Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/10494 E. , 2022/10757 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/10494
Karar No : 2022/10757
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI ) … Danışmanlık Mühendislik Turizm Enerji Üretim İnşaat Güvenlik Sistemleri İthalat İhracat İletişim Emlak Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av…
2- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF : 1- … Belediye Başkanlığı – …
2- … Danışmanlık Mühendislik Turizm Enerji Üretim İnşaat Güvenlik Sistemleri İthalat İhracat İletişim Emlak Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN ÖZETİ : … ili, … ilçesi, … Mahallesinde, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda davacı tarafından ruhsatsız olarak yapılan imalatın 10/07/2019 tarihli yapı tatil zaptı ile tespiti üzerine, davacıya 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42/2. maddesi uyarınca 1.782.855,28-TL para cezası verilmesi ile aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca yapının aykırılığın tespit edildiği 10/07/2019 tarihinden itibaren 1 aylık sürede kaldırılmasına dair Milas Belediye Encümeninin… tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan dava konusu işlemin para cezası verilmesine ilişkin kısmının “yapı sınıfı ve grubunun idarece yanlış tespit edildiği, bu tespit farklılığının temel cezayı etkileyen nitelikte olduğu gerekçesiyle” iptali ile ruhsatsız yapının 1 aylık süre içerisinde kaldırılmasına yönelik kısmı yönünden ise davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ :
1-Davacı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
2-Davalı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen
dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) :
3194 sayılı Kanunun 42/2. maddesinin (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında temel kriterler olarak öngörülen yapı inşaat alanı ile yapı sınıfı ve grubunun, bilirkişi incelemesi yoluyla görülen dosyalarda, bilirkişi tarafından, idarece hesaplanan temel para cezası tutarını aşmamak koşuluyla, teknik ve bilimsel inceleme ve değerlendirmeler sonucu bulunacak temel para cezasının, bazı yönlerden söz konusu kriterlere aykırı hesaplandığının tespit edilmesi halinde, tespit edilen temel para cezası ile para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen (idarenin uyguladığı ve Mahkemesince de hukuka uygun bulunan) arttırımların uygulanarak belirlenen toplam para cezası miktarına göre karar verilebileceği, idarece bulunan miktarın altında tespit edilen para cezasının hükme esas alınabileceği, bir başka ifade ile, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişi tarafından, aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yapılan tespitler uyarınca hesaplanan miktar esas alınarak dava konusu para cezasının kısmen iptaline kısmen de reddine karar verilmesinin idari yargı denetimi yetkisinin aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilmesi sonucunu doğurmayacağı, bilirkişi incelemesinin, yapılan yargılamanın bir gereği/sonucu olup usul hükümlerine tabi olduğu gibi bilirkişi tarafından re’sen ve kendi takdirine bağlı bir hesaplama yapılmadığı, mahkemesince belirlenen hususlarda hukuka uygunluk yönünden ve dava konusu işlemle sınırlı olarak maddi ve teknik yönlerden bir inceleme ve değerlendirme olduğu dikkate alındığında, işlemin bir kısmında hukuka aykırılık bulunmasının hukuka uygun olan diğer kısımları da hukuka aykırı hale getirmeyeceği, bu nedenle, İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği görüşüyle kararın onanması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.