Danıştay Kararı 7. Daire 2019/5726 E. 2022/4917 K. 06.12.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/5726 E.  ,  2022/4917 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5726
Karar No : 2022/4917

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Dış Ticaret Anonim Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin EUR.1 dolaşım belgesi üzerinde yer alan imza ve mühürün gerçek olmadığı, Mısır yetkili makamlarınca düzenlenmediğinden tercihli tarife uygulanmasından yararlanılamayacağından bahisle yapılan gümrük, ilave gümrük, dampinge karşı vergi ile katma değer vergisi tahakkukları ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezası kararına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, Mısır yetkili makamlarınca 11/09/2017 tarihli yazı ile EUR.1 dolaşım belgesinin kendilerince düzenlenmediği ve üzerinde yer alan imza ve mührün doğru olmadığının bildirilmesi üzerine ek tahakkuk ve para cezası kararı alınmış ise de; davalı idare tarafından belgenin Mısır yetkili makamlarınca düzenlenmediğine dair herhangi bir araştırma yapılmadığı, davacı şirketin gerekli özeni gösterip göstermediği ve herhangi bir ihmal veya kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığı ve davacı nezdinde bir inceleme yapılmaksızın yalnızca Mısır yetkili makamlarınca belgenin doğru olmadığının belirtilmesi üzerine tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Olayla ilgili … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında şirket yetkilileri hakkında yargılamanın devam ettiği, eşyaya ilişkin EUR.1 dolaşım belgesi üzerinde yer alan imza ve mührün gerçek olmadığı, Mısır yetkili makamlarınca düzenlenmediği bu durumda sahte menşe belgesi nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Gümrük Kanunu’nun 198. maddesinin 4. fıkrasının olayda uygulanma imkanı bulunmadığından, tercihli tarife uygulamasından sahte belge ibraz edilmesi suretiyle yararlanılması sonucu alınmayan vergilerin tahsil edilmesi icap ettiğinden, mahkemece işin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiğinden aksi yoldaki temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin EUR.1 dolaşım belgesi üzerinde yer alan imza ve mühürün gerçek olmadığı, Mısır yetkili makamlarınca düzenlenmediğinden tercihli tarife uygulanmasından yararlanılamayacağından bahisle yapılan gümrük, ilave gümrük, dampinge karşı vergi ile katma değer vergisi tahakkukları ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezası kararına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 181. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün, ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı belirtilmiş; 195. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, geçici bir anti-damping vergisi veya fark giderici vergi uygulandığı, (b) bendinde, kanunen alınması gereken vergi tutarının, bir bağlayıcı tarife ve menşe bilgisine istinaden belirlenen tutarlardan yüksek olduğu, (c) bendinde, vergi tutarının Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen seviyenin altında kaldığı hallerde, hesaplanan vergilerin Gümrük Vergileri Tahakkukunu İzleme Defterine kaydedilip özel durumunun defterde belirtileceği öngörülmüş; 198. maddesinin 5911 sayılı Kanun’la eklenen 4. fıkrasında ise, 195. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere; eşyanın tercihli tarifesinin karşı ülke idareleri ile idari işbirliği çerçevesinde oluşturulduğu durumlarda, dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığı tespit edildiğinde, yükümlü, gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özeni gösterdiğini ispat edebildiği takdirde, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin sonradan istenmeyeceği hükme bağlanmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, 15. maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark %5’i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezası alınacağı düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4458 sayılı Kanun’un 198. maddesinin yukarıda yer alan 4. fıkrası ile menşe ispat belgelerini yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin belgeyi yanlışlıkla onayladığını kabul etmiş olması durumunda tüm özeni gösterdiğini ispat edebilen yükümlünün sorumluluktan kurtulması mümkün kılınmıştır.
