Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7829 E. , 2022/7120 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7829
Karar No : 2022/7120
DAVACI : … Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
31/10/2020 tarih ve 31290 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Orman Bitkisi Tohumlukları Piyasasında Yetkilendirme, Denetleme ve Orman Bitki Pasaportu Yönetmeliğinin;
“Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (m), (ö), (p), (r), (s) bendlerinin,
“Orman bitkisi fidan üretici belgesi verilmesine dair şartlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının,
(c) bendinde yer alan “en az bir meslek mensubu çalıştırdığına dair sigorta bildirimi belgesi veya sahibinin meslek mensubu olduğuna dair belge” ifadesinin,
(ç) bendinde yer alan “serbest ormancılık bürosundan danışmanlık hizmeti aldığına ilişkin sözleşme veya sahibinin meslek mensubu olduğuna dair belge” ifadesinin,
(d) bendinde yer alan “(c) ve (ç) bentlerinde yazılı işletme sahiplerinin, 5531 sayılı Kanuna göre Orman Mühendisleri Odasınca verilmiş vizeli ruhsat belgesi” ifadesinin,
3) “Orman bitkisi tohum işleyici belgesi verilmesine dair şartlar ve donanım” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan “ormancılık bürosunca düzenlenmiş” ifadesinin,
4) “Orman bitkisi; fidan üretici, tohum üretici, fidan ve tohum üretici, tohumluk üretici, tohum işleyici, tohum bayilerinin denetlenmesi” başlıklı 13. maddesinin
1. fıkrasında yer alan “serbest yeminli ormancılık bürolarına denetlettirilebilir” ifadesinin,
2. fıkasında yer alan “kayıt belgesi sahibinin bu Yönetmelik hükümlerinde belirtilen şartları taşımadığının tespit edilmesi halinde eksiklikler “, “eksikliklerin devamı durumunda ilgiliye ait belge iptal edilir” ifadelerinin,
3. fıkrasının tamamının,
5) 16. maddesinin 1. fıkrasındaki “Ek- 5’te listelenmiş olan” ifadesinin,
6) “Orman bitki pasaportu sistemine kayıtlı tohumluk üreticilerinin yükümlülükleri” başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “5531 sayılı Kanuna göre ruhsatlı bir meslek mensubu olarak yetkili orman mühendisini görevlendirmek” ifadesinin,
2 numaralı ekinde yer alan Taahhütnamenin 11. maddesinin,
“Orman Ağaç, Ağaçcık ve Florası Tohumluklarına ait Liste” başlıklı 5 numaralı ekinin ve anılan listeye gönderme yapan,
17. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinindeki “Ek- 5’te listelenmiş olan” ifadesinin,
7) 20. maddesinin 2. ve 3. fıkralarındaki “Ek- 5’te listelenmiş olan” ifadesi ile 4.
fıkrasındaki ” Ek- 5’te yer alan” ifadesinin,
8) 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki “Ek- 5’te listelenmiş olan” ifadesi ile 2. fıkrasının (b) bendindeki “Ek-5’te listeli” ifadesinin, iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemidir.
DAVACININ İDDİALARI :
Peyzaj mimarları odası üyesi peyzaj mimarı gerçek kişilerin, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Peyzaj Mimarları Odası Serbest Peyzaj Mimarlık Müşavirlik Hizmetleri Uygulama, Mesleki Denetim, Büroların Tescili ve Asgari Ücret Yönetmeliği hükümleri uyarınca büro tescil belgeli peyzaj mimarlığı hizmetlerini üretmekte oldukları, dava konusu Yönetmelikte, orman ağaç, ağaçcık ve florası tohumluklarına ait liste kapsamında sayılan 184 maddelik ağaç ve ağaçcıkların ekimini, tasarımını ve bakımını yapabildiği, ancak dava konusu Yönetmelik ile getirilen düzenlemelerin peyzaj mimarlarının yetkisini kullanmasını engellediği; peyzaj mimarlığı ve fidanlık sahibi meslek mensuplarının orman mühendislerinin tabi olduğu 5531 sayılı Orman Mühendisleri Kanunu ve Oda Yönetmeliklerine tabi kılındığı, bu nedenlerle peyzaj mimarlığı mesleğinin icrasının imkansız bırakıldığı belirtilmektedir.
