Danıştay Kararı 13. Daire 2016/475 E. 2022/4603 K. 06.12.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/475 E.  ,  2022/4603 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/475
Karar No : 2022/4603

DAVACI : …Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : 1) 03/01/2014 tarih ve 28871 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği’nin “Yatırımcı İlişkileri Bölümü” başlıklı 11. maddesinin ikinci fıkrası ile i-SPK.17.4. sayılı İlke kararında belirtilen nitelikleri haiz yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisinin süresi içerisinde görevlendirilmediğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 103. maddesi uyarınca 308.408,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … günlü … sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının,
2) Kurul kararının dayanağı II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği’nin “Yatırımcı İlişkileri Bölümü” başlıklı 11. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Kanun koyucunun 6362 sayılı Kanun’un 17. maddesi ile Kurul’a verdiği düzenleme yetkisinin anılan maddenin birinci fıkrasında belirtilen durumlarla sınırlı olduğu, Kurul’un söz konusu yetkisini kanunda belirtilen amaç çerçevesinde ve bu amaçla sınırlı olarak kullanmak zorunda olduğu, Anayasa’nın 124. maddesi ile 6362 sayılı Kanun’un 17/1. maddesinin, kanun kapsamındaki şirketlere personel istihdamı zorunluluğu getirme konusunda Kurul’u yetkili kılmadığı, kaldı ki Tebliğ’in 1 numaralı ekinde getirilen diğer düzenlemeler ve yükümlülüklere bakıldığında Tebliğ’in 11. maddesinin ikinci fıkrasına gerek bulunmadığı, Tebliğ’deki düzenlemelerle şirketlerde kurumsal yönetimin geniş bir şekilde denetlenmesi öngörülmüşken dava konusu düzenleme ile yatırımcı ilişkileri bölümünde lisanslı yönetici istihdamı zorunluluğunun getirilmiş olmasının yasal dayanaktan yoksun olduğu kadar abesle iştigal olduğu, dava konusu düzenleme kanuna aykırı olmasına rağmen lisanslı eleman temini için sürekli girişimlerde bulunulduğu, ancak aranan nitelikteki elemanın bulunamadığı, hatta bu lisanslı elemanların bir listesi mevcut ise Kurul’dan listenin bildirilmesinin talep edildiği, kurumsal şirketlere çeşitli kademeler için yönetici temin eden ciddi kuruluşlar ile anlaşmalar yaparak Tebliğ’in istediği nitelikte lisanslı yönetici temini için sürekli arayış içerisinde olunduğu, uygun eleman bulunamadığı için de zaman zaman Kurul’a başvurarak sürenin uzatılmasının talep edildiği, lisans alınmasına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği tebliğ incelendiğinde, gerek adayların niteliği gerekse sınav konu ve şartlarının oldukça düşük olması, Kurulda belli bir süre çalışanların sınavsız ve şartsız lisanslı kabul edilmelerine rağmen lisans hakkı olan Kurul çalışanlarının da görevlerinden nadiren ayrılmaları, ayrıca bulunabilen adayların da şirketteki ücret dengelerini tümden bozacak derecede yüksek ücret talep etmelerinin Kurul’un istediği lisanslı yönetici teminini zorlaştırdığı, Kurulca bu zorluklar göz önünde bulundurularak alınan ilke kararı ile gerekli lisans şartını sağlayan kişilerin 3. grupta yer alan en fazla beş şirkette çalışmasına izin verilmiş ise de, eleman teminindeki zorlukların yine devam ettiği ve uzun süren arayışlardan sonra ancak Ocak 2016’da eleman temin edilerek sözleşme imzalandığı, dava konusu düzenlemenin kanuna ve kanun koyucunun iradesine aykırı olmakla kalmayıp uygulanmasına imkân verecek insan kaynağının mevcut olmaması, zorlukla bulunan adayların kurumlarda ücret dengesini bozacak ücret talepleri nedeniyle de kamu düzenine ve kanun koyucunun iradesine aykırı olduğu, idari para cezasının üst sınırdan uygulanmasına ilişkin hiçbir gerekçe gösterilmediği, Kurul’un gerek lisans düzeyi ve gerekse tam gün yerine kısmi süreli istihdam imkânı getiren ilke kararı sayesinde aradığı lisanslı elemanı istihdam etmek suretiyle kurumsal yönetim ilkesine uyum sağladığının 27/01/2016 tarihli açıklamasından da anlaşıldığı, böylece yanlış ve haksız bir gerekçe ile süre uzatım talebinin reddi yerine kabulü hâlinde bu süre içinde lisanslı eleman istihdamı sağlanmış olacağından idari para cezası uygulanmasına gerek kalmayacağı, süre uzatım talebinin reddinden itibaren 4 ay geçmeden yeni ilke kararı ile şartların hafifletilmesinden faydalanılarak lisanslı yönetici istihdam edildiği, halka açıklık oranının %0,54 olup çok düşük olduğu, atamanın yapılmamasından herhangi bir yatırımcı veya kişinin herhangi bir zarara uğramadığı gibi, uğradığına ilişkin hiçbir şikâyet veya yakınma söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Kurumsal Yönetim Tebliği’nin Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında şirketlere Tebliğ’in 11. maddesine uyum sağlanması konusunda 30/06/2014 tarihine kadar süre verildiği, 27/02/2015 tarihli İlke kararıyla ise şirketlerin en geç 30/06/2015 tarihine kadar uyum sağlamaları gerektiğine karar verildiği, Kurul’un kurumsal yönetim ilkeleri konusunda düzenleme yapma ve halka açık şirketlerin çalışanlarının yeterliliklerini belirleme yetkisini haiz olduğu, kurumsal yönetimin her kurumun faaliyetleri esnasında bir değer yaratması, bu değer yaratma süreci içinde yer alan tarafların sürece en etkin ve verimli