Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3216 E. , 2022/7142 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3216
Karar No : 2022/7142
DAVACI : … Derneği
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
2022 Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) 1. Dönem Yerleştirme Kılavuzu’ndaki “Uzmanlık Öğrencisi Kontenjanları” isimli listede Nöroloji uzmanlık alanı için ilan edilen kadroların tümünün iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Son 4 yıldaki kontenjan sayılarının 90, 90, 98, 98 olduğu, dava konusu 2022 TUS 1. Dönem kontenjanlarının nöroloji alanında 544’e çıkarıldığı, gerekli hazırlıklar yapılmadan kontenjanların arttırılmasının, asgari teknik cihaz ve eğitici sayılarının yakalanamaması nedenleriyle zorunlu yetkinlikleri kazanamamış uzman doktorların yetişmesine neden olacağı, kontenjan arttırılırken öğretim üyesi sayısı, yatak sayısı, inme birimi sayılarının gözetilmediği, bu durumun hasta sağlığı ve güvenliğini olumsuz etkileyeceği, yeterli eğitimi alamamış, yetkinliğe ulaşamamış uzmanların, hastalara tanı konulması aşamasında hatalar yapılmasına, hasta mağduriyetine neden olacağı, artışın rasyonel olmadığı, eğitim kurumlarında bu sayılarla uzmanlık öğrencilerine aynı anda eğitim verebilecek kapasite olmadığı, amacın personel açığını kapatmak değil, nitelikli uzman yetiştirmek olması gerektiği, artışın kabul edilebilir oranın çok üstünde olduğu, idarenin takdir yetkisini hukuka aykırı bir şekilde kullandığı iddia edilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ :
… BAKANLIĞI’NIN : Usul yönünden, davacının misafir askeri personele ayrılan kontenjan (MAP) ve yabancı uyruklulara ayrılan kontenjan (YBU) açısından ehliyetinin bulunmadığı, esas yönünden, ülkemizde tıpta uzmanlık eğitimi ile ilgili bütün iş ve işlemlerin 1219 sayılı Kanun, 2547 sayılı Kanun ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne istinaden hazırlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’ne göre yürütüldüğü, verilen yetkiye istinaden ülkemizdeki tıp fakülteleri, diğer sağlık meslekleri mensuplarını yetiştiren fakülte ve yüksekokul sayılarındaki artış ile bu kurumlarda eğitim veren eğiticilerin sayılarının arttırılması, sağlık hizmet sunumunun ülkemizdeki tüm sağlık kuruluşlarında seviyelerine göre standardize edilmesi açısından uzman hekim ihtiyacının karşılanması, uzman hekim bulunmaması nedeniyle vatandaşların iller arası sevk ve nakillerinin azaltılması, covid 19 pandemisi gibi gelişebilecek olağanüstü durumlara karşı uzman hekim iş gücünün karşılanması, ülkemizde yapımı planlanan ve tamamlanan sağlık kuruluşlarının ihtiyacı olan uzman hekim ihtiyacının karşılanması, “üç günden az olmamak üzere nöbet düzenlemesi ve nöbet ertesi sağlık hizmet sunumuna devam edilmemesi” hükmünün uygulanabilirliği açısından kontenjan planlaması yapıldığı, uzmanlık eğitimi kurumlarının Bakanlıklarına bildirdiği kontenjanlar uyarınca dava konusu kontenjanların belirlendiği, kontenjan sayılarına bakıldığında eğitim veren kurumların kapasitelerinin gözetildiği savunulmaktadır.