Dava konusu Yönetmelik doğrultusunda yetkilendirilerek belgelendirilen gerçek veya tüzel kişilerin faaliyet alanı ile ilgili 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu gereği alt birliğe üye olmak zorunda olduğu belirtilerek yetkilerin meslek mensubu olarak tanımlanan orman mühendisleri ve 5531 sayılı Kanuna göre kurulan serbest ormancılık bürolarına verildiği, Yönetmelik ekinde yer alan listedeki 184 adet bitki taksonu incelendiğinde bunlardan birçoğunun yabancı yurtlu bitkiler olduğu, “orman bitkisi” olarak adlandırılmalarının mümkün olmadığı (agave americana doğal olarak orta amerikada yayılan bir çöl bitkisi olduğu, Calluna vulgaris doğal olarak avrupa kıtasında bulunan fundalık olduğu) dolayısıyla peyzaj mimarları ve Süs Bitkisi Üreticileri (Süs-Bir alt birliği üyesi) meslek mensuplarının haklarının ihlal edildiği, tüm bu nedenlerle iptali gerektiği iddia edilmiştir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
Dava konusu Yönetmeliğin amacının orman ağaç, ağaççık ve florasına ait tohumlukları standartlara uygun olarak üreten, satışını yapan, gerçek veya tüzel kişilerin yetkilendirilmesi, denetlenmesi ve orman bitki pasaportuna ilişkin usul ve esaların belirlenmesi olduğu, Yönetmeliğin yasal dayanaklarına uygun olarak düzenlendiği, orman bitki türlerine ilişkin yapılacak iş ve işlemlerin Orman Genel Müdürlüğü’nün yetkisinde olduğunun yasada düzenlendiği, orman bitki türlerinin orman mühendisliğinin mesleki uzmanlık alanı olduğunun da açık bir şekilde mevzuatta yer aldığı, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 31. maddesinde; bitki ve bitkisel ürün üretim, işleme ve dağıtım aşamalarında hangi meslek mensuplarının hangi resmi kontrollerden sorumlu olduğunun Ek-2’de belirtildiğini, sayılanlar arasında peyzaj mimarlarının bulunmadığı belirtilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin, Ek:5 sayılı listesinde sayılanların ve diğer tüm orman bitki türlerinin yerli ve egzotik tür orjinli olmasının orman bitkisi olarak sınıflandırılmasını etkilemeyeceği, günümüzde orman bitkilerinin tümünün ormanlarda olduğu gibi; park ve bahçelerde de meyvesi, çiçeği, kokusu veya süs için de dikilmekte olduğu, orman ekosisteminde yetişen ve ormancılık faaliyetinde kullanılan her türlü bitkinin yasal ve bilimsel olarak orman bitkisi tanımı içinde yer aldığı, bitkilerin süs bitkisi, yer örtücü bitkiler, tıbbi bitkiler, tarla bitkileri, bahçe bitkileri gibi kullanım alanlarının sistematikte kullanılmadığı; Yönetmelikteki fidan tanımının, bilimsel ve yasal olduğu, yapraklı orman ağacı fidanları TS 5624, iğne yapraklı orman ağacı fidanları TS 2265, kavak fidanları TS 3197 sayılı Türk Standartlarından alındığı, ağaç, ağaççık, flora ve fidanlık tanımlarının ilk defa dava konusu yönetmelikte tanımlanmadığını, bu tanımların bilimsel olduğunu, orman fakültesinde okutulan ders kitaplarında da mevcut olduğunu, bir bitkinin yabancı orjinli olmasının, orman bitkisi olduğu ve gerektiğinde süs bitkileri olarak da kullanılmasının botanik olarak orman bitkisi olması özelliğini değiştirmeyeceği ifade edilmiştir.