şekilde iştirak etmeleri ve bunun sonucunda ortaya çıkan değerin hakkaniyete uygun bir şekilde paylaşılmasını teminat altına alacak mekanizmaların oluşturulması, kontrolü ve muhafazasıyla ilgili bir kavram olduğu, gerek ulusal gerek uluslararası organizasyonların bu konudaki çalışmalarını hızlandırmış olduğu, dünya ekonomisinde yaşanan gelişmelerin dinamik bir süreç olan kurumsal yönetim ilkeleri ile ilgili değişikliklere mümkün olan en kısa sürede intibak etme gereğini her zamankinden daha fazla hissettirdiği, özellikle borsada işlem gören şirketlerin belli niteliği haiz olanlarının belirli ölçülerde uyma zorunluluğu getirilmesinin hatta bunlara uymaya zorlayıcı bazı tedbirlerin alınmasının ülkemiz şirketlerini finansal kriz ortamında uluslararası boyutta rekabet edebilecek düzeye getirmek bakımından önemli bir adım olduğu, yatırımcıların yanı sıra ortaklıkların da menfaatlerinin gözetilmesi açısından büyük önem arz eden ilkeler olduğu, 6362 sayılı Kanun’un 17. maddesinin kurumsal yönetim ilkeleri konusunda kararlar almaya Kurul’u açıkça yetkili kıldığı, maddede herhangi bir sınırlı amaca yer verilmediği, Kanun’un 128. maddesinin birinci fıkrasıyla Kurul’un halka açık ortaklıklarda görev alacak kişilerin meslek eğitimi, yeterliliği ve mesleki ehliyetlerini gösterir sertifika verilmesine ilişkin esasları belirlemekle açıkça yetkili kılındığı, Tebliğ’in 11. maddesi ile 1 numaralı ekinde yer alan ilkelerin birbirinin muadili olmayıp bağlantılı ve birbirini tamamlayıcı nitelikte hükümler olduğu, yatırımcı ilişkileri bölümünün ortaklığın adeta yatırımcılara bakan yüzü niteliğinde olup Kurulca özel önem atfedilerek bu birimin işlerinin ehli kişilerce yürütülmesinin istenildiği, şirket yönetim kuruluna ilişkin getirilen kurumsal yönetim ilkeleri ile yönetim kuruluna rapor sunmakla yükümlü olan yatırımcı ilişkileri bölümüne ilişkin getirilen düzenlemelerin birbirinin yerine geçebilecek nitelikte olmadığı, aksine birbirini tamamladığı, Tebliğ’de ağır şartlar arandığı iddiasının yerinde olmadığı, zira 3. grupta yer alan şirketlere lisans şartları konusunda kolaylık sağlanarak en düşük seviyedeki lisansa sahip olan kişilerin atanmasına imkân sağlandığı, 2015 tarihli ilke kararıyla da şirkette tam zamanlı çalışma zorunluluğunun kaldırılarak 3. gruptaki beş şirkette çalışılabilmesinin önünün açıldığı, ücretlerin yüksekliğinin atama yapılmamasına gerekçe gösterilemeyeceği, davacının 30/06/2015 tarihine kadar süre tanınmasına rağmen atamayı gerçekleştirmediği, halka açıklık statüsünde kalmanın davacı şirketin kendi tercihinde olduğu, gerekli işlemleri yerine getirerek kapsamdan çıkmasının mümkün bulunduğu, Tebliğ’in yürürlük tarihinden savunma talep edilen tarihe kadar yaklaşık 19 aylık gibi uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen davacı tarafından görevlendirme yapılmadığı, idari para cezasının miktarını tayin etmenin Kurul’un yetkisi dahilinde olduğu, ceza uygulanmasının şikâyete bağlı olmayıp yatırımcıların zarara uğratılması şartının da aranmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’UN DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı … Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında, 03/01/2014 günlü, 28871 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği’nin “Yatırımcı İlişkileri Bölümü” başlıklı 11. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen nitelikleri haiz yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisinin süresi içinde atanmaması nedeniyle, idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü … sayılı işlem ve bu işleme dayanak gösterilen, Sermaye Piyasası Kurulu’nun 03/01/2014 günlü, 28871 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği’nin “Yatırımcı İlişkileri Bölümü” başlıklı 11. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemi ile açılmıştır.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Kurumsal yönetim ilkeleri” başlıklı 17. maddesinde, “(1) Halka açık ortaklıklarda kurumsal yönetim ilkeleri ile kurumsal yönetim uyum raporlarının içeriğine, yayımlanmasına, ortaklıkların kurumsal yönetim ilkelerine uyumlarının derecelendirilmesine ve bağımsız yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir. Kurul bu yetkilerini halka açık şirketler arasında haksız rekabet ile sonuçlanmayacak şekilde ve eşit koşullardaki şirketlere eşit kuralların uygulanması prensibini göz önünde bulundurarak kullanır.
(2) Kurul, payları borsada işlem gören halka açık ortaklıkların, niteliklerine göre, kurumsal yönetim ilkelerine kısmen veya tamamen uymalarını zorunlu tutmaya, buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye, verilen süre içinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmemesi hâlinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmesini sağlayacak kararları almaya ve buna ilişkin işlemleri resen yapmaya, herhangi bir süre vermemiş olsa dahi uyum zorunluluğuna aykırı işlemlerin hukuka aykırılığının tespiti veya iptali için her türlü teminattan muaf olarak ihtiyati tedbir istemeye, dava açmaya, açılan davada uyum zorunluluğunun yerine getirilmesi sonucunu doğuracak şekilde karar alınmasını istemeye, bu işlemlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. …” hükmü yer almaktadır.
