Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3816 E. 2022/4613 K. 06.12.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3816 E.  ,  2022/4613 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3816
Karar No:2022/4613

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti Bala Belediyesi’ne ait 62 adet taşınmazın 22/01/2021 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile satışa sunulması üzerine, … mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı en yüksek teklifi vererek almaya hak kazanan davacı tarafından, söz konusu taşınmazın muhammen bedelinin belirlenmesinde tüm kriterlerin birlikte değerlendirilmediği ve belirlenen değerin gerçek değeri yansıtmadığı tespit edilerek ihalenin ita amiri tarafından iptal edildiğine yönelik kararın bildirimine ilişkin Bala Belediyesi Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işlemi ile … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; ihale ile ilgili olarak, üçüncü şahıs tarafından zilyetlik hususu ile ilgili olarak çeşitli itirazların yapıldığı, itirazların komisyon tarafından değerlendirilmesi sonucunda taşınmazın muhammen değerinin hatalı olduğu sonucuna varıldığı, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 31. maddesine göre, ihale komisyonları tarafından alınan ihale kararlarının ita amirlerince karar tarihinden itibaren en geç 15 işgünü içinde onaylanacağı veya iptal edileceği; ita amirince kararın iptal edilmesi durumunda ihalenin hükümsüz sayılacağı hükmü de göz önünde bulundurulduğunda, muhammen değer konusunda hata bulunduğu gerekçesiyle davalı idare tarafından tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, satışa konu taşınmazın değerinin yanlış ya da eksik belirlenmesinin söz konusu olmadığı, aynı gün ihalesi yapılan 62 adet taşınmazın muhammen bedellerinin birbirine çok yakın olduğu, idarenin gerekçesinin tamamen kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğu, kendisi tarafından verilen teklifin muhammen bedelin yüzde yetmiş üzerinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Mülkiyeti Bala Belediyesi’ne ait 62 adet taşınmazın 22/01/2021 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile ihalesi gerçekleştirilmiştir.
Sofular mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin ihaleye davacı ile birlikte toplam üç kişi katılmıştır.
Muhammen bedeli 15.025,00-TL olan satış ihalesinde, dava dışı … tarafından 15.100,00-TL, dava dışı …. tarafından 19.000-00-TL ve davacı tarafından da 25.250,00-TL teklif verilmiştir.
Söz konusu satış ihalesi gerçekleştikten sonra, ihaleye katılan dava dışı … tarafından 27/01/2021 tarihinde davalı idareye verilen dilekçede, bu parselde zilyetliğinin bulunduğu ve köy tüzel kişiliği zamanında buranın satışı için para yatırıldığı belirtilmiştir.
… tarih ve … sayılı encümen kararı ile uyuşmazlık konusu taşınmazın ihalesinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, ancak ita amiri tarafından 01/03/2021 tarihinde ihale iptal edilmiştir.
İhalenin iptaline ilişkin işlemde el yazısı ile “3. Şahıs tarafından taşınmazda uzun süreli zilyetliğinin bulunduğu konusunda iddiada bulunulduğundan, zilyetlik hususunun araştırılması gerekçesiyle ihalenin iptaline karar verilmiştir.” yazıldığı görülmektedir.