Ormanlarda bulunan ıhlamur, kestane, akçaağaç, kayın, gürgen, meşe, alıç, ahlat, hünnap, keçiboynuzu, sakız, mahlep, yabani kiraz, fıstıkçamı, ardıç, yabanmersini.. gibi birçok bitkiden odun hammaddesi temin edilmesinin yanısıra, tıbbi aromatik bitki olarak yararlanılmasının, park ve bahçelerde süs bitkisi adı altında peyzaj amaçlı olarak kullanılmasının orman bitkisi olma özelliğini değiştiremeyeceği, Agave Americana’nın doğal olarak Orta Amerika’da yayılan bir çöl bitkisi olduğu ve orman formasyonu ile hiçbir ilgisi olmadığı iddiası hakkında; ülkemizin %0,6 sının kumullarla kaplı olduğu, en fazla 21161 ha ile Akdeniz Bölgesi’nde bulunduğunu, Agave americana’nın ise Mersin-Tarsus’ta doğal olarak bulunduğu, Calluna Vulgaris (süpürge otu)’nun doğal olarak Avrupa kıtası ve Büyük Britanya’daki asidik turbalıklar, bataklıklar olduğu iddiasına gelince, Akdeniz , Ege ve Karadeniz’de doğal olarak yetişmekte olduğu ve halk arasında “funda ” “süpürge çalısı” olarak adlandırıldığı ileri sürülmüştür.
Yönetmeliğin Ek-5’te yer alan bitki listesindeki türlerin tamamının “orman bitkisi olmadığı” iddiasına cevaben, Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı 137 orman fidanlığında listede sayılan orman bitki türlerine ait fidan ve tohum üretimlerinin yapıldığı ve bu tohumlar kullanılarak orman kurma, erezyonla mücadele, toprak muhafaza, yeşil kuşak, sel ve çığ kontrolü ile orman imar ve ıslah çalışmalarının, biyolojik çeşitliliğin korunması ve geliştirilmesinin sağlandığı, dolayısıyla sistematik sınıflandırılması ilgili bilim adamlarınca tamamlanmış, yetişme yeri orman olduğu bilinen, orman fidanlıklarında yetiştirilen, orman kurmanın yanında park ve bahçelerde meyvesi, çiçeği, kokusu veya süs için dikilen bitkilerin yeniden tanımlanmasına teşhis edilmesine gerek olmadığı; Orman mühendisliğinin, yetki ve haklarının kanunla düzenlendiği, bu dava dilekçesi ile orman mühendislerinin hak ve yetkilerinin kullanılmasının engellenmesinin amaçlandığı; dava konusu Yönetmelik kapsamında olan bitki türlerinin kontrol edilmesi ve orman bitki pasaportu uygulamasının durdurulmasının, menşei belli olmayan türlerin üretilmesi dolayısıyla kayıt dışılığı artıracağı, ülkemiz ormanlarının zararlı organizma ve hastalıklarından korunmasına yönelik Orman Genel Müdürlüğü görevinin aksamasına neden olacağı, Orman Genel Müdürlüğüne ait 137 adet orman fidanlığında orman bitkisi fidan ve tohum ticareti yapan özel sektöre ait fidanlıklarda orman bitki pasaportu uygulamasının da engelleneceği nedenleriyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 31/10/2020 tarih ve 31290 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Bitkisi Tohumlukları Piyasasında Yetkilendirme, Denetleme ve Orman Bitki Pasaportu Yönetmeliğinin; “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (m), (ö), (p), (r), (s) bendlerinin, “Orman bitkisi fidan üretici belgesi verilmesine dair şartlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının, (c) bendinde yer alan “en az bir meslek mensubu çalıştırdığına dair sigorta bildirimi belgesi veya sahibinin meslek mensubu olduğuna dair belge” ifadesinin, (ç) bendinde yer alan “serbest ormancılık bürosundan danışmanlık hizmeti aldığına ilişkin sözleşme veya sahibinin meslek mensubu olduğuna dair belge” ifadesinin, (d) bendinde yer alan “(c) ve (ç) bentlerinde yazılı işletme sahiplerinin, 5531 sayılı Kanuna göre Orman Mühendisleri Odasınca verilmiş vizeli ruhsat belgesi” ifadesinin, “Orman