Danıştay Kararı 13. Daire 2020/288 E. 2022/4611 K. 06.12.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/288 E.  ,  2022/4611 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/288
Karar No:2022/4611

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gençler Spor Kulubü Derneği
(… Belediyesi Spor Kulubü Derneği)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana ili, Yüreğir ilçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı mülkiyeti davalı idareye ait taşınmazların arasında bulunan 2 adet halı sahanın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca pazarlık usulüyle 10 yıllığına kiralanmasına yönelik Yüreğir Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı işleminin iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı encümen kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Yüreğir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararına istinaden Yüreğir Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı kararları ile dava konusu taşınmazların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca pazarlık usulüyle 10 yıllığına kiraya verilmesine karar verildiği, taşınmazların muhammen bedelinin yıllık 24.000,00-TL olarak belirlendiği, taşınmazların kiralanmasına ilişkin ihaleye 3 istekli katıldığı, dava dışı … Spor Kulubü Derneği tarafından 24.175,00-TL; dava dışı Karşıyaka … Spor Kulübü Derneği tarafından 24.325,00-TL; davacı tarafından ise 24.500,00-TL tutarlı teklifler verildiğinin ve ihalenin davacı uhdesinde bırakıldığının 1. ve 2. zabıt isimli belgeler düzenlenerek tespit edildiği, ihalenin 15/03/2017 tarihinde ita amirince onaylandığı, 14/04/2017 tarihinde davalı idare ile ihale uhdesinde kalan davacı arasında kira sözleşmesinin imzalandığı;
2886 sayılı Kanun’da öngörülen kullanışlarının özelliği, idareye yararlı olması ve ivedilik şartlarının oluşmaması nedeniyle ihalenin pazarlık usulü ile yapılmasının olanaklı olmadığı, ihale kapsamında alınan tekliflerin birbirine yakın olmasına rağmen yalnızca Yüreğir Belediye Spor Kulubünden ek teklif alındığı, sadece iki isteklinin katıldığı ihalede sunulan tekliflerin tahmini bedele oldukça yakın olduğu, ihale konusu taşınmazın şehir merkezinde bulunduğu, sağlıklı fiyat yarışması sağlanamayan ihaleden beklenen kamu yararının elde edilemediği, bir kamu malının satışından mümkün olduğunca yüksek gelir elde edilmesinin kamunun yararına olacağı, muhammen bedelin aşıldığı durumlarda dahi söz konusu taşınmazın daha yüksek bir fiyata satılabileceğinin anlaşılması ve kamu yararı dışında subjektif nedenlerle hareket edildiğinin davacı tarafından ortaya konulamaması hâlinde takdir yetkisinin ihalenin iptal edilmesi yolunda kullanılmasının hukuka aykırı sayılamayacağı, bu itibarla, ihalenin ve davacı şirketle imzalanan kira sözleşmesinin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, çocukların ve gençlerin sportif faaliyetler yürütmelerini sağlamak üzere çalışan bir dernek oldukları, bu kapsamda futbol, judo ve güreş gibi spor dallarında yaz okulları düzenledikleri, ihale konusu alana bu nedenle ihtiyaç duydukları, 5393 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca mahalli idarelerin spor kulüplerini destekleme görevi olduğu, iptaline karar verilen ihalenin 2886 sayılı Kanun’da öngörülen usule uygun olarak gerçekleştirildiği, ihalenin iptaline ve kira sözleşmesinin geçersiz kılınmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak yapılan ihalenin iptaline yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu taşınmazların kamu yararı amacına uygun olarak yeniden değerlendirileceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ :
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun ihale usullerinin sayıldığı 35. maddesinde, bu Kanunun 1. maddesinde yazılı işlerin ihalelerinde uygulanacak usuller arasında “pazarlık” usulü de sayılmış, 50. maddesinde ise, pazarlık usulünde ihalenin usul ve esasları düzenlenmiştir.
