Danıştay Kararı 6. Daire 2018/3216 E. 2022/10696 K. 06.12.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2018/3216 E.  ,  2022/10696 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/3216
Karar No : 2022/10696

TEMYİZ EDENLER : I-(DAVACI) … Eğitim San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
II-(DAVALI) … Belediye Başkanlığı

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … İnş. Petrol Tekstil Gıda Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesİ … İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın taraflarca usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait Uşak İli, Karahallı İlçesi, … Mahalle, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan akaryakıt ve LPG istasyonu ile aynı yolun aynı yönünde yer alan … ada, … parsel sayılı taşınmazın “akaryakıt ve LPG istasyonu” olarak planlanmasına ilişkin Karahallı Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklikleri ile bu plan değişikliklerine istinaden taşınmaza verilen yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi, iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, Anayasanın 138. maddesinin 4. fıkrası ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin 1. fıkrasının açık hükümlerine göre yargı kararlarının yasada belirtilen sürede yerine getirilmesi gerektiğinin açık olduğu, uyuşmazlık konusu taşınmazın “akaryakıt ve LPG istasyonu olarak planlanmasına ilişkin önceki uygulama imar planı değişikliklerinin iptali yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararı, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ve … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında davacı şirkete ait akaryakıt istasyonu ile uyuşmazlık konusu taşınmaz arasında 1 km’den az mesafe bulunduğu gerekçesine dayanılmış olmasına karşın dava konusu imar planı değişikliklerinde söz konusu mahkeme kararlarının göz önüne alınmadığı, bu nedenle taşınmazın “akaryakıt ve LPG istasyonu” olarak planlanmasına ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklikleri ile bu plan değişikliklerine istinaden taşınmaza verilen “akaryakıt LPG istasyonu” amaçlı yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptallerine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; davalı idarece verilen savunma dilekçesinde Karahallı Belediyesi sınırları içerisinde 1/5000 ölçekli nazım imar planının bulunmadığının belirtildiği, hukuk aleminde var olmayan bir idari işlemin idari yargı yerince iptaline karar verilmesi olanağının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının nazım imar planı değişikliğine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın bu kısmının incelenmeksizin reddine, dava kısmen ret kısmen iptal ile sonuçlandığından davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, istinaf başvurusunun sair hususlara ilişkin kısmının ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davacı tarafından; dava konusu belediye meclisi kararında, onaylanan plan değişikliğinin türü ve ölçeğine dair herhangi bir ibareye yer verilmediği, bu belirsizliğin ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı bulunmayan bir alanda 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasının başlı başına bir hukuka aykırılık ve ayrı bir iptal gerekçesi olduğu, dolayısıyla bu hususların ayrıca iptal gerekçesi yapılarak davanın tümünün kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı, davanın kısmen reddi yolundaki karar isabetli görülse bile davacı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, zira davalı idarece belirsiz kararlar tesis edilmek suretiyle davanın bu şekilde açılmasına sebebiyet verildiği, davalı idare görülen davada kendisini bir vekille temsil ettirmediğinden davanın kısmen reddi nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin bu yönden de hukuka aykırı olduğu, davada taraf sıfatı taşımaması nedeniyle müdahil tarafından yapılan yargılama giderlerinin kısmen davacıya yüklenmesinin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; İdare Mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verildiği, davacının işbu davaya konu işlemler ile menfaat bağının bulunmadığı ve dava açma süresinin geçtiği, davacıya ait istasyon ile uyuşmazlık konusu taşınmazın aynı yoldan cephe almadıkları, dolayısıyla asgari mesafe kısıtlamasına da tabi olmadıkları, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin gerek önceki mahkeme kararları gerekse de şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi, iş yeri açma ve çalışma ruhsatının ise dayanak uygulama imar planına uygun olarak tesis edildikleri ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı tarafından; bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının davalı idarece temyiz edilen kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından; savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Bakılan davada, davalı idare kendisine vekille temsil ettirmediğinden temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesi ve İkinci Dairesi Müşterek Heyetince 2575 sayılı Danıştay Kanununun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Karahallı Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla davacıya ait Uşak İli, Karahallı İlçesi, … Mahalle, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan akaryakıt ve LPG istasyonu ile aynı yolun aynı yönünde yer alan … ada, … parsel sayılı taşınmazın “akaryakıt ve LPG istasyonu” olarak planlanmasına ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklikleri onaylanmış, bu plan değişikliklerine istinaden anılan taşınmaza yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilmiş, bu işlemlerin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesiyle atıfta bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında gösterilmiş, 326. maddesinde, Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemece, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının işin esasına dair kısmı yönünden yapılan inceleme:
Temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının işin esasına ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Temyize konu kararın davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:
Dosyanın incelenmesinden; davalı idarenin bakılan davayı vekille takip etmediği, gerek tekemmül aşamasında gerekse kanun yolu başvuruları sırasında verilen dilekçelerin bizzat belediye başkanı tarafından imzalandığı, bu nedenle idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararlarında da davalı idarenin sadece asaleten yazılı olduğu herhangi bir vekil isminin yer almadığı görülmüştür
Bu durumda, bölge idare mahkemesi idari dava dairesince davasını vekille takip etmeyen davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmediğinden temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine” ibaresinin karardan çıkartılması ve kararın bu şekilde düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunmayan temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın hüküm fıkrasından “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine” ibaresi çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, işin esası yönünden oybirliğiyle, vekalet ücreti yönünden oyçokluğuyla 06/12/2022 tarihinde kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY(X): Taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilip edilmemesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, “yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık” kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren bir “hukuka aykırılık” teşkil ettiğinden, temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının, bu hususta yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.