Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5149 E. , 2022/4583 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/5149
Karar No:2022/4583
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrolcülük A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirketin “uzaktan erişim sistemini Kuruma açma yükümlülüğünün tamamen yerine getirilmediği” tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca 1.220.624,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … tarih ve … sayılı Kurul Kararı gereğince uzaktan erişim sistemlerinin davalı idarenin erişimine açılması hususunun düzenlendiği, bu düzenleme gereğince akaryakıt hareketlerinin izlenmesini sağlayacak uzaktan erişim sisteminin otomasyon sistemi kılavuzunda yer alan hükümlere göre oluşturulmasının gerektiği, davalı idare tarafından yapılan incelemede uzaktan erişim sistemi ile ilgili tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi için 28/05/2018 tarihli yazı ile 15 gün süre verildiği, soruşturma raporuna karşı yazılı savunmasının alındığı, davacı şirkete verilen bu süre sonunda 09/07/2018 ve 10/07/2018 tarihlerinde yapılan incelemelerde uzaktan erişim sistemi üzerinden ulaşılması gereken dağıtıcıya ait 38 adet bayiden sadece 34 tanesi için UE kodlu tablolara erişilebildiği, sistemde yer almayan 2 bayinin ise hiçbir zaman sistemde olmadığı, bir tanesinin ise 26 gündür sistemde yer almadığı, UE-1t, UE-1p ve pompa satış verileri 09/07/2018 tarih 00:00 ile 15:00 saatleri arasında yapılan incelemede; birçok bayinin tank verilerinin sürekli olarak arıza verdiği, birçok bayide ise pompa satış verileri ile plaka satış verilerinin alakasız olduğu, UE kodlu raporlarda yer alan verilerin halen 3 günü aşan sürelerle zaman damgası ile işaretlenmekte olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin uzaktan erişim sistemlerini davalı idarenin erişimine tam olarak açmadığı, davacı şirketin 5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinde öngörülen dağıtıcı lisansı sahiplerinin akaryakıt istasyonlarında stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda günlük olarak izlenebilmesine yönelik bir istasyon otomasyon sistemi kurma, merkez bağlantısı olan istasyon otomasyon sistemi ile bayilerindeki akaryakıt alım satım hareketlerini izleyip raporlama ve kayıt dışı ikmal ve satış tespit edilmesi hâlinde Kurumu derhâl bilgilendirmesine ilişkin olarak alınan 1240 sayılı Kurul Kararında yer alan yükümlülüğü yerine getirmediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce Dairemizin 15/06/2021 tarih ve E:2020/3787 K:2021/2226 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 7164 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önce, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinde idarî para cezaları, “İdarî yaptırımlar” başlıklı 20. maddesinde ise “lisans iptali”nin düzenlendiği, gerek idarî para cezasının, gerek lisans iptalinin bir idarî yaptırım olduğunda tereddüt bulunmadığı, ancak 5015 sayılı Kanun’da idarî para cezaları ile lisans iptali farklı usûl ve esaslara bağlandığı, bu bağlamda 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinde, 15 günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi yönünde yapılması gereken ihbar, idarî para cezası verilebilmesinin ön şartı olarak belirtilmediği hâlde, idarî para cezası dışındaki idarî yaptırımları düzenleyen 20. maddesinin önceki metninde, lisans iptali için aykırılığın giderilmesi yönünde 15 günlük süre tanıyan ihbar yapılmasının zorunlu görüldüğü, daha da önemlisi, ilgiliye verilen 15 günlük süre içerisinde aykırılıklar giderildiği takdirde piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla birlikte, söz konusu aykırılığın verilen süre içerisinde giderilmiş olması idarî para cezası verilmesine engel olmadığı, başka bir anlatımla, ilgilinin mevzuata aykırı fiili hem idarî yaptırım uygulanmasını hem de idarî para cezası verilmesini gerektiriyorsa, aykırılığın verilen süre içerisinde giderilmesi durumunda ilgilinin piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulması ve lisans iptali gibi yaptırımlar uygulanmayacağı, ancak söz konusu mevzuata aykırılık nedeniyle idarî para cezası uygulanabileceği;
Bu itibarla, 19. maddede yer verilen idarî para cezalarına ilişkin fiillerden Kurul tarafından belirlenen “niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olanlar” için otuz günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi hâlde hakkında geçici durdurma yapılabileceğinin ihtar edileceğine ilişkin düzenlemenin, idarî para cezaları yönünden cezalandırılmadan önce mevzuata aykırı davranışta bulunan kişi veya kişilere söz konusu aykırılığın ortadan kaldırılması için tanınmış bir imkân olduğu, bu yönüyle ihtarın kişinin cezalandırılabilmesine ilişkin bir ön şart teşkil ettiği ve anılan Kanun değişikliğinin failin lehine olduğu;
Diğer taraftan, 7164 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idarî para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri işleyenler için nasıl bir usûl izleneceğinin öngörüldüğü; ikinci fıkrasında ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul tarafından karara bağlanmış idarî para cezalarının tahsiline ilişkin kurallara yer verildiği, söz konusu Geçici maddede, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idarî para cezası uygulanan kişiler yönünden ne gibi bir işlem yapılacağı açıklanmamış olmakla birlikte, yeni düzenlemede yer alan ihtar müessesesi lehe kanun niteliğinde olduğundan, yargı aşamasındaki idarî para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin belirtilen kişiler hakkında da uygulanması gerektiğinin anlaşıldığı;
Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, 5015 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılan “uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi” fiili nedeniyle ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması zorunluluğu karşısında, lehe kanun hükmü dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun’un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, harçtan muaf oldukları, değişiklikle gelen ihtar uygulamasının niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiillerden ancak kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olanlar için söz konusu olacağı, dolayısıyla somut olayda ihtar prosedürün uygulanmasına imkan bulunmadığı, 5015 sayılı Kanun’da yapılan değişikliğin üç durumu öngördüğü, kısmen veya tamamen tahsil edilen idari para cezalarının iade edilmeyeceği, kısmen veya tamamen tahsil edilmemiş ve bahse konu Kanunla birlikte daha düşük idari para cezası uygulanmasının öngörüldüğü idari para cezalarında, ilgili vergi dairesince asgari maktu hadden tahsil edileceği, kısmen veya tamamen tahsil edilmemiş ve daha düşük idari para cezasının öngörülmediği idari para cezalarında Kurul kararında belirtilen tutar üzerinden tahsil edileceği, anılan durumların dışında başka bir işlem yapılmasının Kanun’un amir hükmüne aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında mükerrer yatırılan toplam …-TL (…+…) harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 06/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.