Danıştay Kararı 13. Daire 2020/963 E. 2022/4625 K. 06.12.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/963 E.  ,  2022/4625 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/963
Karar No:2022/4625

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mardin ili, Yeşilli ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın ve üzerinde bulunan katı atık bertaraf tesisinin işletme hakkının 25 yıllığına kiraya verilmesine ilişkin olarak 06/08/2019 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 35/a maddesi uyarınca kapalı teklif usulü ile gerçekleştiren ihalenin iptaline ilişkin Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 06/08/2019 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye tek istekli olarak katılan davacı tarafından yıllık KDV hariç 21.000,00-TL ve tesisin brüt cirosu üzerinden KDV hariç yıllık %9 pay şeklinde fiyat teklifinde bulunulduğu ve ihalenin … tarih ve … sayılı encümen kararıyla davacının üzerinde bırakıldığı ve 08/08/2019 tarihinde encümen kararının ita amirince uygun bulunarak ihalenin onaylandığı, akabinde davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazısı ile davacı şirkete ihale bedeli ile kesin teminatın 15 günlük süre içerisinde ilgili hesaba yatırıldıktan sonra sözleşme imzalanacağı, aksi takdirde ihalenin iptal edilerek geçici teminatın gelir kaydedileceği hususunun bildirildiği, davalı idarenin … tarih ve … sayılı kararı ile, uyuşmazlık konusu ihale ile ilgili hazırlanan idari şartnamede, “İş Deneyim Belgesi” başlıklı 10-14/c maddesinde, 2886 sayılı Kanun’da gerçek kişi firması diye bir tabir olmadığı hâlde bu şekilde yazılarak maddi hata yapıldığı, 10-14/d maddesinde, isteklinin tüzel kişi olması durumunda tüzel kişiliğin (1) adet çevre mühendisi veya (1) adet elektrik mühendisinin kesintisiz (3) yıl boyuca bünyesinde bulundurma şartının ihale için istenilen belgeler arasında sayılmasının ihale mevzuatı ile ilişkilendirilemediği, bu hususun teknik personel çalıştırılması taahhüdü olarak istenilmesinin doğru olacağı, 10.14.1. maddesinde isteklinin gerçek kişi olması durumunda gerçek kişinin çevre mühendisi veya elektrik mühendisi olması gerektiği anlaşılmış olmakla birlikte aynı maddede yer alan cümleden gerçek kişinin hem çevre mühendisi hem de elektrik mühendisi olmasının da gerektiği gibi bir anlamın da çıktığı ve bu durumun ihale mevzuatına uygun olmadığı, 10.14.2. maddesinde ortak girişime yönelik getirilen şartların ortak girişimin anlamını tamamen ortadan kaldırdığı, İdari Şartname’de getirilen bu şartların 2886 sayılı Kanun’un 2. maddesinde belirtilen açıklık ve rekabetin sağlanması ilkelerine aykırı olduğu, ihaleye tek isteklinin katıldığı, bu konuda ihaleye yönelik itirazların da bulunduğu, ihaleye ilişkin olarak sözleşmenin imzalanmasında kamu yararı bulunmadığı gerekçesiyle sözleşmenin imzalanmamasına ve ihalenin iptaline karar verildiği, öte yandan uyuşmazlık konusu ihalenin ita amiri sıfatıyla Büyükşehir Belediye Başkanı adına Genel Sekreter Vekili tarafından iptal edildiği, bu duruma ilişkin olarak da yetki devri yapıldığının dosyadaki belgelerden anlaşıldığı;