Söz konusu hüküm ile, davalı idare, halka açık ortaklıklarda kurumsal yönetim ilkelerinin içeriğinin belirlenmesine ve söz konusu ortaklıkların niteliklerine göre kurumsal yönetim ilkelerine kısmen veya tamamen uymalarını zorunlu tutmaya, buna ilişkin usul ve esaslarını belirlemeye ve verilen süre içinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmemesi halinde, uyum zorunluluğunun yerine getirilmesini sağlayacak kararları almaya yetkili kılınmıştır.
Yine aynı Kanun’un “Kurul’un görev ve sorumlulukları” başlıklı 128. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, “Halka açık ortaklıklarda görev alacaklar, sermaye piyasası kurumlarının yönetici ve diğer çalışanlarının mesleki eğitimi, mesleki yeterliliği ve mesleki ehliyetlerini gösterir sertifika verilmesine ilişkin esasları belirlemek, bu amaçlarla merkez veya şirket kurmak ve bunların faaliyet usul ve esaslarını belirlemek” hükmü yer almaktadır.
Söz konusu maddeden anlaşılacağı üzere, davalı idare, halka açık ortaklıklarda görev alacak kişilerin, mesleki eğitimi, yeterliliği ve mesleki ehliyetlerini gösterir sertifika verilmesine ilişkin esasları belirleme konusunda yetkilendirilmiştir.
03/01/2014 tarih ve 28871 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği’nin “Yatırımcı İlişkileri Bölümü” başlıklı 11. maddesinin 2. fıkrasında, “Yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisinin “Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey Lisansı” ve “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Uzmanlığı Lisansı”na sahip olması, ortaklıkta tam zamanlı yönetici olarak çalışıyor olması ve kurumsal yönetim komitesi üyesi olarak görevlendirilmesi zorunludur. Şu kadar ki, menkul kıymet yatırım ortaklıklarında söz konusu personelin ortaklıkta tam zamanlı olarak çalışması zorunlu değildir. Yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisinin ve bu bölümde görev alan asgari bir kişinin adı, soyadı ve iletişim bilgileri ile bu bilgilerde meydana gelen değişiklikler Kurulun özel durumlara ilişkin düzenlemeleri çerçevesinde KAP’ta yayımlanır. Bölüm yöneticisinin görevinden ayrılması durumunda 30 gün içerisinde yeni bir kişinin görevlendirilmesi zorunludur.” ibaresi yer almaktadır.
Söz konusu Tebliğ hükümleri kapsamında, kurumsal yönetim ilkelerinden zorunlu olarak uygulanacak olanların belirlenmesi ve gözetiminde, payları … AŞ. (…), Ulusal Pazar, İkinci Ulusal Pazar ve Kurumsal Ürünler Pazarında işlem gören halka açık ortaklıkların sistemik önemlerine göre piyasa değerleri ve fiili dolaşımdaki paylarının piyasa değerleri dikkate alınarak, dahil oldukları grupların … tarih ve … sayılı davalı idare bülteninde ilan edildiği ve davacı şirketin üçüncü grup şirketler arasında yer aldığı, bu nedenle Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 11/4 hükmü uyarınca, davacı şirketin yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisinin, 2. fıkrada belirtilen “Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey Lisansı” ve “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Uzmanlığı Lisansı”nın herhangi birine veya sadece “Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey Lisansı”na sahip olmasının yeterli olduğu düzenlemesi yapılmıştır.
Görüldüğü üzere, ortaklıklar tarafından uygulanacak kurumsal yönetim ilkeleri ve ilişkili taraf işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla düzenlenen ve dayanağı olarak belirtilen, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 17. maddesine uygun bir düzenlemeye sahip olan II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği’nin “Yatırımcı İlişkileri Bölümü” başlıklı 11. maddesinin 2. fıkrasında hukuka aykırı bir duruma rastlanılmamıştır.
Davacı şirketin, idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü … sayılı işlemin iptali talebine gelince;
Olayda, davacı şirket tarafından yatırım ilişkileri bölümü oluşturularak, Tebliğ’de belirtilen nitelikleri haiz bir yöneticinin görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, tebliğ ile bu görevlendirmenin yapılabilmesi için, davacı şirkete Tebliğ’in yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yaklaşık 6 aylık bir süre verildiği, bu sürenin bitiminden sonra borsa şirketlerinin durumunun değerlendirildiği 27/02/2015 tarihine kadar da herhangi bir atama yapılmadığı hususunun tespit edildiği, bunun üzerine davacı şirkete 4 aylık ek bir süre tanındığı, buna rağmen söz konusu atamanın gerçekleştirilmemesi neticesi davaya konu edilen işlemin tesis edildiği açık olup, hukuka uygun olduğu belirtilen Tebliğ hükmüne dayanılarak tesis edilen idari para cezası işleminde de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ:
Davacı … Sanayi ve Ticaret A.Ş. %0,54 hissesi halka arza edilmiş, sermaye piyasası mevzuatına tâbi halka açık anonim ortaklıktır.
