Danıştay Kararı 5. Daire 2020/5161 E. 2022/9936 K. 06.12.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2020/5161 E.  ,  2022/9936 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5161
Karar No : 2022/9936

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri Av. …
Hukuk Müşaviri …

İstemin Özeti : Tabip olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı, 19/07/2018 tarihinde OHAL uygulamasının sona ermesi nedeniyle kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına dayanak yapılan OHAL KHK’sı ile masumiyet karinesininin açıkça ihlal edildiği, yasal hiçbir niteliği olmayan MGK kararlarına dayanılarak suçlamanmasının hukuka aykırı olduğu, kamu görevlisi olduğu dönemdeki tüm faaliyetlerinin yasalara uygun olduğu, kişilerin sadece bir yapının terör örgütü olduğunu bilerek ve isteyerek, üyelik göstergesi eylemlerde bulunması durumunda terör örgütü üyeliği ile suçlanabileceği, söz konusu oluşumun 15/07/2016 tarihinde şiddete başvurduğu (terör örgütüne dönüştüğü) belirtildiğine göre, bireylerin sadece bu tarihten sonraki eylemleri nedeniyle sorumlu tutulabilecekleri, geçmişteki yasal faaliyetlerinin gerekçe gösterilmek suretiyle cezalandırılmasının suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ve hukuk devleti ilkesi gibi en temel hukuk ilkelerini ihlal edttiği, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini gösteren hiçbir somut delil olmadığı, olağan bir iletişim uygulamasını kullandığı için bir kişinin terör örgütü üyesi kabul edilip cezalandırılmasının AİHM içtihatları ışığında özel hayata ve iletişim özgürlüğüne saygı hakkına müdahale oluşturduğu, ByLock verilerinin tamamen yasa dışı bir şekilde ele geçirildiği, Bank Asya’nın yasal olarak bankacılık faaliyetlerinde bulunduğu, yatırım amacıyla yasal bir bankaya tamamen yasal olarak elde edilmiş bir miktar parayı yatırmanın soruşturma ve kovuşturma işlemlerine, tutuklama ve mahkumiyet kararlarına ve kamu görevinden çıkarma işlemine dayanak yapılmasının mülkiyet hakkına müdahale oluşturacağı, mahkeme kararına dayanak alınan mahkumiyet kararının KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı tarihten çok sonra ortaya çıkmış bir durum olması nedeniyle, anılan hususun daha önce verilmiş bir cezayı hukuka uygun hale getirmeyeceği, dava konusu işlemle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, herhangi bir yargılama yapılmadan ve kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan terör örgütü üyesi ilan edilerek, diğer bireylere göre açık bir ayrımcılığa tabi tutulduğu, OHAL Komisyonunun, insan hakları ihlallerini hiçbir şekilde incelemeden ve başvuru dilekçelerinde yer verilen iddiaları incelemeksizin başvuruyu reddettiği, aynı suçlama ve faaliyetlere dayalı olarak iki ayrı yargılama sonucu hakkında iki ayrı ceza tesis edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi Bölge İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.