.. BAŞKANLIĞI’NIN SAVUNMASI : Usul yönünden, davacı derneğin menfaatini etkileyen bir durum olmadığı, dava konusu kontenjanların Sağlık Bakanlığı tarafından belirlendiği, kurumlarının sınavı uygulayan ve buna bağlı olarak değerlendirme ve yerleştirme işlemlerini yapmakla yükümlü olduğu, kontenjanları belirleme konusunda yetkisinin bulunmadığı, hasım konumundan çıkarılmaları gerektiği, esas yönünden, Sağlık Bakanlığı’nın 15/04/2022 tarihli yazısında kontenjanların belirlenerek kurumlarına gönderildiği, 19/04/2022 tarihli duyuru ile Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen kontenjanların birebir yayınlandığı, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 1. maddesinde belirtilen “…Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi, ilgili dalda tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, eğitim görevlisi ve başasistanlar tarafından verileceği” hükmü, yaklaşık altı kat yapılan kontenjan artışı, davalı idarenin bu artışın devam edeceğine yönelik beyanı ve Dairemizin 21/06/2022 tarihli “kontenjan arttırımının bilimsel gerekçesinin sorulmasına ve alınan karardan önce fiziki altyapı- eğitici sayısı- teknik cihaz hazırlığı yapılıp yapılmadığına, yapıldı ise bu konuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istenilmesine” ilişkin ara kararı üzerine dosyaya sunulan belgelerin değerlendirilmesinden, davalı idarenin uzman hekim ihtiyacı olduğu gerekçesiyle kontenjan arttırımına gittiğini belirttiği, yapılan çalışmaların da bu açığın bir an önce kapatılmasına yönelik olduğu, ancak yetiştirilecek uzman hekimlerin eğitim alacakları fiziki ortam, kullanacakları teknik cihaz sayısı ve her eğiticiye düşecek uzmanlık öğrencisi sayısı açısından bir değerlendirme yapılmadığı dikkate alındığında, yeterli sayıda eğitici, sayıları bir anda artacak uzmanlık öğrencilerinin eğitim alabilecekleri yeterli teknik cihaz ve fiziki altyapı hazırlığı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 2022 Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) 1. Dönem Yerleştirme Kılavuzu’ndaki “Uzmanlık Öğrencisi Kontenjanları” isimli listede Nöroloji uzmanlık alanı için ilan edilen kadroların tümünün iptali istemiyle açılmıştır.
Davacı Derneğin amacı ve çalışma konuları itibariyle bu davayı açmada menfaati bulunduğundan, davalı idarelerin, davacının ehliyetine ilişkin usuli itirazları yerinde görülmemiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, “Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” hükmü yer almaktadır.
Anayasal bu ilkeye bağlı olarak da, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 2. fıkrasında da, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin; yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri kurala bağlanmış bulunmaktadır.
Buna karşılık, temel amacı kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin, bu amacı yerine getirmek için yapacağı işlem ve/veya eylemlerin türünü, yerini, zamanını ve yöntemini belirleme konusunda takdir yetkisine sahip olduğu tartışmasızdır. Ancak idareye tanınan bu yetkinin sınırsız olmadığı, yetkinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiği; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargı denetimine tabi olduğu şüphesizdir.
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Tıpta Uzmanlık Kurulu” başlıklı 369. maddesinde; “Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi yapacak eğitim kurumlarına eğitim yetkisi verilmesi ve eğitim yetkisinin kaldırılmasına ilişkin teklifleri karara bağlamak, uzmanlık dallarının rotasyonlarını belirlemek, yabancı ülkelerde uzmanlık eğitimi alanların bilimsel değerlendirilmesini yapacak fakülteleri ve eğitim hastanelerini belirlemek, tıpta uzmanlık eğitimi ve uzman insan gücü ile ilgili görüşler vermekle görevli olmak üzere, Tıpta Uzmanlık Kurulu teşkil olunmuştur.” düzenlemesi yer almaktadır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun “Bazı sağlık personelinin atanması” başlıklı Ek 1. maddesinde, … (Değişik ikinci fıkra: 16/6/2022-7411/8 md.) Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi, ilgili dalda tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, eğitim görevlisi ve başasistanlar tarafından verilir. Doktor öğretim üyesi ve başasistanların tıpta uzmanlık eğitimi verebilmeleri için uzmanı oldukları alanda fiilen en az bir yıl çalışmış olmaları şarttır.” hükmü düzenlenmiştir.
Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin 5. maddesinde, “k) Uzmanlık eğitimi ve uzman insan gücü ile ilgili görüş vermek, uzmanlık eğitimine giriş sınavlarında programlara ait kontenjanları programların eğitim kapasitesi ve imkânlarını göz önünde bulundurarak ülke ihtiyacına göre belirlemek.” Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Yönetmeliğin 10. maddesinde, “Adli Tıp Kurumu dışındaki kurumlarda uzmanlık eğitiminin, ilgili dalda uzman olup profesör, doçent, doktor öğretim üyesi unvanına sahip olanlar ile eğitim görevlisi veya başasistanlar tarafından verileceği, Doktor öğretim üyesi ve başasistanların uzmanlık eğitimi verebilmeleri için uzmanı oldukları alanda fiilen en az bir yıl çalışmış olmaları gerektiği, eğitici olmayan uzmanlar ile ilgili alanda uzman olmayan öğretim üyeleri ve öğretim görevlilerinin, asgari eğitici standartları içerisinde sayılmamakla birlikte yetkilendirilmiş programlarda eğitimde görev alabileceği” belirtilmiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta, Sekizinci Dairece, 21/06/2022 ve 04/08/2022 tarihli ara kararları ile davalı Sağlık Bakanlığı’ndan; kontenjanların açıldığı kurumlar tarafından uzmanlık öğrencisi talebinde bulunulup bulunulmadığı, bulunuldu ise talep sayılarına ilişkin bilgi ve belgelerin; dava konusu edilen 2022 TUS 1. Dönem Nöroloji kontenjanlarının arttırılmasına ilişkin kararın rasyonel sebebi ile bu sayı belirlenirken hangi verilerin esas aldığı, bilimsel rapor hazırlanıp hazırlanmadığı, fiziksel – kurumsal altyapı çalışmasının yapılıp yapılmadığı, eğitici yetersizliği nedeniyle eğitim aldığı kurum değiştirilen uzmanlık öğrencisi olup olmadığı hususunun sorularak buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği görülmektedir.