Sermaye Piyasası Kurulu’nca, ortaklıklar tarafından uygulanacak kurumsal yönetim ilkeleri ve ilişkili taraf işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla, 6362 sayılı Kanun’un 17. maddesine dayanılarak II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği hazırlanmış ve Tebliğ 03/01/2014 tarih ve 28871 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiş olup, davacı Tebliğ’in 5. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine göre, birinci ve ikinci gruba dahil olan ortaklıklar dışında kalan, payları Ulusal Pazar, İkinci Ulusal Pazar ve Kurumsal Ürünler Pazarında işlem gören diğer ortaklıklar olarak ifade edilen üçüncü grup ortaklıklardandır.
Tebliğ’in 11. maddesinde ortaklıkların yatırımcı ilişkileri bölümü oluşturması öngörülmüş ve buna ilişkin usul ve esaslara yer verilmiş, dava konusu 11. maddenin ikinci fıkrasında ise, “Yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisinin “Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey Lisansı” ve “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Uzmanlığı Lisansı”na sahip olması, ortaklıkta tam zamanlı yönetici olarak çalışıyor olması ve kurumsal yönetim komitesi üyesi olarak görevlendirilmesi zorunludur. Şu kadar ki, menkul kıymet yatırım ortaklıklarında söz konusu personelin ortaklıkta tam zamanlı olarak çalışması zorunlu değildir. Yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisinin ve bu bölümde görev alan asgari bir kişinin adı, soyadı ve iletişim bilgileri ile bu bilgilerde meydana gelen değişiklikler Kurul’un özel durumlara ilişkin düzenlemeleri çerçevesinde KAP’ta yayımlanır. Bölüm yöneticisinin görevinden ayrılması durumunda 30 gün içerisinde yeni bir kişinin görevlendirilmesi zorunludur.” kuralına yer verilerek Geçici 1. maddede 30/06/2014 tarihine kadar ortaklıkların söz konusu 11. maddeye uyum sağlamalarının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Tebliğ’in 11. maddesi çerçevesinde gerekli olan Yatırımcı İlişkileri Bölümü’nün oluşturulmasına ilişkin borsa şirketlerinin durumunun değerlendirildiği … günlü … sayılı Kurul toplantısında alınan i-SPK.17.4 sayılı İlke kararı ile, “1)II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 11. maddesinin, Tebliğ çerçevesinde gerekli lisans şartını sağlayan bir kişinin … b) Aynı şirketler grubu içerisinde yer alma şartı aranmaksızın, Tebliğ uyarınca belirlenen üçüncü grupta yer alan en fazla beş şirkette yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisi olarak görev alabilmesi şeklinde uygulanmasına, 2) Şirketlerin işbu karar ile belirlenen esaslara en geç 30/06/2015 tarihine kadar uyum sağlamaları gerektiğine” karar verilmiştir.
Devamında Kurulca yapılan inceleme sonucunda yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisini görevlendirmediği tespit edilen ortaklıkların durumunun değerlendirildiği … günlü … sayılı Kurul toplantısında, diğer hususların yanı sıra davacının da aralarında bulunduğu ortaklıklardan 6362 sayılı Kanun’un 103 ve 105. maddeleri çerçevesinde yapılacak işleme esas teşkil etmek üzere savunma istenilmesine karar verilmiş, bu kapsamda … tarih ve … sayılı yazıyla davacıdan savunma istenilmiştir.
Davacı tarafından 06/11/2015 tarihinde Kurul kayıtlarına giren dilekçeyle, Tebliğ’in aradığı nitelikleri haiz adaylar ile görüşmelerinin devam ettiği, Kurul ve insan kaynakları hizmeti sunan özel kuruluşlar nezdinde, bu nitelikleri haiz adaylara ilişkin bir referans kaynak olmaması sebebiyle bu göreve uygun bir adayın henüz bulunamadığı, en kısa sürede istihdamı için gerekli tüm özen ve gayretin gösterilmekte olduğu, Kurul’un bilgisi dahilinde bu konu ile ilgili olarak başvurabileceği bir referans kaynak varsa bildirilmesi ve istihdam için süre verilmesi talep edilmiştir.
Davacı ve diğer ortaklıklar tarafından sunulan savunmanın değerlendirilmesi sonucunda … günlü … sayılı Kurul kararıyla, “… 1) a) Savunma talep edilen şirketlerin Tebliğ hükümleri çerçevesinde üçüncü grupta yer almasından dolayı Tebliğ’in 11. maddesinde sayılan en düşük seviyede lisans (Düzey 1) veya Kurumsal Yönetim Lisansı şartını sağlayan kişilerin yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisi olarak istihdam edilebilmesi,
B) i-SPK.17.4. Sayılı İlke kararı ile üçüncü grupta yer alan söz konusu şirketler için yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisinin tam zamanlı olarak şirket bünyesinde çalışması zorunluluğu ortadan kaldırılmış olmasından dolayı anılan ilke kararı çerçevesinde dışarıdan hizmet alımı şeklinde söz konusu pozisyonun oluşturulmasının mümkün olması,
C) Tebliğ’in yürürlük tarihinden şirketlerden savunma talep edilene kadar 19 aylık gibi uzun bir sürenin geçmiş olması ve
D) Söz konusu süre zarfında şirketlerin birçok kez bilgilendirilmiş olduğu,
Hususları dikkate alındığında Tebliğ ve i-SPK.17.4 sayılı İlke kararında belirtilen nitelikleri haiz yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisini verilen süre içerisinde görevlendirmemesi nedeniyle … ve … Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin her biri için 6362 sayılı Kanun’un 103. maddesi uyarınca 2015 yılı için verilebilecek idari para cezasının üst sınırı olan 308.408,00-TL tutarında idari para cezası uygulanmasına, … 3) Söz konusu düzenlemeye uyum için Kurulumuzdan ek süre talep eden … Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin talebinin … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile anılan şirkete 30/06/2015 tarihine kadar ek süre verildiği dikkate alınarak olumsuz karşılanmasına, …” karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından idari para cezası uygulanmasına ilişkin söz konusu Kurul kararı ile dayanağı Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 11. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun’un amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir.”; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “(1) Sermaye piyasası araçları, bu araçların ihracı, ihraççılar, halka arz edenler, sermaye piyasası faaliyetleri, sermaye piyasası kurumları, borsalar ile sermaye piyasası araçlarının işlem gördüğü diğer teşkilatlanmış piyasalar, piyasa işleticileri, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, merkezî takas kuruluşları, merkezî saklama kuruluşları, Merkezî Kayıt Kuruluşu ve Sermaye Piyasası Kurulu bu Kanun hükümlerine tabidir. Halka açık olmayan anonim ortaklıkların halka arz edilmeyen pay ihraçları, bu Kanun kapsamı dışındadır. …”;
“Kurumsal yönetim ilkeleri” başlıklı 17. maddesinde, “(1) Halka açık ortaklıklarda kurumsal yönetim ilkeleri ile kurumsal yönetim uyum raporlarının içeriğine, yayımlanmasına, ortaklıkların kurumsal yönetim ilkelerine uyumlarının derecelendirilmesine ve bağımsız yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir. Kurul bu yetkilerini halka açık şirketler arasında haksız rekabet ile sonuçlanmayacak şekilde ve eşit koşullardaki şirketlere eşit kuralların uygulanması prensibini göz önünde bulundurarak kullanır.

