerin ancak düzenlenecek ÇED raporu ile giderilebileceğinin açıkça belirtilmesi nedeniyle, bilirkişi raporunda belirtilen hususlar nazara alınarak yeniden Proje Tanıtım Dosyasının hazırlanmasının yeterli olmayacağı, zira, Proje Tanıtım Dosyasında yapılacak çalışmaların bu konuda düzenlenecek ÇED raporuna nazaran tespit edilen eksikliklerin giderilmesinde ihtiyacı karşılamayacağı açıktır.
Belirtilen nedenlerle, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkeme kararının gerekçe değiştirilerek onanmasına ilişkin müşterek heyetçe verilen Danıştay Onuncu Dairesinin 10/10/2017 günlü, E:2017/472, K:2017/4019 sayılı kararının kaldırılarak, İdare Mahkemesince verilen kararın aynen onanması gerektiği oyu ile karar düzeltme isteminin kabulü yönündeki çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.