bitkisi tohum işleyici belgesi verilmesine dair şartlar ve donanım” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan “ormancılık bürosunca düzenlenmiş” ifadesinin, “Orman bitkisi; fidan üretici, tohum üretici, fidan ve tohum üretici, tohumluk üretici, tohum işleyici, tohum bayilerinin denetlenmesi” başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “serbest yeminli ormancılık bürolarına denetlettirilebilir” ifadesinin, 2. fıkasında yer alan “kayıt belgesi sahibinin bu Yönetmelik hükümlerinde belirtilen şartları taşımadığının tespit edilmesi halinde eksiklikler “, “eksikliklerin devamı durumunda ilgiliye ait belge iptal edilir” ifadelerinin, 3. fıkrasının tamamının, “Orman bitki pasaportu sistemine kayıtlı tohumluk üreticilerinin yükümlülükleri” başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “5531 sayılı Kanuna göre ruhsatlı bir meslek mensubu olarak yetkili orman mühendisini görevlendirmek” ifadesinin, 2 numaralı ekinde yer alan Taahhütnamenin 11. maddesinin, “Orman Ağaç, Ağaçcık ve Florası Tohumluklarına ait Liste” başlıklı 5 numaralı ekinin ve anılan listeye gönderme yapan,16. maddesinin 1. fıkrasındaki “Ek- 5’te listelenmiş olan” ifadesinin,17. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinindeki “Ek- 5’te listelenmiş olan” ifadesinin, 20. maddesinin 2. ve 3. fıkralarındaki “Ek- 5’te listelenmiş olan” ifadesi ile 4. fıkrasındaki ” Ek- 5’te yer alan” ifadesinin, 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki “Ek- 5’te listelenmiş olan” ifadesi ile 2. fıkrasının (b) bendindeki “Ek-5’te listeli” ifadesinin, iptali istemiyle açılmıştır.
6831 sayılı Orman Kanunu’nun 67. maddesinde, “Devlete ait fidanlıklarla diğer fidanlıklarda kullanılacak veya orman yetiştirmek maksadiyle ekilecek orman ağacı tohumlarının, orman idaresinin kontrolu altında toplanmış, muayene edilmiş ve menşe şahadetnamesi (Sertifika) verilmiş tohumlardan olması şarttır.
Orman fidanlıklarından yurt dışına sevk edilecek fidanlarla, orman ağacı tohumlarına orman idaresince bir menşe şahadetnamesi (Sertifika) verilir.Yabancı memleketlerden ithal edilecek orman ağacı fidanları ile tohumlarının cins, nevi ve sair hususlarını belirten menşe şahadetnameleri (Sertifika) alakalı orman idaresince incelendikten sonra giriş izni verilir.
Orman fidanlığı kuracak hususi müteşebbislere Orman Umum Müdürlüğünce parasız tohum verilebilir.” hükmü; 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu’nun “Orman bitki türlerine ilişkin hükümler” başlıklı 40. maddesinde, “Bu Kanun hükümleri çerçevesinde orman bitki türlerine ilişkin olarak genetik kaynakların kaydı, tohumlukların üretilmesi, sertifikasyonu, ticareti ve piyasa denetimi iş ve işlemleri bir protokol çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığına devredilir.” hükmü; 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun “Kayıt ve bitki pasaportu” başlıklı 17. maddesinde, “(1) Bakanlıkça belirlenen zararlı organizma taşıyıcısı olabilecek bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeleri üreten, ithal eden, depolayan ve ticaretini yapanlar, kayıt ile ilgili Bakanlıkça belirlenen esaslara uymak ve kayıtlarını yaptırmak zorundadır. (2) Bakanlıkça belirlenen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin dolaşımında bitki pasaportu bulundurulması zorunludur. Bitki pasaportu ile ilgili her türlü düzenlemeyi yapmaya Bakanlık yetkilidir. (3) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.” hükmü getirilmiştir.