(2) Kurul, payları borsada işlem gören halka açık ortaklıkların, niteliklerine göre, kurumsal yönetim ilkelerine kısmen veya tamamen uymalarını zorunlu tutmaya, buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye, verilen süre içinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmemesi hâlinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmesini sağlayacak kararları almaya ve buna ilişkin işlemleri resen yapmaya, herhangi bir süre vermemiş olsa dâhi uyum zorunluluğuna aykırı işlemlerin hukuka aykırılığının tespiti veya iptali için her türlü teminattan muaf olarak ihtiyati tedbir istemeye, dava açmaya, açılan davada uyum zorunluluğunun yerine getirilmesi sonucunu doğuracak şekilde karar alınmasını istemeye, bu işlemlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
(3) Halka açık ortaklıkların, ilişkili tarafları ile gerçekleştirecekleri Kurulca belirlenecek nitelikteki işlemlere başlamadan önce, yapılacak işlemin esaslarını belirleyen bir yönetim kurulu kararı almaları zorunludur. Söz konusu yönetim kurulu kararlarının uygulanabilmesi için bağımsız yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun onayı aranır. Bağımsız yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun söz konusu işlemi onaylamaması hâlinde, bu durum işleme ilişkin yeterli bilgiyi içerecek şekilde kamuyu aydınlatma düzenlemeleri çerçevesinde kamuya duyurulur ve işlem genel kurul onayına sunulur. Söz konusu genel kurul toplantılarında, işlemin tarafları ve bunlarla ilişkili kişilerin oy kullanamayacakları bir oylamada karar alınır. Bu maddenin genel kurul toplantısında görüşülmesinde, toplantı nisabı aranmaz, oy hakkı bulunanların basit çoğunluğu ile karar alınır. Bu fıkrada belirtilen esaslara uygun olarak alınmayan yönetim kurulu ve genel kurul kararları geçerli sayılmaz.
(4) Halka açık ortaklıklar gerek bu maddede gerekse 6102 sayılı Kanun’un 1524. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş yükümlülüklerini MKK tarafından sağlanan elektronik ortam vasıtasıyla da yerine getirebilirler.
(5) Bu maddenin halka açık bankalar hakkında uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun uygun görüşü alınmak suretiyle belirlenir.”;
“Genel esaslar” başlıklı 103. maddesinin birinci fıkrasında, “(1) Bu Kanun’a dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket eden kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, yükümlülüğe aykırılık dolayısıyla menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz. …”;
“İdari para cezalarının uygulanması” başlıklı 105. maddesinde, “(1) İdari para cezalarının uygulanmasından önce ilgilinin savunması alınır. Savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde savunma verilmemesi hâlinde, ilgilinin savunma hakkından feragat ettiği kabul edilir.
(2) Bu Kanun’da tanımlanan kabahatlerden birinin idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi hâlinde, ilgili hükme göre, ilgili gerçek veya tüzel kişiye bir idari para cezası verilir ve verilecek ceza iki kat artırılır. Ancak, bu kabahatin işlenmesi suretiyle bir menfaat temin edilmesi veya zarara sebebiyet verilmesi hâlinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaat veya zararın üç katından az olamaz. …
“;
“Kurul’un görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 128. maddesinde, “(1) Kurul’un görev ve yetkileri şunlardır: … f) Halka açık ortaklıklarda görev alacaklar, sermaye piyasası kurumlarının yönetici ve diğer çalışanlarının mesleki eğitimi, mesleki yeterliliği ve mesleki ehliyetlerini gösterir sertifika verilmesine ilişkin esasları belirlemek, bu amaçlarla merkez veya şirket kurmak ve bunların faaliyet usul ve esaslarını belirlemek …” kuralına yer verilmiştir.