Davalı idare cevap dilekçesi ve eklerin incelenmesinden; kontenjanlar belirlenmeden önce TUK tarafından iki çalıştay ve dört toplantı düzenlendiği, 01/12/2021 ve 05/01/2022 tarihli çalıştaylarda tercih oranı düşük dallar, asgari eğitim standartları ve eğiticilerin niteliklerinin ele alındığı, … tarih ve … karar numaralı TUK kararı ile 2022 yılı TUS için açılacak kontenjanların belirlendiği, 2022 Mart ayında Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye’deki uzman hekim sayılarıyla Avrupa’daki uzman hekim sayılarının karşılaştırılmasına ilişkin çalışma yapıldığı, 09/03/2022 tarihli TUK toplantısında OECD ülkeleri ile ülkemiz arasında yüz bin kişiye düşen uzman hekim sayısında ciddi farklılık olduğunun, tespit edildiği, 2043 sayılı TUK kararı ile kontenjanların revize edildiği, son olarak 2062 sayılı TUK kararı ile kontenjanlara son şeklinin verildiği, bu kararlara müteakip eğitici sayısının ve çeşitliliğinin arttırılmasına yönelik çalışmalara başlanıldığı, bu kapsamda 21/04/2022 tarihli yazı ile eğitim kurumlarına uzman hekimlerin uzmanlık eğitiminde aktif kullanılması gerektiği hususunun bildirildiği, bu haliyle kontenjan arttırılmadan önce gerekli araştırma ve tespitlerin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda idarece, kendisine tanınmış olan takdir yetkisi çerçevesinde, nöroloji alanında uzman hekim ihtiyacının karşılanması ve bu alanda oluşan açığın giderilmesi için gerekli tedbirler alınarak kontenjan artırımına gidilmesinde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı Kanunun 20/B maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, 2022 Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) 1. Dönem Yerleştirme Kılavuzu’ndaki “Uzmanlık Öğrencisi Kontenjanları” isimli listede Nöroloji uzmanlık alanı için ilan edilen kadroların tümünün iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları kabul edilmeyerek işin esasına geçilmiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin on üçüncü kısmının 352. maddesinde, “İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak” Sağlık Bakanlığı’nın görevleri arasında sayılmış, “Tıpta Uzmanlık Kurulu” başlıklı 369. maddesinde, “(1) Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi yapacak eğitim kurumlarına eğitim yetkisi verilmesi ve eğitim yetkisinin kaldırılmasına ilişkin teklifleri karara bağlamak, uzmanlık dallarının rotasyonlarını belirlemek, yabancı ülkelerde uzmanlık eğitimi alanların bilimsel değerlendirilmesini yapacak fakülteleri ve eğitim hastanelerini belirlemek, tıpta uzmanlık eğitimi ve uzman insan gücü ile ilgili görüşler vermekle görevli olmak üzere, Tıpta Uzmanlık Kurulu teşkil olunmuştur. (8) Kurulun çalışma usûl ve esasları ile ilgili diğer hususlar, ihtisas belgelerinin alınması ve uzmanlık eğitimi ile ilgili diğer usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” hükmü düzenlenmiştir.
Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin “Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun Görevleri” başlıklı 5. maddesine, “k) Uzmanlık eğitimi ve uzman insan gücü ile ilgili görüş vermek, uzmanlık eğitimine giriş sınavlarında programlara ait kontenjanları programların eğitim kapasitesi ve imkânlarını göz önünde bulundurarak ülke ihtiyacına göre belirlemek”, “Eğitim kurumu ve program” başlıklı 8. maddesinde, “(6) Kurum tarafından ilgili uzmanlık eğitimine giriş sınavı öncesinde uzmanlık öğrencisi talep edilirken her bir program için; mevcut eğitici ve uzmanlık öğrencisi sayısı, kabul edilen ve yürürlükte olan müfredat ile Bakanlıkça talep edilecek donanım, portföy ve eğitim sorumlusu bilgileri Genel Müdürlüğe bildirilir.”, “Uzmanlık eğitimine giriş sınavları” başlıklı 12. maddesinde, “(5) Kurumlar, her sınav dönemi için açılmasını istedikleri uzmanlık öğrencisi kontenjanlarını bağlı oldukları üst kurumlar aracılığı ile Bakanlığa bildirir. Bakanlık, kontenjanları kurum ve program adı belirtmek suretiyle ÖSYM’ye bildirir. Birden fazla bağlı ana dalı olan yan dallarda uzmanlık öğrencisi kontenjanları, hangi bağlı ana dal veya dallardan uzmanlık öğrencisi alınacağı belirtilerek ilan edilir.” düzenlemeleri yer almıştır.
Dava Konusu Kılavuz’un Nöroloji Uzmanlık Öğrencisi Kontenjanları Yönünden İncelenmesi:
Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesinin görünümlerinden biri olan düzenli idare ilkesi gereği idarenin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, hukuka uygun olan uygulamayı sağlamak adına objektif düzenlemeler yapması ve istikrarlı uygulamalarda bulunması gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde, Sağlık Bakanlığı’nın, uzmanlık eğitimine ilişkin hizmetin yürütümü noktasında yasalar ve hukuki ilkeler çerçevesinde takdir hakkına ve yetkisine sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Dairemizin 21/06/2022 ve 04/08/2022 tarihli ara kararları ile davalı Sağlık Bakanlığı’ndan “Kontenjanların açıldığı kurumlar tarafından uzmanlık öğrencisi talebinde bulunulup bulunulmadığı, bulunuldu ise talep sayılarına ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine, dava konusu edilen 2022 TUS 1. Dönem Nöroloji kontenjanlarının arttırılmasına ilişkin kararın rasyonel sebebi ile bu sayı belirlenirken hangi verilerin esas aldığı, bilimsel rapor hazırlanıp hazırlanmadığı, fiziksel – kurumsal altyapı çalışmasının yapılıp yapılmadığı, eğitici yetersizliği nedeniyle eğitim aldığı kurum değiştirilen uzmanlık öğrencisi olup olmadığı hususunun sorulmasına ve buna ilişkin bilgi-belgelerin gerekirse diğer kurumlardan temin edilerek gönderilmesinin istenilmesine” karar verilmiştir.
20/09/2022 tarihinde Danıştay Başkanlığı kayıtlarına giren yanıt dilekçesi ve eklerin incelenmesinden; kontenjanlar belirlenmeden önce TUK tarafından iki çalıştay ve dört toplantı düzenlendiği, 01/12/2021 ve 05/01/2022 tarihli çalıştaylarda tercih oranı düşük dallar, asgari eğitim standartları ve eğiticilerin niteliklerinin ele alındığı, … tarih ve … karar numaralı TUK kararı ile 2022 yılı TUS için açılacak kontenjanların belirlendiği, 2022 Mart ayında Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye’deki uzman hekim sayılarıyla Avrupa’daki uzman hekim sayılarının karşılaştırılmasına ilişkin çalışma yapıldığı, 09/03/2022 tarihli TUK toplantısında OECD ülkeleri ile ülkemiz arasında yüz bin kişiye düşen uzman hekim sayısında ciddi farklılık olduğunun, tespit edildiği, 2043 sayılı TUK kararı ile kontenjanların revize edildiği, son olarak 2062 sayılı TUK kararı ile kontenjanlara son şeklinin verildiği, bu kararları müteakip eğitici sayısının ve çeşitliliğinin arttırılmasına yönelik çalışmalara başlanıldığı, bu kapsamda 21/04/2022 tarihli yazı ile eğitim kurumlarına uzman hekimlerin uzmanlık eğitiminde aktif kullanılması gerektiği hususunun bildirildiği, bu haliyle kontenjan arttırılmadan önce gerekli araştırma ve tespitlerin yapıldığı görülmektedir.
Bu itibarla; 2022 Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) 1. Dönem Yerleştirme Kılavuzu’ndaki “Uzmanlık Öğrencisi Kontenjanları” isimli listede Nöroloji uzmanlık alanı için ilan edilen kadrolarda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 5 (beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere,
06/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.