30/04/2015 tarih ve 29342 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Süs Bitkileri ve Çoğaltım Materyallerinin Üretimi ve Pazarlanmasına Dair Yönetmelik’in 4/ı maddesinde, “Süs bitkisi: Doku kültürü de dâhil olmak üzere farklı yöntemler kullanılarak estetik, fonksiyonel ve ekonomik amaçlarla üretilen/çoğaltılan/büyütülen bitki” şeklinde tanımlanmış; 12/01/2011 tarih ve 27813 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bitki Pasaportu Sistemi ve Operatörlerin Kayıt Altına Alınması Hakkında Yönetmelik’in 4. maddesinde ise, “b) Bitki: Canlı bitkiler ile bunların derin dondurulmamış meyve ve sebzeleri, yumrular, soğansılar, soğanlar ve rizomlar, kesme çiçekler, yapraklı dallar, budama artığı yapraklar, yapraklar, bitki doku kültürleri, canlı polen, göz, kalem ve çelik gibi canlılığını koruyan belirli parçaları ile dikim amaçlı olan botanik tohumlarını, c) Bitki pasaportu: Bitki sağlığı ile ilgili bu Yönetmelikte belirlenen bitki sağlığı standartlarının ve özel şartların karşılandığını gösteren, çeşitli bitki ve bitkisel ürünler için standart hale getirilmiş, Bakanlıkça belirlenen usullere uygun olarak hazırlanan ve Bakanlık veya Bakanlıkça yetkilendirilenler tarafından düzenlenen resmi etiketi veya belirli ürünler için Bakanlıkça kabul edilen etiket dışındaki işareti” olarak tanımlanmış ve EK–1 (Değişik:RG-28/3/2017-30021) de, Bitki Pasaportuyla Hareket Edecek Bitki, Bitkisel Ürün ve Diğer Maddeler liste halinde düzenlenmiştir.
Bu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere süs bitkileri bu iki yönetmelik kapsamında ele alınmıştır.
Davacı Oda tarafından; dava konusu Yönetmelik doğrultusunda yetkilendirilerek belgelendirilen gerçek veya tüzel kişilerin faaliyet alanı ile ilgili 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu gereği alt birliğe üye olmak zorunda olduğu belirtilerek yetkilerin meslek mensubu olarak tanımlanan orman mühendisleri ve 5531 sayılı Kanuna göre kurulan serbest ormancılık bürolarına verildiği, Yönetmelik ekinde yer alan listedeki 184 adet bitki taksonu incelendiğinde bunlardan birçoğunun yabancı yurtlu bitkiler olduğu, “orman bitkisi” olarak adlandırılmalarının mümkün olmadığı (agave americana doğal olarak orta amerikada yayılan bir çöl bitkisi olduğu, Calluna vulgaris doğal olarak avrupa kıtasında bulunan fundalık olduğu) dolayısıyla peyzaj mimarları ve Süs Bitkisi Üreticileri (süs-bir alt birliği üyesi) meslek mensuplarının haklarının ihlal edildiği, tüm bu nedenlerle iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
23/08/2012 tarih ve 28390 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ağaçlandırma Yönetmeliği’nin 4. maddesinde, “a) Ağaç: Ormanlarda tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen, en az 8 metre boy yapabilen, yaşı ve çapı ne olursa olsun kökü, gövdesi ve tepesi olan yerli veya egzotik orijinli odunsu bitkileri; b) Ağaççık: Ormanlarda tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen, boyu 8 metreyi bulmayan, yaşı ve çapı ne olursa olsun yerli veya egzotik orijinli odunsu bitkileri,; ğ) Fidanlık: Ağaç, ağaççık ve orman florasına ait tohum ve fidanların üretildiği fidanlıkları; h) Flora: Ağaç ve ağaççıklarla birlikte orman alt tabakasında yetişen, toprak muhafaza fonksiyonunu icra eden, ormanların müşir bitkisi özelliğini taşıyan, gerektiğinde süs bitkileri olarak da kullanılabilen, orman ekosisteminin canlı unsuru, odunsu ve otsu orman bitkilerini ifade eder.” hükmü getirilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; ağaç yada ağaççıkların egzotik yani yabancı orjinli olmasının, orman bitkisi olma özelliğini ortadan kaldırmayacağı, bunların bir çoğunun ülkemizde de çeşitli amaçlarla yetiştirildiği görülmektedir.
Diğer yandan; bazı bitki türlerinin yetiştiği ortamın toprak yapısı hakkında gösterge olma özelliği taşıdığı, dolayısıyla gerektiğinde süs bitkileri olarak da kullanılabilen müşir bitkisi özelliğini taşıyan orman ekosisteminin odunsu ve otsu bitkilerinin, süs bitkisi olarak kullanılması; bu bitkilerin orman bitkisi olma vasfını ortadan kaldırmayacağı anlaşılmaktadır.
