Danıştay Kararı 12. Daire 2018/10166 E. 2022/5989 K. 05.12.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/10166 E.  ,  2022/5989 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/10166
Karar No : 2022/5989

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, …Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde şoför olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, yapılan soruşturma sonucunda suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ve rüşvet almak fillini işlediğinden bahisle, 06/01/2014-31/12/2014 dönemini kapsayan sözleşmesinin feshine İlişkin Adalet Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ve yoksun kalınan parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından söz konusu suçlamalar kabul edilmese de, davacının örgüt mensuplarından menfaat temin ettiğine ilişkin iletişimin tespit edilmesi, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kapsamında düzenlenen iletişim tapeleri, mesaj tutanakları, fiziki ve teknik takip tutanakları ile soruşturma raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında, davacının çeşitli menfaatler karşılığında hükümlü …’nin işlerini takip ettiği, kabul görmeyecek ve makul bulunmayacak bir ilişki içinde bulunduğu, 4/C kapsamında sözleşmeli olarak çalışmakta olan davacının, kamu görevlisi olarak çalıştığı ve devlet memurları için suç sayılan fiil, eylem ve yaptırımların kendisi için de geçerli bulunduğu, davacıya isnat edilen fiilerin sübuta erdiği, gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, isnat edilen eylemler ile ilgili olarak ceza mahkemesinde yargılandığı ve beraat kararı verildiği, kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmamasına rağmen sözleşmesinin feshedilmesinin masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/C maddesine tabi şoför olarak görev yapan davacı hakkında açılan soruşturma sonucunda, isnad edilen fiillerin sabit olduğu gerekçesiyle, ilgilinin eyleminin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici davranışlarda bulunmak” suçu ile karşılık bulduğu belirtilerek sözleşmesinin idarece feshedilmesi üzerine, bu kararın iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 Sayılı Kanunun “Devlet Memurluğundan Çıkarma” başlıklı 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Olayda, davacıya isnat edilen ve dava konusu işlem ile cezalandırılmasına neden olan fiiller, aynı zamanda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında yer aldığından, davacının bu fiil karşılığı suçları işleyip işlemediği, ancak ceza yargılaması sonucunda belirlenebilecektir.
Uyuşmazlıkta, aynı zamanda disiplin cezasına konu eylemleri nedeniyle Türk Ceza Kanununun 252/1 ve 43. maddeleri uyarınca açılan davada, …Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; suçun işlendiğine dair mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle davacının beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının hem ceza davasına hem de disiplin soruşturmasına konu olan fiilleri nedeniyle hakkında dava konusu işlemin tesis edildiği görülmekte ise de, “suç örgütüne bilerek isteyerek yardım” ve “rüşvet almak” iddialarıyla yapılan ceza yargılamasında beraat kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi karşısında, anılan fiillere dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 05/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.