Anılan Kanun’un 51. maddesinde pazarlık usulünün uygulanacağı işler 17 bent halinde sayılmış, (g) bendinde ise, kullanışlarının özelliği, idarelere yararlı olması veya ivediliği nedeniyle kapalı veya açık teklif yöntemleriyle ihalesi uygun görülmeyen, Devletin özel mülkiyetindeki taşınır ve taşınmaz malların kiralanması, trampası ve mülkiyetin gayri aynî hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiralanması ve mülkiyetin gayri aynî hak tesisinin pazarlık usulüyle yapılabileceği kurala bağlanmıştır.
Geri alma, bir idari işlemin yapıldığı andan itibaren hukuk aleminden çıkarılması amacını taşır. Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak idarenin; hukuka aykırı olan idari işlemlerini geri almak suretiyle hukuka uygunluğu sağlaması gerekir. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hukuka aykırı işlemlerini geri almaya yetkili olan idarenin, dava açma süresi geçtikten sonra açık hataya düşerek tesis ettiği idarî işlemleri geri alması mümkün bulunmaktadır.
Hatalı idarî işlemlerin geri alınmasına ilişkin Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararlarının devlet memurlarının intibak ve terfi işlemlerine özgü olarak alındığı görülmekle birlikte, esasında söz konusu kararlarda belirtilen ilkelerin genel ilkeler olduğu, hukuka aykırı idarî işlemlere dayalı olarak elde edilen kazanımların geri alınıp alınamayacağına ilişkin bu ilke ve yaklaşımların her somut olayın özelliği de dikkate alınmak suretiyle tatbik sahası bulabileceği açıktır. Ayrıca, mevzuat hükmünün yoruma ihtiyaç göstermeyecek kadar açık olduğu, idare edenlerin kasıt ya da ihmal içinde olmadıkları sürece hükmü uygularken hataya düşmelerinin beklenemeyeceği hâllerde, maddî olaya ve mevzuatın açık hükmüne aykırı davranılmış ve bu durum da işlemi bariz bir şekilde sakatlamış ise idarenin açık hatasından bahsedilebilecektir.
Dosyanın incelenmesinden, tapuda davalı Belediye adına tescilli bulunan uyuşmazlık konusu taşınmazlar üzerinde bulunan 2 adet halı sahanın, Yüreğir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararına istinaden Yüreğir Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı kararları ile 2886 sayılı Kanun’un 51. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca pazarlık usulüyle 10 yıllığına kiraya verilmesi için yapılan ihalenin davacının uhdesinde kaldığı ve davacı ile 14/04/2017 tarihinde sözleşme imzalandığı, ancak, Yüreğir Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı kararı ile, 2886 sayılı Kanun’un 51. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca pazarlık usulüyle yapılabilmesi için gereken şartların bulunmadığı gerekçesiyle ihalenin iptaline ve davacı şirketle imzalanan kira sözleşmesin feshine karar verildiği görülmektedir.
Devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olan belediyelerin mülkiyetindeki taşınmazların “Devletin özel mülkü” olan veya “Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki” yerlerden olmadığı açık olup, tapuda adlarına tescilli olan belediyelere ait taşınmazların 2886 sayılı Yasa’nın 51. maddesinin (g) bendi kapsamında kiralanması, trampası ve mülkiyetin gayri aynî hak tesisi yoluyla devri olanaklı değildir.
Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, mülkiyeti davalı Belediyeye ait olan uyuzmazlık konusu taşınmazların 2886 sayılı Kanun’un 51/g maddesi uyarınca kiralanmasına ilişkin ihalenin anılan Kanun’a açıkça aykırı olması nedeniyle “açık hata” kapsamında gerçekleştirildiği ve idare tarafından geri alınabileceği anlaşıldığından, söz konusu ihalenin iptali ile davacı ile imzalanan sözleşmenin feshine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 06/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.