Bu itibarla, dava konusu ihalede 1 adet geçerli teklif bulunması nedeniyle rekabet koşullarının oluşmamasının ihaleye konu yerlerin mümkün olan en yüksek bedelden kiraya verilmesine engel teşkil ederek kamu kaynaklarının verimli kullanılamamasına yol açtığı anlaşıldığından, ihalelerde rekabetin sağlanması ve kamu kaynaklarının verimli kullanılmasına yönelik ilkeri gözetmek zorunda olan idarenin, anılan ilkelere riayet edilmeden gerçekleştirilen bir ihalenin varlığını tespit etmesi durumunda, hatalı işlemini geri alabileceği dikkate alındığında, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ihaleye 4 firmanın iştirak edip teklifte bulunduğu, ihalenin iptalini gerekli kılan herhangi bir neden bulunmadığından işlemin hukuka aykırı olduğu, sözleşme imzalamaya davet edildikten uzun bir süre sonra kamu yararı ve kamu hizmetinin gereklerine aykırı bir biçimde ihalenin iptal edilerek sözleşmenin imzalanılmadığı, ihalenin iptali kararına dair işlemi tesis eden makam bakımından yetki devrinin unsurları oluşmadığı için hukuka aykırı şekilde karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ihale şartnamesi’nde belirtilen şartların ihalede rekabet ve açıklığın sağlanmasına ilişkin ilkelere aykırı olduğu, dava konusu işlemlerin ve Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 06/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu katı atık bertaraf tesisi işletme hakkının ve taşınmazın yıllık KDV hariç 21.000,00-TL muhammen kira bedeli üzerinden ihaleye çıkarıldığı, 06/08/2019 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye tek istekli olarak katılan davacı tarafından yıllık KDV hariç 21.000,00-TL ve tesisin brüt cirosu üzerinden KDV hariç yıllık %9 pay şeklinde fiyat teklifinde bulunulduğu, ihalenin … tarih ve … sayılı encümen kararı ile davacının üzerinde bırakıldığı ve 08/08/2019 tarihinde encümen kararının ita amirince uygun bulunarak ihalenin onaylandığı, akabinde davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazısı ile davacı şirkete, ihale bedeli ile kesin teminatın 15 günlük süre içerisinde ilgili hesaba yatırıldıktan sonra sözleşme imzalanacağının, aksi takdirde ihalenin iptal edilerek geçici teminatın gelir kaydedileceğinin bildirildiği, davalı idarenin … tarih ve … sayılı kararı ile, İdari Şartname’de getirilen şartların 2886 sayılı Kanun’un 2. maddesinde belirtilen açıklık ve rekabetin sağlanması ilkelerine aykırı olduğu, ihaleye tek isteklinin katıldığı, bu konuda ihaleye yönelik itirazların da bulunduğu, ihaleleye ilişkin olarak sözleşmenin imzalanmasında kamu yararı bulunmadığı gerekçesiyle sözleşmenin imzalanmamasına ve ihalenin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta, ihale onaylandıktan sonra sözleşmeye davet aşamasında, ihaleye ilişkin İdari Şartname’de getirilen şartların 2886 sayılı Kanun’un 2. maddesinde belirtilen açıklık ve rekabetin sağlanması ilkelerine aykırı olduğu ve sözleşmenin imzalanmasında kamu yararı bulunmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle ihalenin iptal edildiği, İdari Şartname’nin idare tarafından hazırlandığı dikkate alındığında, ihale davacı üzerinde bırakıldıktan sonra idarece öngörülmesi beklenilemeyen bir durumun da ortaya çıkmadığı açıktır.
Dava konusu olayda, klasik anlamda ihalenin iptali işleminden söz edilemeyeceği, zira ihale kararının onaylanıp davacının sözleşme imzalamaya davet edilmesi aşamasına gelindikten sonra ihalenin 2886 sayılı Kanun’un 31. maddesi uyarınca onaylanmaması değil, idari işlemin geri alınması durumunun oluştuğu; idari işlemlerin ancak açık hata veya ilgilinin hilesi durumda geri alınabileceği, dava konusu olayda ise idarenin açık hatasından veya ilgilinin hilesinden de bahsetmenin mümkün olmadığı göz önüne alındığında, İdari Şartname’nin ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle tesis edilen işlemlerde hukuk devletinde idareden beklenen, açık ve güvenilir olma yükümlülüğü ile hukuki güvenlik ilkesine uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının bozulmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşü ile karara katılmıyorum.