Kanun koyucu, bunun gerçekleşebilmesini, dolaşım belgelerini yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin, belgeyi yanlışlıkla onayladığını açık veya örtülü bir şekilde kabul etmiş olması, bir başka ifadeyle, belgelerin yanlış olarak onaylanmasına ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilerin neden olmadığını, belgenin yanlışlıkla onaylanmasının kendi kusurundan kaynaklandığını açık veya örtülü bir şekilde beyan etmiş olması şartına bağlamıştır. Ayrıca, ihracatçı ülke gümrük idaresinin yanlış onaylamanın kendi kusurundan kaynaklandığını açık veya örtülü bir şekilde beyan etmiş olmasını yeterli görmeyerek, tüm özeni gösterdiğine ilişkin ispat yükünü de yükümlüye yüklemiştir. Dolayısıyla, Türkiye ile idari iş birliği anlaşması bulunan bir ülkeden tercihli tarife kapsamında ithal edilen eşyaya ait dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığının tespit edilmesi durumunda, yükümlünün, herhangi bir ihmalinin bulunmadığını ve gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özeni gösterdiğini ispat edebilmesi şartıyla, tercihli tarife uygulanması nedeniyle alınmayan veya tahakkuk ettirilmeyen vergiler sonradan istenemez.
Olayda ise, söz konusu durumdan farklı olarak davacının; Mısır yetkili makamlarınca düzenlenmediği belirtilen EUR.1 dolaşım belgesi nedeniyle tercihli tarifeden yararlandırılmadığı anlaşılmaktadır. Davacı adına tescilli beyanname ile ithal edilen eşyanın fiziki kontrolü sırasında “beyanname muhteviyatı eşyanın Mısır menşeli beyan edilmesine rağmen, Mısır menşeine ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmadığı, eşyaların basit bir düzenekle naylon rulo ile sarıldığı ve ruloların sadece bir tanesinde “tıanlong china” yazılı etiket bulunması sebebiyle menşei konusunda tereddüt hasıl olması üzerine beyanname ekinde ibraz edilen EUR.1 dolaşım belgesinin sonradan kontrolünün istenildiği, Mısır Gümrük İdaresince 17/09/2017 tarihli yazı ile belge üzerinde yer alan mühür ve imzanın doğru olmadığı ve Mısır yetkili makamlarınca düzenlenmediğinin bildirilmesi üzerine ek tahakkuk ve para cezası kararlarının alındığı saptanmıştır. Dolayısıyla, davada, dolaşım belgesinin sahte olarak düzenlenmesi durumu söz konusu olduğundan, karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylanması durumunda değerlendirilebilecek nitelikteki hükmün işbu uyuşmazlıkta uygulanma koşulları bulunmamaktadır.
Buna göre, tercihli tarife uygulamasından sahte belge ibraz edilmesi suretiyle yararlanılması sonucu alınmayan vergilerin tahsil edilmesi icap ettiğinden, davacı adına tesis edilen işlemin gümrük, ilave gümrük ve anılan vergilerin matraha ilavesi suretiyle doğan katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden hesaplanan para cezalarına ilişkin kısmı yönünden işin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, aksi yoldaki temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan; dava konusu işlemin dampinge karşı vergi ve bu verginin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine ilişkin kısmı yönünden;
4458 sayılı Kanun’un 198. maddesine 5911 sayılı Kanun’la eklenen 4. fıkrada yer alan, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin madde metninde belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde sonradan istenilemeyeceği yolundaki düzenleme iyiniyetli yükümlülerin korunması amacıyla getirilmiştir. Dampinge karşı vergi ise, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yapılan soruşturma sonucunda dampingli ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, damping marjı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda alınmakta olan bir ticaret politikası önlemi olup, uyuşmazlık konusu beyannamenin tescil tarihinde tercihli tarife nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen bir vergi niteliği taşımamaktadır. Bu nedenle, anılan fıkrada öngörülen koşullar yönüyle değerlendirme imkanı bulunmayan, söz konusu vergiye tabi olduğu belirtilen eşyanın iddia edildiği gibi Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olup olmadığının belirlenmesi suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
İşlemin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca dampinge karşı vergi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmına gelince;
Yukarıda yer alan hükümlere göre, yalnızca 4458 sayılı Kanun’un usul ve şekle müteallik hükümlerinin uygulanması bakımından, anılan Kanun’da tanımlanan “ithalat vergileri” niteliğinde değerlendirilmesi gereken dampinge karşı vergi nedeniyle özel kanun olan 3577 sayılı Kanun kapsamında anılan vergi tutarı üzerinden ceza kararı alınmasına olanak bulunup bulunmadığının da yeniden verilecek kararda ayrıca gözetileceği tabiidir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 06/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.