Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3421 E. , 2022/4664 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3421
Karar No:2022/4664
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- (DAVACI) … İnşaat Turizm Mühendislik Emlak ve
Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından 21/01/2015 tarihinde gerçekleştirilen “Eskişehir Mihalıçcık Güreş Göleti” yapımı ihalesi üzerinde bırakılan iş ortaklığının pilot ortağı olan davacı şirketin mücbir sebepler dışında ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle iki yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 24/08/2017 tarih ve 30164 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve yargı kararıyla iptal edilen işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 10.000,00-TL maddi ve 500.000,00-TL manevi tazminatın işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının maddi tazminat istemi yönünden, tazmini istenen maddi zararın gerçek ve doğrudan zarar kapsamında doğmuş olması gerektiği, gerçekleşme olasılığı bulunan varsayıma dayalı zararların tazmin edilme imkânı bulunmadığı, davacının yasaklama kararının hukuka aykırı olduğu Mahkeme kararıyla ortaya konulmuşsa da yasaklı olduğu dönem içerisinde ihalelere katılacağı ve katılması hâlinde herhangi bir ihale kapsamında maddi gelir elde edeceği hususlarının ihtimale dayalı ve varsayımsal nitelikte olduğu; davacının manevi tazminat istemi yönünden, davacı şirketin ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin işlemin iptali yolundaki yargı kararının kesinleştiği, hukuka aykırılığı saptanan yasaklama kararı nedeniyle davacı şirketin ticarî itibarının zedelendiği ve ticarî güvenirliğinin azaldığı, bu itibarla, davacı şirketin uğradığı manevi zararın giderilmesi amacıyla, olayın niteliği ve yasaklama kararının dayanağı dikkate alınarak takdiren 20.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminatın ise 20.000,00-TL’lik kısmının kabulüne ve anılan miktarın davacı şirketin kamu ihalelerine katılmakta yasaklanması yönündeki işlemin iptali istemiyle dava açıldığı tarih olan 23/10/2017 tarihinden itibaren işletilecek olan yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davacı ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararın gerekçesiz olduğu, maddi tazminat isteminin reddedilmesinin yerinde olmadığı, yasaklama kararı nedeniyle ihalelere katılamayacağının açık olduğu, zararın ihtimale dayalı olduğundan söz etmenin mümkün olmadığı, manevi tazminat istemi yönünden ise kabulüne karar verilen miktarın çok az olduğu, haksız ve hukuka aykırı şekilde verilen yasaklama kararı nedeniyle ticarî itibarının zedelendiği; davalı idare tarafından, davacı şirketin içinde yer aldığı iş ortaklığının kendi kusuruyla sözleşmenin feshedilmesine sebebiyet verdiği, ihale konusu işin süresinde yerine getirilmemesi üzerine yapılan uyarılara rağmen eksikliklerin giderilmediği ve iş programının gerisinde kalındığı, yasaklama işleminin hukuka uygun olduğu, bu itibarla kararın kabule ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, temyize konu kararın davanın reddine ilişkin kısmının onanması gerektiği belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı ve davalının temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 07/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.