Bu durumda orman bitkilerine yönelik düzenleme yapıldığı anlaşılan bahse konu yönetmeliğin dava konusu edilen hükümlerinde üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
31/10/2020 tarih ve 31290 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Bitkisi Tohumlukları Piyasasında Yetkilendirme, Denetleme ve Orman Bitki Pasaportu Yönetmeliği, Orman Kanununun 67 nci ve 103 üncü maddeleri, Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddeleri, Tohumculuk Kanununun 40 ıncı maddesi ile 15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 333 üncü, 334 üncü ve 338 inci maddelerine dayanılarak çıkartılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
Anayasanın 124. maddesinde, ” Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.
Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.” hükmü, 169. maddesinde, “Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.
Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz.” hükmü yer almaktadır.
6831 sayılı Orman Kanunu’nun 67. maddesinde, “Devlete ait fidanlıklarla diğer fidanlıklarda kullanılacak veya orman yetiştirmek maksadiyle ekilecek orman ağacı tohumlarının, orman idaresinin kontrolu altında toplanmış, muayene edilmiş ve menşe şahadetnamesi (Sertifika) verilmiş tohumlardan olması şarttır.
Orman fidanlıklarından yurt dışına sevk edilecek fidanlarla, orman ağacı tohumlarına orman idaresince bir menşe şahadetnamesi (sertifika) verilir.Yabancı memleketlerden ithal edilecek orman ağacı fidanları ile tohumlarının cins, nevi ve sair hususlarını belirten menşe şahadetnameleri (Sertifika) alakalı orman idaresince incelendikten sonra giriş izni verilir.
Orman fidanlığı kuracak hususi müteşebbislere Orman Umum Müdürlüğünce parasız tohum verilebilir.” hükmüne, 103. maddesinde ise, ” 67 nci madde hükümlerine aykırı hareket edenlere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Devlet veya her kime ait olursa olsun yeniden orman yetiştirme veya orman boşluğu ile göçük, devrik ve heyelan gibi hâllerle meydana gelen açıklıkları doldurmak veya satış maksadıyla işlenen sahalarda geçici olmak kaydıyla yapılan tohumlama alanlarıyla fideliklere herhangi bir şekilde veya hayvan sokulması veya girmesi suretiyle orman yetiştirme alanlarında zarara sebebiyet verenlere üçbin, diğer alanlarda zarara sebebiyet verenlere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” hükmü yer almaktadır.
5553 sayılı Tohumculuk Kanunu’nun 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; bitkisel üretimde verim ve kaliteyi yükseltmek, tohumluklara kalite güvencesi sağlamak, tohumluk üretim ve ticareti ile ilgili düzenlemeleri yapmak ve tohumculuk sektörünün yeniden yapılandırılması ve geliştirilmesi için gerekli olan düzenlemeleri gerçekleştirmektir.
” hükmü, 2. maddesinde ” Bu Kanun; tarla bitkileri, bağ-bahçe bitkileri, orman bitki türleri ve diğer bitki türleri çoğaltım materyaline ait çeşitlerin ve genetik kaynakların kayıt altına alınması, tohumlukların üretimi, sertifikasyonu, ticareti, piyasa denetimi ve kurumsal yapılanmalar ile ilgili düzenlemeleri kapsar.” hükmü, “Piyasa denetimi” başlıklı 8. maddesinde, ” Tohumlukları yetiştiren, işleyen ve satışa hazırlayan, dağıtan ve satan gerçek veya tüzel kişiler, Bakanlık tarafından yetkilendirilir ve denetlenir. Yetkilendirme ve denetim ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. Ticarete arz edilen tohumlukların standartlara uygunluğu ile etiket ve ambalaj bilgilerinin doğruluğu Bakanlıkça denetlenir.” hükmü bulunmaktadır.
