Danıştay Kararı 10. Daire 2018/2968 E. 2022/5732 K. 06.12.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/2968 E.  ,  2022/5732 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/2968
Karar No : 2022/5732

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından … plakalı aracın, satın alınması sonrasında, sahte belge kullanılmak suretiyle ülkeye sokulduğu ve gümrük kaçağı olduğundan bahisle tescil kaydına tedbir şerhi konulduğu, tedbir şerhinden ötürü aracın gerektiği şekilde kullanılamadığı, zararın meydana gelmesinde davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu, aracı noterden satın aldığı, iyiniyetli 3. kişi olduğu, ithalata izin veren Gümrük Müdürlüğü’nün doğrudan ve ağır hizmet kusuru nedeniyle zarara uğradığı, aracın ithalatına izin veren gümrük idaresinin oluşan zararından sorumlu olduğu ve bu sebeple araç bedeli olarak ödemiş olduğu 78.000 Euro maddi zararın ödenmesi istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun … tarih ve … sayılı işlemle reddedildiği belirtilerek, anılan işlemin iptali ile ödemiş olduğu 78.000 Euro araç bedelinin satın alma tarihi olan 09/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla; olayda, davacıya ait … plakalı aracın, trafik tescil kaydına tedbir şerhi konularak halen davacının mülkiyeti ve fiili kullanımında olduğu, bir başka deyişle davacının araç üzerindeki mülkiyet hakkının son bulmadığı, davacının bu aşamada, idari eylem veya işlem nedeniyle zarara uğradığının kabulünün mümkün bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; olayda, aracın trafik kaydı üzerine şerh konulması kararının davacıya 09/05/2014 tarihinde tebliğ edildiği ve sonuçta davacının aracın kendisine teslim edildiği 21/04/2014 tarihinde trafik kaydına şerh koyma işlemini öğrendiği açık olduğu, bu tarihten itibaren 60 gün içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca idareye başvuru yapması veya bu süre içinde tam yargı davası açması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 28/12/2015 tarihinde idareye yaptığı başvurunun reddi üzerine 06/05/2015 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken davanın esasının incelenmek suretiyle reddinde usul kurallarına uyarlık bulunmadığı, sonucu itibariyle hukuka uygun bulunan ret kararının süre aşımı gerekçesiyle onanarak istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI:
1- Davacı tarafından, aracın trafik kaydındaki şerh nedeniyle mülkiyet hakkının sınırlandığı, zarara uğrama olgusunun sürdüğünün kabul edilmesi gerektiği, davanın süresinde açıldığı ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare tarafından, davanın reddi nedeniyle idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :.Davacının temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından 09/05/2011 tarihli noter satış sözleşmesi ile üçüncü kişiden … plaka sayılı 2010 model araç satın alınmıştır. Söz konusu araç hakkında, …Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında … Ağır Ceza Mahkemesinin D. İş E:… sayılı kararı ile gümrük kaçağı olduğundan bahisle el konulmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından yapılan itiraz üzerine … Ağır Ceza Mahkemesinin D.İş E:… sayılı kararı ile el koyma kararının kaldırılmasına, el koyma kararının trafik siciline şerh koymak suretiyle infazına karar verilmiş ve araç 21/04/2014 tarihinde davacıya teslim edilmiştir.
Davacı tarafından, olayın gümrük idaresinin ağır hizmet kusurundan kaynaklandığı iddialarıyla araç için ödediği 78.000 euronun tazmini istemiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde, “1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
2. Bu süreler;
a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,
b)…
Tarihi izleyen günden başlar.”; “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesinde, “1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.”; “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde ise, “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar, idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin malvarlığında meydana gelen azalma veya elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan zarardır.
Uyuşmazlıkta, davacı üzerine kayıtlı araca kaçak olduğu gerekçesiyle 18/04/2014 tarihinde yapılan el koyma, bir idari işlem niteliğinde olmakla birlikte bu idari işlemin davacının zararına doğrudan yol açmayacağı, yapılan tahkikatın ardından açılan ceza davası sonucunda aracın kaçak olduğunun mahkeme kararı ile sabit olması ve müsadere kararı verilmesi veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yönünde bir karar alınması durumunda zararın ortaya çıkacağı, aksi durumda ise aracın davacıya iade edileceği ve bu durumda da ortada bir zarardan bahsedilemeyeceği açıktır. Dolayısıyla davanın, zararın tam ve kesin olarak oluştuğu tarihten önce açıldığı göz önüne alındığında, Bölge İdare Mahkemesince davacının 21/04/2014 tarihinde trafik kaydına şerh koyma işlemini öğrendiği gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Anayasa Mahkemesince de benzer bir uyuşmazlıkta 22/1/2015 tarih ve Başvuru Numarası: 2013/5516 sayılı kararda “adil yargılanma hakkı çerçevesinde mahkemeye erişim hakkına yönelik sınırlamaların veya mevzuat yorumlamalarının dava açmak isteyen bir kişinin mahkemeye erişim hakkının özüne zarar verecek seviyeye ulaşmaması gerektiği açıktır. Bu yönden başvuru konusu olaya bakıldığında; başvurucunun aracının müsadere edilmesiyle ortaya çıkan zararın tazmini istemiyle açılan dava hakkında, dava açma süresinin el koyma işlemi ile başlayacağına dair ilk derece mahkemesinin kararı 2577 sayılı Kanun’un 12. maddesinin oldukça katı bir şekilde yorumlanması neticesinde ortaya çıkmış olup, zararın tam ve kesin olarak oluştuğu tarihten daha önceki bir tarih esas alınarak dava açma süresinin belirlenmesi neticesinde başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince davanın esası incelenmek suretiyle davacıya ait araç hakkında müsadere veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yönünde bir karar olup olmadığı araştırılarak ve davacının maddi zararının mevcut olup olmadığı tespit edilerek bir karar verilmesi gerekirken, zararın tam ve kesin olarak oluştuğu tarihten daha önceki bir tarih esas alınarak davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Diğer taraftan, yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden ve bozma kararı uyarınca Mahkemece verilecek kararda vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulacağından, bu aşamada davalı Ticaret Bakanlığının vekalet ücreti yönünden temyiz istemi hakkında ayrıca bir karar verilmesine gerek bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan davacı tarafından yapılan tazminat başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali de istenildiğinden ön karar niteliğindeki başvuruya ilişkin olarak da mahkemece bir karar verilmesi gerekmekte olup bu hususta hüküm kurulmamış olup anılan taleple ilgili olarak iptali istenilen işlemin iptal davasına konu edilemeyeceğinden talebin niteliği gözetilerek incelenmeksizin ret kararı verileceği açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/12/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.