Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/3520 E. , 2022/4830 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3520
Karar No : 2022/4830
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tarım Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2018 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 274 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin, satış faturasında yer alan kıymeti yerine referans kıymet üzerinden beyan edilip, tahakkuk ettirilerek ödenen gümrük vergilerinin, eşyaya ait faturalarda gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının iadesi istemiyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca yapılan geri verme başvurularının reddi yolundaki karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğu, satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespit edilemediği durumda sırasıyla diğer yöntemlere göre gümrük kıymetinin belirleneceğinin açık olduğu, davalı idarece, davacı tarafından beyan edilen uyuşmazlık konusu beyannameler eki fatura kıymetinin gerçeği yansıtmadığı konusunda herhangi bir tespit yapılmadığı gibi eşyanın kıymetinin gerçek satış bedeline göre düşük olduğu hususunda yapılmış bir inceleme ve araştırmanın da bulunmadığı, serbest dolaşıma giriş beyannamelerine konu eşya için belirtilen referans kıymetin, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı, dolayısıyla ortada 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesinin öngördüğü şekilde kanunen alınmaması gereken bir verginin söz konusu olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile fazladan tahsil olunan vergilerin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine; davacının, faizin başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğine yönelik istinaf başvurusuna gelince; devlet idaresinin kusursuz sorumluluğu ve idarenin tüm eylem ve işlemlerinde adil dengeyi gözetim sorumluluğu kapsamında kişiler arasındaki ilişkinin borçlusu olan devlet idaresi tarafından, alacaklısı olan yönetilen mükellefe, ödenecek olan fazladan tahsil edildiği yargı kararıyla hüküm altına alınarak tespit edilmiş vergilerin davacıya faiziyle birlikte iadesinde faizin başlangıç tarihinin, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olması ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında kamu yararı ile mülkiyet hakkı ilişkisinde gözetilmesi gereken adli denge ve adli karşılık ilkeleri gereği tahsil tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra fazladan ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Gümrük beyannamesinin davacı tarafından doldurulduğu ve beyanın bağlayıcı olduğu, kasten yapılan tahrifat sonucu faiz ödenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.