Danıştay Kararı 6. Daire 2020/2848 E. 2022/10701 K. 06.12.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/2848 E.  ,  2022/10701 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/2848
Karar No : 2022/10701

TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR): 1- … Valiliği
VEKİLİ : Av….
2- … Belediye Başkanlığı – …
VEKİLLERİ : Av…. Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Lunapark İşletmeciliği Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:…sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … yolu üzeri adresinde bulunan işyeri hakkında İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatına İlişkin Yönetmeliğin 38. maddesi uyarınca düzenlenen canlı müzik yayın izin belgesinin iptal edilmesine dair … tarih, … sayılı Pamukkale Belediye Başkanlığı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan … tarihli ve … No’lu Denizli İli Mahalli Çevre Kurulu Kararının 2., 3. ve 4. maddelerinin iptali talep edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; İl Mahalli Çevre Kurulu’na çok hassas ve hassas kullanımların bulunduğu alanlarda faaliyet gösteren açık ve yarı açık eğlence yerlerinde, yörenin özelliğine bağlı olarak gerekli görülmesi halinde, canlı müzik yayınının yapılacağı zaman dilimlerinin yeniden düzenlenebilmesi konusunda yetki verildiği, gürültü kirliliğinin önlenmesi amacıyla canlı müzik yayını yapacak olan iş yerlerinin meskun mahallere mesafesinin belirlenmesi yönünde bir yetkisinin bulunmadığı, yine imar durumunda konut olarak belirlenen alanlara, hassas ve çok hassas alanlara, ilgili kurumlar tarafından kesinlikle canlı müzik izni verilmemesi, kafe, restoran, dernek, lokal, düğün salonları vb. işletmeler tarafından açık ve yarı açık alanlarda canlı müzik yayını yapılmasının yasaklanması ve ilgili kurumlar tarafından kesinlikle canlı müzik izni verilmemesi yönünde İl Mahalli Çevre Kurulu’na yetki verilmediği, ayrıca konutların altında, üstünde, yanında ve bitişik nizamda olan kapalı alandaki eğlence yerlerinde canlı müzik yapılmasının yasaklanmasına ve canlı müzik izinlerinin kurumlarca verilmemesine dair yetkinin İl Mahalle Çevre Kurulu’na verilmediği, söz konusu madde hükümlerinin somut düzenlemeler içerdiği ve yasal dayanağı bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu 10/01/2019 tarihli ve 58 No’lu kararının 2. maddesinin “Çok hassas, hassas ve yerleşim merkezlerine 150 metre mesafe içerisinde” kısmı ile 2. maddesinin 1. ve 2. alt bentlerinde ve 3.maddesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısımlar yönünden dava konusu işlemin iptaline, İl Mahalli Çevre Kurulu’nun söz konusu kararının 2. maddesinin 3. alt bendinin İl Mahalli Çevre Kurulu’nun 19/04/2019 tarihli ve 59 sayılı kararının 1. maddesi ile iptal edilerek yeniden düzenlendiği anlaşıldığından, bu kısım yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle, karar verilmesine yer olmadığına, yine İl Mahalli Çevre Kurullarının çevre kirliliğine neden olan veya olabilecek tesis ve işletmeleri belirlemek, yapılan iş ve işlemleri incelemek, değerlendirmek ve gerekli önlemleri almak görevleri kapsamında canlı müzik izni almak isteyen işletmelerden “Çevresel Gürültü Seviyesi Değerlendirme Raporu” hazırlatılmasını isteyebilme, belirtilen hususlar ile ilgili olarak gerekli denetimleri yapma yönünde yetkilerinin bulunduğu, yine il sınırları içinde cadde ve sokak aralarında canlı müzikli düğün, nişan gibi etkinlikler ile müzikli organizasyonlar için uygun alanların belirlenmesi işlemlerinin Belediyelerce başlatılmasına, bu hususlarla ilgili şikayetlerin ilgili kolluk kuvvetleri ile belediye yetkilileri tarafından denetlenip gerekli ikazların yapılması ve ikazlara uymayanlar hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında ilgili belediye ve kolluk kuvvetlerince yasal işlem uygulanabilmesi yönündeki düzenlemelerin mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmediği anlaşıldığından, dava konusu Denizli İli Mahalli Çevre Kurulu’nun 10/01/2019 tarihli ve 58 No’lu kararının 2. maddesinin 4. ve 5. alt bentleri ile 4. maddelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısımlar yönünden davanın reddine, davalı idarece yapılan denetim neticesinde davacının işletmekte olduğu işyerinde canlı müziğin açık alanda yapıldığı, ayrıca işletmeye 150 metre mesafe içerisinde konutların yer aldığı hususlarının tespit edildiği, bunun neticesinde dava konusu işlem ile davacının iş yerine ait canlı müzik yayın izin belgesinin iptal edilmesine karar verilmiş ise de, İl Mahalli Çevre Kurulu kararının 2. maddesinin 3 numaralı bendine göre, çok hassas, hassas ve yerleşim merkezlerine 150 metre mesafe içerisinde yer alan ve canlı müzik yayın izin belgesi bulunan işyerlerinde yapılacak denetimler neticesinde mer’i mevzuat hükümlerine uymayanların canlı müzik izinlerinin iptal edilmesinin öngörüldüğü, söz konusu maddeden çok hassas, hassas ve yerleşim merkezlerine 150 metre mesafe içerisinde yer alan ve canlı müzik yayın izin belgesi bulunan işyerlerinin canlı müzik yayın izin belgelerinin doğrudan iptal edileceği anlamının çıkarılamayacağı, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin “Canlı müzik yayını” başlıklı 38. maddesinin 2. fıkrasında da canlı müzik izninin iptal edilebilmesinin koşulu olarak, belirlenen saatler dışında ve ilgili mevzuatta belirtilen ses seviyelerinin üstünde halkın huzur ve sükûnunu bozacak şekilde yayın yapılmasının arandığı, davalı idarece dava konusu işlem tesis edilmeden önce yalnızca dava konusu işyerinin çok hassas, hassas ve yerleşim merkezlerine 150 metre mesafe içerisinde yer aldığının tespit edildiği, bunun dışında işyerinde mer’i mevzuat hükümlerine uyulup uyulmadığına, uyulmuyorsa hangi mevzuat hükümlerine hangi nedenlerle uyulmadığına, belirlenen saatler dışında ve ilgili mevzuatta belirtilen ses seviyelerinin üstünde halkın huzur ve sükûnunu bozacak şekilde yayın yapılıp yapılmadığına ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı, bu nedenle, davacı şirket tarafından işletilen iş yerine ait canlı müzik yayın izin belgesinin iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı şirkete ait işyerinin canlı müzik yayın izin belgesinin iptal edilmesine ilişkin dava konusu 07/03/2019 tarih, 295 sayılı Pamukkale Belediye Başkanlığı işleminin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda; istinaf incelemesine konu İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, istinaf dilekçelerinde ileri sürülen hususların ise kararın iptale ilişkin kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı belirtilerek, istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davalı Valilik tarafından; dava konusu kararların ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda, halkın gürültü kirliliğinden olumsuz etkilenmemesi için tesis edilen hukuka uygun bir işlem olduğu ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmiştir.
Davalı Belediye tarafından; İl Mahalli Çevre Kurulu kararı doğrultusunda uyuşmazlığa konu işyerinin konutlara 150 metre mesafe içerisinde olduğunun tespit edildiği, böylelikle davacının sebebiyet verdiği gürültünün hassas kullanım alanını ihlal ettiği, bu nedenle yapılan işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının canlı müzik yayın izin belgesinin iptal edilmesine dair işlemin iptaline ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı ve İkinci Daireleri müşterek heyetince 2575 sayılı Danıştay Kanununun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, davalı Valiliğin yürütmenin durdurulması talebinin incelenmesine gerek görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALILARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalılar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.