İhalenin ita amiri tarafından iptal edildiğine yönelik kararın bildirimine ilişkin Bala Belediyesi Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işlemi ile … tarih ve … sayılı işleminde ise, taşınmazın satışına ilişkin itirazlarda bulunulduğu, söz konusu taşınmazın muhammen bedelinin belirlenmesinde tüm kriterlerin birlikte değerlendirilmediği ve belirlenen değerin gerçek değeri yansıtmadığının tespit edildiği belirtilerek, taşınmaza ilişkin muhammen bedel tespitinin tekrar yapılması gerektiği gerekçesiyle ihalenin iptal edildiği davacıya ve dava dışı …’ya bildirilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, ”Bu Kanun’un yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması esastır.”; 31. maddesinde, “İhale komisyonları tarafından alınan ihale kararları, ita amirlerince karar tarihinden itibaren en geç 15 iş günü içinde onaylanır veya iptal edilir. İta amirince karar iptal edilirse ihale hükümsüz sayılır.” kuralları yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2886 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile, itâ âmirlerine 15 gün içinde ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetki, ihale işlemlerinin sadece mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp, aynı zamanda ihale konusu işin özelliklerini, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçlarını ve ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığını en iyi bilebilecek durumda bulunması nedeniyle itâ âmirinin yerindelik denetimi yaparak idarenin menfaatini koruması amacıyla düzenlenmiştir. Nitekim, ihaleye katılanlar arasında yapılan anlaşmalar veya bazı katılımcıların ihaleden çekilmeye zorlanmaları veya belli paylar karşılığında piyasa şartlarına uygun olmayan teklifler vermeye ikna edilmeleri yoluyla kamu kaynaklarının haksız biçimde özel kişi veya kuruluşlara aktarılması şeklinde gelişen olaylara ülkemizde rastlandığı bilinen bir husustur. Bütün bu gerçekleri göz önünde tutan kanun koyucu, son kez genel bir değerlendirme yaparak idare menfaatini kollamak üzere itâ âmirine sözü edilen yetkiyi tanımıştır.
İdare, 2886 sayılı Kanun’da yer alan ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması ilkelerine göre ihaleyi gerçekleştirmek zorundadır. Bu kapsamda, yeterli rekabetin sağlanamaması hâlinde ihalenin ana amacının gerçekleşemeyeceği ve dolayısıyla ihaleden beklenen faydanın sağlanamayacağı açıktır. Bir kamu malının satışından mümkün olduğunca en yüksek gelir elde edilmesi kamunun yararına olacağından, taşınmazın daha yüksek bir fiyatla satılabileceğinin anlaşılması hâlinde, itâ âmirince ihalenin iptal edilmesi yolunda takdir yetkisi kullanılarak ihalenin iptaline karar verilebilecek ise de bu yetkinin belirtilen amaca uygun olarak kullanılması gerektiği ve başka amaçlarla keyfî olarak kullanılamayacağı konusunda tereddüt bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 22/01/2021 tarihinde gerçekleşen ihalede uyuşmazlık konusu taşınmaz için muhammen bedel 15.025,00-TL olarak belirlenmiş, ihaleye davacıyla birlikte toplam üç kişi iştirak etmiş, dava dışı isteklilerden. … 15.100,00-TL, …. 19.000,00-TL teklifte bulunmuş, davacı ise 25.250,00-TL’lik teklif sunmuş ve encümen kararı ile ihalenin davacının uhdesinde bırakılmasına karar verilmiş, ancak ita amiri tarafından 01/03/2021 tarihinde ihale iptal edilmiştir.
İhalenin iptaline ilişkin işlemde el yazısı ile “3. Şahıs tarafından taşınmazda uzun süreli zilyedliğinin bulunduğu konusunda iddiada bulunulduğundan, zilyedlik hususunun araştırılması gerekçesiyle ihalenin iptaline karar verilmiştir.” yazıldığı görülmüştür.
İhaleye konu taşınmaz üzerine fuzûlen işgâl olması durumunda, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca idarelerin ecrimisil alması gerekmekle beraber fuzûlî şâgilin taşınmazdan tahliye edilmesini sağlamak için mülkî âmire başvuru yapılarak tahliyenin sağlanabileceği, aynı zamanda taşınmaz üzerinde fuzûlî şâgil olmasının idarenin mülkiyetinde bulunan taşınmazın kullanımını sınırlandıran bir durum olmadığı gibi üçüncü bir kişinin fuzûlî şâgil konumunda olmasının işgalciye bir hak da sağlamayacağı, ayrıca her ne kadar davacıya ve dava dışı …’ya bildirilen işlemlerle söz konusu taşınmazın muhammen bedelinin hatalı belirlendiği belirtilmişse de, buna ilişkin olarak somut bir değerlendirme de yapılmadığı göz önünde bulundurulduğunda, uyuşmazlık konusu ihalenin iptal edildiğine yönelik kararın bildirimine ilişkin işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. DAVA KONUSU İŞLEMLERİN İPTALİNE,
4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ilk derece ve temyiz yargılama giderleri toplamı …-TL ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 06/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.