03/01/2014 tarih ve 28871 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde, “(1) Bu Tebliğ’in amacı ve kapsamı, ortaklıklar tarafından uygulanacak kurumsal yönetim ilkeleri ve ilişkili taraf işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
(2) Aşağıda sayılan ortaklıklar, bu Tebliğ’in kurumsal yönetim ilkelerine ilişkin İkinci Bölümünde yer alan hükümlerine tâbi değildir:
a) Payları borsada işlem görmeyen halka açık ortaklıklar.
b) Payları Ulusal Pazar, İkinci Ulusal Pazar veya Kurumsal Ürünler Pazarı dışındaki diğer pazar, piyasa veya platformlarında işlem gören ortaklıklar.
c) Paylarının ilk defa halka arzedilmesi ve/veya borsada işlem görmeye başlaması için Kurul’a başvuran/başvurulan ortaklıklardan; payları Ulusal Pazar, İkinci Ulusal Pazar veya Kurumsal Ürünler Pazarı dışındaki diğer pazar, piyasa veya platformlarında işlem görecek olanlar.
ç) 07/08/1989 tarih ve 89/14391 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara göre dışarıda yerleşik sayılan ortaklıklar.
(3) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen ortaklıklar, bu Tebliğ’in yatırımcı ilişkileri bölümüne ilişkin 11. maddesinde yer alan hükümlerine tâbi değildir.
(4) İkinci fıkranın (a) bendinde belirtilen ortaklıklar, bu Tebliğ’in ilişkili taraf işlemlerine ilişkin Üçüncü Bölümü ile teminat, rehin, ipotek ve kefaletlere ilişkin 12. maddesinde yer alan hükümlere tâbi değildir. …”;
“Dayanak” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Tebliğ, 06/12/2012 tarih ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 17. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
“;
“Yatırımcı ilişkileri bölümü” başlıklı 11. maddesinde, “(1) Ortaklıklar ile yatırımcılar arasındaki iletişimi sağlayan yatırımcı ilişkileri bölümünün oluşturulması ve bu bölümün ortaklık
genel müdürü veya genel müdür yardımcısına ya da muadili diğer idari sorumluluğu bulunan yöneticilerden birine doğrudan bağlı olarak çalışması ve yürütmekte olduğu faaliyetlerle ilgili olarak en az yılda bir kere yönetim kuruluna rapor hazırlayarak sunması zorunludur.
(2) Yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisinin “Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey Lisansı” ve “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Uzmanlığı Lisansı”na sahip olması, ortaklıkta tam zamanlı yönetici olarak çalışıyor olması ve kurumsal yönetim komitesi üyesi olarak görevlendirilmesi zorunludur. Şu kadar ki, menkul kıymet yatırım ortaklıklarında söz konusu personelin ortaklıkta tam zamanlı olarak çalışmasızorunlu değildir. Yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisinin ve bu bölümde görev alan asgari bir kişinin adı, soyadı ve iletişim bilgileri ile bu bilgilerde meydana gelen değişiklikler Kurulun özel durumlara ilişkin düzenlemeleri çerçevesinde KAP’ta yayımlanır. Bölüm yöneticisinin görevinden ayrılması durumunda 30 gün içerisinde yeni bir kişinin görevlendirilmesi zorunludur.
(3) Yatırımcı ilişkileri bölümünün görevi, kamuya açıklanması kaydıyla çeşitli birimler tarafından da yerine getirilebilir. Bu hâlde, görevlerden en çoğundan sorumlu olan yönetici, yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisi olarak kabul edilir ve birinci fıkradaki görevler bu personel tarafından yerine getirilir.
(4) Bu Tebliğ uyarınca belirlenen üçüncü grupta yer alan ortaklıkların yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisinin, ikinci fıkrada belirtilen “Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey Lisansı” ve “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Uzmanlığı Lisansı”nın herhangi birine veya sadece ‘‘Sermaye Piyasası Faaliyetleri Temel Düzey Lisansı”na sahip olması yeterlidir.
(5) Yatırımcı ilişkileri bölümünün başlıca görevleri aşağıda yer almaktadır:
a) Yatırımcılar ile ortaklık arasında yapılan yazışmalar ile diğer bilgi ve belgelere ilişkin kayıtların sağlıklı, güvenli ve güncel olarak tutulmasını sağlamak.
b) Ortaklık pay sahiplerinin ortaklık ile ilgili yazılı bilgi taleplerini yanıtlamak.
c) Genel kurul toplantısı ile ilgili olarak pay sahiplerinin bilgi ve incelemesine sunulması gereken dokümanları hazırlamak ve genel kurul toplantısının ilgili mevzuata, esas sözleşmeye ve diğer ortaklık içi düzenlemelere uygun olarak yapılmasını sağlayacak tedbirleri almak.
ç) Kurumsal yönetim ve kamuyu aydınlatma ile ilgili her türlü husus da dahil olmak üzere sermaye piyasası mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesini gözetmek ve izlemek.
(6) Paylarının ilk defa halka arz edilmesi ve/veya borsada işlem görmeye başlaması için Kurula başvuran/başvurulan ortaklıkların, bu madde kapsamındaki yükümlülüklerini, paylarının borsada işlem görmeye başlaması tarihinden itibaren altı ay içerisinde yerine getirmeleri gerekir.
“;
“Geçiş süreci” başlıklı Geçici 1. maddesinde, “(1) Ortaklıkların 30/06/2014 tarihine kadar 11. maddeye uyum sağlaması zorunludur. …” kuralına yer verilmiştir.
Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunanlar İçin Lisanslama ve Sicil Tutmaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’in ekinde Kurumsal Yönetim Tebliği uyarınca üçüncü grupta yer alan halka açık ortaklıkların görevlendireceği yatırım ilişkileri bölümü yöneticisinin Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey 2 Lisansı veya Kurumsal Yönetim Derecelendirme Lisansına sahip olması gerektiği düzenlenmiştir.

