Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/2455 E. , 2022/5735 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/2455
Karar No : 2022/5735
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gıda ve İhtiyaç Mad. Tic. San. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, ithalat işlemlerindeki usulsüzlükler nedeniyle … plakalı araca yargı kararı ile el konulması nedeniyle 145.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare mahkemesi … İdari Dava Dairesince davalının istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : 1- Davacı tarafından, araç kaydına konulan şerh nedeniyle tasarruf hakkının kısıtlandığı, olayda davalının hizmet kusuru bulunduğu, Kanun değişikliği nedeniyle başvuru yaptıkları ancak bunun sonucunun araştırılmadığı, davanın konusuz kaldığı gözetilerek yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması istenmektir.
2- Davalı idare tarafından, davanın reddi nedeniyle idareleri lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının kısmen reddi, kısmen gerekçeli reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin taraflara iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dava; davacı tarafından, ithalat işlemlerindeki usulsüzlükler nedeniyle … plakalı araca yargı kararı ile trafik kaydına şerh konulmak suretiyle el konulması nedeniyle 145.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının … plakalı … marka Q7 tipi 2007 model aracı … Metal Kaporta San. Tic. A.Ş.’den noter aracılığıyla satın aldığı, aracın serbest dolaşıma giriş beyannamesi ekindeki faturaların sahte olduğu, söz konusu faturalardaki kıymetlerin Almanya Gümrük İdaresinden temin edilen faturalardan daha düşük gösterildiği, eksik vergi ödendiği, bu sebeplerle “resmi belgede sahtecilik, eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokmak” suçlamaları ile ithal işlemini gerçekleştirenler aleyhine dava açıldığı, … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … sayılı dosyası ile görülen davada, gümrük kaçağı olduğundan bahisle davacının aracına el konulmasına karar verildiği ve aracın trafik kaydına şerh konulduğu, daha sonra ise davacının 6770 sayılı Kanun ile Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na eklenen geçici 10. madde kapsamında başvuruda bulunarak aracın ilk iktisabında ödenmesi gereken ÖTV tutarının %25’i olan 22.803,00 TL’yi ödeyerek araç üzerine konulan mahrumiyetin kaldırılmasını sağladığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun “Kaçakçılığı önleme, izleme ve araştırmakla görevli olanlar” başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında, mülkî amirler, Gümrük Müsteşarlığı personeli ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı personelin, bu Kanunla yaptırım altına alınan fiilleri önleme, izleme ve araştırmakla yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır.
4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 10/A maddesinde, “1. Gümrük idareleri, mevzuatın belirlediği şartlar çerçevesinde, Türkiye Gümrük Bölgesi ile diğer ülkeler arasında taşınan eşyanın giriş, çıkış, transit, aktarma ve nihai kullanımını ve serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın durumunu düzenleyen gümrük mevzuatı ve diğer mevzuatın doğru uygulanmasını sağlamak için gerekli görülen gümrük kontrollerini yerine getirir.” hükmü; 65. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Gümrük idareleri, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere; a) Beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebilir ve beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de vermesini isteyebilir, b) Eşyayı muayene edebilir ve ayrıntılı muayene veya tahlil amacıyla numune alabilirler.” hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu aracın usulsüz şekilde yurda getirilmesinde herhangi bir ilgisi ve kusuru bulunmayan, gümrük idaresince işlemleri tamamlanarak ithal edilen, trafik siciline tescil işlemleri yapılan aracı satın alan iyiniyetli 3. kişi durumunda bulunan davacının, ithalatı gerçekleştiren kişilerin sahte belgelerle dava konusu aracı ithal ettiklerinden bahisle açılan ceza davasında aracın trafik kaydına şerh konulmak suretiyle el konulması nedeniyle uğradığı zararın (aracın ilk iktisabında ödenmesi gereken ÖTV tutarının %25’i olan 22.803,00 TL) kusurlu sorumluluk ilkesi gereğince tazmin edilmesi gerekmekte olup, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.