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 11. maddesinin ikinci fıkrasının (Yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisinin “Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey Lisansı” ve “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Uzmanlığı Lisansı”na sahip olması, ortaklıkta tam zamanlı yönetici olarak çalışıyor olması ve kurumsal yönetim komitesi üyesi olarak görevlendirilmesi zorunludur. Şu kadar ki, menkul kıymet yatırım ortaklıklarında söz konusu personelin ortaklıkta tam zamanlı olarak çalışması zorunlu değildir. Yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisinin ve bu bölümde görev alan asgari bir kişinin adı, soyadı ve iletişim bilgileri ile bu bilgilerde meydana gelen değişiklikler Kurulun özel durumlara ilişkin düzenlemeleri çerçevesinde KAP’ta yayımlanır. Bölüm yöneticisinin görevinden ayrılması durumunda 30 gün içerisinde yeni bir kişinin görevlendirilmesi zorunludur.) incelenmesinden;
Sözlük anlamı ile “düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek” olarak tanımlanan “düzenleme”, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren bir içeriğe sahiptir.
İdare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile, kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. “Kural işlemler” (ya da diğer adıyla “genel düzenleyici işlemler”), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar getirmiş olması gerekmekte olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi zorunludur.
Düzenleyici kurumlar, ilgili bulundukları piyasada düzenleme ve denetleme görevi üstlenmekte olup, bu kuruluşların temel işlevi, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlarındaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini, birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemektir.
İdarelerin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları düzenleyici işlemler ile objektif bir şekilde düzenlemesi gerekmekte olup işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve kanunlarla çizilen çerçeve içinde takdir yetkilerini kullanmaları ve bu yetkilerini kullanırken kamu hizmetinin gereklerini ve kamu yararını göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.
6362 sayılı Kanun’un amacı, sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi olup, düzenleme alanı özellik arz ettiğinden görev alanına giren konularda Kurul’a, kanunların gösterdiği sınırlar içerisinde ve kamu yararı çerçevesinde kullanılabilecek, hukukun genel ilkelerine ve yazılı üst hukuk kurallarına uygun olarak yürürlüğe konulacak ikincil düzenlemeler ihdas edebilme yetkisini de barındıran takdir yetkisi tanınmış; anılan Kanun’un 17. maddesinde halka açık ortaklıklarda kurumsal yönetim ilkeleri ile kurumsal yönetim uyum raporlarının içeriğine, yayımlanmasına, ortaklıkların kurumsal yönetim ilkelerine uyumlarının derecelendirilmesine ve bağımsız yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin usul ve esasların Kurulca belirleneceği, Kurul’un bu yetkilerini halka açık şirketler arasında haksız rekabet ile sonuçlanmayacak şekilde ve eşit koşullardaki şirketlere eşit kuralların uygulanması prensibini göz önünde bulundurarak kullanacağı, Kurul’un payları borsada işlem gören halka açık ortaklıkların niteliklerine göre, kurumsal yönetim ilkelerine kısmen veya tamamen uymalarını zorunlu tutmaya, buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye, verilen süre içinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmemesi hâlinde uyum zorunluluğunun yerine getirilmesini sağlayacak kararları almaya ve buna ilişkin işlemleri resen yapmaya, herhangi bir süre vermemiş olsa dahi uyum zorunluluğuna aykırı işlemlerin hukuka aykırılığının tespiti veya iptali için her türlü teminattan muaf olarak ihtiyati tedbir istemeye, dava açmaya, açılan davada uyum zorunluluğunun yerine getirilmesi sonucunu doğuracak şekilde karar alınmasını istemeye, bu işlemlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.
Tebliğ’de Yatırımcı ilişkileri bölümünün başlıca görevleri, yatırımcılar ile ortaklık arasında yapılan yazışmalar ile diğer bilgi ve belgelere ilişkin kayıtların sağlıklı, güvenli ve güncel olarak tutulmasını sağlamak, ortaklık pay sahiplerinin ortaklık ile ilgili yazılı bilgi taleplerini yanıtlamak, genel kurul toplantısı ile ilgili olarak pay sahiplerinin bilgi ve incelemesine sunulması gereken dokümanları hazırlamak ve genel kurul toplantısının ilgili mevzuata, esas sözleşmeye ve diğer ortaklık içi düzenlemelere uygun olarak yapılmasını sağlayacak tedbirleri almak, kurumsal yönetim ve kamuyu aydınlatma ile ilgili her türlü husus da dahil olmak üzere sermaye piyasası mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesini gözetmek ve izlemek olarak sayılmıştır.
Kurulca kurumsal yönetimin, anonim ortaklıkların idaresinde ve faaliyetlerinde söz konusu topluluğun haklarını gözeten, kâr elde etme ve ortaklarına dağıtma ana unsuru ve amacını taşıyan geleneksel yapılarının yanında pay sahipleri dahil tüm menfaat sahiplerinin haklarının korunmasını ve bu çerçevede söz konusu menfaat grupları arasındaki ilişkilere dair kuralların düzenlenmesini hedefleyen bir anlayış olduğu, kurumsal yönetim ilkelerini dikkate alan, kendini buna göre yapılandıran ülkelerin uluslararası rekabette ayakta kalabileceği, kurumsal yönetim ilkelerini uygulayan şirketlerin daha düşük sermaye maliyetiyle performanslarının arttığı, krizlere daha hızlı cevap verebildikleri, kaynaklarını daha etkin kullandıklarının gözlemlendiği, ilkelere uyum sağlayan şirketlerin uluslararası piyasalardan yabancı sermaye temininde daha geniş imkânlara sahip olacağı, bunun ise bir yandan Türk sermaye piyasasının rekabet gücünü ve yabancı yatırımcıların piyasalarımıza olan güvenini artıracak, diğer yandan da kaynakların etkin kullanımı ile ülke refahının artmasına katkı sağlayacağı, özellikle küresel piyasaları etkisi altına alan son finansal krizin kurumsal yönetimin her düzeydeki önemini bir kere daha ortaya çıkardığı, kurumsal yönetimin her şeyden önce bir kurumun faaliyetleri esnasında bir değer yaratması, bu değer yaratma süreci içinde yer alan tarafların sürece en etkin ve verimli şekilde iştirak etmeleri ve bunun sonucunda ortaya çıkan değerin hakkaniyete uygun bir şekilde paylaşılmasını teminat altına alacak mekanizmaların oluşturulması, kontrolü ve muhafazasıyla ilgili olduğu, bu nedenle gerek ulusal gerek uluslararası organizasyonların bu konudaki çalışmalarını hızlandırdığı, ilkelerin yürürlüğe konulduğu ilk yıllarda bazılarının yasal düzenlemeye kavuşturulduğu, bazılarının ise borsalara kote olma şartları arasında düzenlendiği, dünya ekonomisinde yaşanan gelişmelerin dinamik bir süreç olan kurumsal yönetim ilkeleri ile ilgili değişikliklere mümkün olan en kısa sürede intibak etme gereğini her zamankinden daha fazla hissettirdiği, özellikle Borsada işlem gören şirketlerin belirli niteliği haiz olanlarının belirli ölçülerde uyma zorunluluğu getirilmesinin hatta bunlara uymaya zorlayıcı bazı tedbirlerin alınmasının ülkemiz şirketlerini finansal kriz ortamında uluslararası boyutta rekabet edebilecek düzeye getirmek bakımından önemli bir adım olduğu, bu kapsamda 6362 sayılı Kanun’un 17. maddesi ve davaya konu Kurumsal Yönetim Tebliği ile, özellikle payları Borsada işlem gören şirketlerden, belirlenen nitelikleri açısından diğerlerinden ayrılan gruplarda yer alanların, Kurul tarafından yayımlanan Kurumsal Yönetim İlkelerine uyumunun zorunlu hâle getirilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir.
Bu itibarla, Kurumsal Yönetim İlkelerinin amacı ile birlikte değerlendirildiğinde dava konusu düzenlemenin, Kurulca, kanunla verilen görev ve yetki çerçevesinde kurumsal yönetim ilkelerinin sağlanması amacına uygun olarak getirildiği anlaşıldığından, dava konusu düzenlenmede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
308.408,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … günlü … sayılı Kurul kararının incelenmesine gelince:
Dosyanın incelenmesinden, Tebliğ’in 03/01/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Geçici 1. maddesi ile 11. maddeye uyum sağlanması için 30/06/2014 tarihine kadar yaklaşık 6 aylık gibi bir süre verildiği, Kurulca Yatırımcı İlişkileri Bölümünün oluşturulmasına ilişkin borsa şirketlerinin durumunun değerlendirildiği toplantının 27/02/2015 tarihinde yapıldığı ve 30/06/2014 tarihinin üzerinden bu tarihe kadar yaklaşık 8 aylık bir süre geçtiği, söz konusu toplantıda şirketlerin mevzuata uyumu konusunda 30/06/2015 tarihine kadar ilave 4 ay kadar süre verildiği, 30/06/2015 tarihinde şirketlerden savunma istenildiği ve savunmaların değerlendirildiği 11/08/2015 tarihli toplantıya kadar da yaklaşık 40 günlük bir sürenin geçtiği, dolayısıyla davacı şirketten savunma talep edilen tarihe kadar yaklaşık 19 aylık bir süre geçtiği, ancak davacı şirket tarafından yatırımcı ilişkileri bölümü yöneticisinin görevlendirilmediğinin anlaşıldığı, davacı tarafından 06/11/2015 tarihli dilekçeyle, Tebliğ’in aradığı nitelikleri haiz adaylar ile görüşmelerinin devam ettiği, Kurul ve insan kaynakları hizmeti sunan özel kuruluşlar nezdinde, bu nitelikleri haiz adaylara ilişkin bir referans kaynak olmaması sebebiyle bu göreve uygun bir adayın henüz bulunamadığı, en kısa sürede istihdamı için gerekli tüm özen ve gayretin gösterilmekte olduğu, Kurul’un bilgisi dahilinde bu konu ile ilgili olarak başvurabileceği bir referans kaynak varsa bildirilmesi ve istihdam için süre verilmesinin talep edildiği iddia edilmiş ise de, Kurumsal Yönetim Tebliği uyarınca üçüncü grupta yer alan davacı şirketin yatırım ilişkileri bölümü yöneticisinin Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey 2 Lisansı veya Kurumsal Yönetim Derecelendirme Lisansına sahip olmasının yeterli olduğu, 27/02/2015 tarihli Kurul İlke kararıyla Tebliğ çerçevesinde gerekli lisans şartını sağlayan bir kişinin, şirkette tam zamanlı çalışıyor olması zorunluluğunun ortadan kaldırıldığı ve davacının bu husustaki beyanlarını ilk olarak Tebliğ’e uyum zorunluluğu 30/06/2014 tarihine kadar iken bu tarihin üzerinden yaklaşık 17 ay sonra Kurul’a bildirdiği dikkate alındığında iddialarının yerinde olmadığı, dolayısıyla üst sınırdan idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 06/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.