Aynı Kanunun “Alt birliklerin kuruluşu” başlıklı 16. maddesinde, ” Alt birlikler, tohumculuk sektörünün geliştirilmesi ile sektörde faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişiler arasında meslekî dayanışma sağlayarak meslekî faaliyetleri kolaylaştırmak, tohumculuk faaliyetinde bulunanların ekonomik ve sosyal haklarının korunmasını sağlamak ve mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek amacıyla bitki ıslahçıları, tohum sanayicileri ve üreticileri, fide üreticileri, fidan üreticileri, tohum yetiştiricileri, tohum dağıtıcıları, süs bitkileri üreticileri ve tohumculukla ilgili diğer konularla iştigal eden en az yedi gerçek veya tüzel kişi tarafından faaliyet konularına göre kurulan, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır…” hükmü, “üyelik” başlıklı 17. maddesinde, “Tohumculukla ilgili faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler, faaliyet konuları ile ilgili alt birliğe üye olmak zorundadır. Üyelik ile ilgili usul ve esaslar alt birliğin tüzüğünde belirlenir.
” hükmüne, “Orman bitki türlerine ilişkin hükümler başlıklı” 40. maddesinde ise ” Bu Kanun hükümleri çerçevesinde orman bitki türlerine ilişkin olarak genetik kaynakların kaydı, tohumlukların üretilmesi, sertifikasyonu, ticareti ve piyasa denetimi iş ve işlemleri bir protokol çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığına devredilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun “Kayıt ve Bitki Pasaportu” başlıklı 17. maddesinde, ” Bakanlıkça belirlenen zararlı organizma taşıyıcısı olabilecek bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeleri üreten, ithal eden, depolayan ve ticaretini yapanlar, kayıt ile ilgili Bakanlıkça belirlenen esaslara uymak ve kayıtlarını yaptırmak zorundadır. Bakanlıkça belirlenen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin dolaşımında bitki pasaportu bulundurulması zorunludur. Bitki pasaportu ile ilgili her türlü düzenlemeyi yapmaya Bakanlık yetkilidir. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.
” hükmü ile ,
“Resmi kontroller, itiraz hakkı ve resmi sertifikalar” başlıklı 31. maddesinde, ” Resmî kontroller, uygun sıklıkta, tarafsız, şeffaf ve meslekî gizlilik ilkelerine uygun olarak risk esasına göre, ön bildirim gereken hâller dışında, önceden haber verilmeksizin gerçekleştirilir. Bu kontroller, izleme, gözetim, doğrulama, tetkik, denetim, numune alma ve analiz gibi uygulamaları da kapsar. Kontroller, Bakanlıkça kontrol yetkisi verilen personel tarafından gerçekleştirilir. Üretim, işleme ve dağıtım aşamalarında hangi meslek mensuplarının hangi resmî kontrollerden sorumlu olduğu Ek-2’de belirtilmiştir.” Yönetmeliğin Ek-27′ de ise Bitki ve bitkisel üretimden sorumlu meslek mensupları olarak, Ziraat mühendisi, orman mühendisi, tütün teknoloji mühendisine yer verilmiştir.
5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanunu’nun “Mesleğin konusu” başlıklı 4. maddesinde, “Mesleğin konuları uzmanlık alanlarına göre gösterilmiştir,
“Hak, yetki ve sorumluluklar” başlıklı 5. maddesinde, ” Meslek mensupları, 4 üncü maddede belirtilen faaliyet konularıyla sınırlı olmak kaydıyla; araştırma-geliştirme çalışmaları yapmaya, çevresel muhasebe yapmaya, keşif yapmaya, zarar ziyan belirlemeye, maliyet hesaplamaya, fizibilite raporu hazırlamaya, tasarım faaliyetleri yapmaya, plân ve projeler hazırlamaya ve uygulamaya, standardizasyon çalışmaları yapmaya, sertifikalandırmaya, kalite kontrolü yapmaya, stok kontrolü yapmaya, denetim yapmaya, muayene yapmaya, hakemlik yapmaya, eksperlik yapmaya, teknik müşavirlik yapmaya, danışmanlık yapmaya, yeminli danışmanlık ve bilirkişilik yapmaya, raporlar hazırlamaya, ormancılık ve orman ürünleri konularında serbest müşavirlik büroları ile serbest yeminli müşavirlik büroları açmaya, laboratuvarlar açmaya, özel müesseseler ile işletmeler kurmaya, bunları yönetmeye ve bunların sorumlu müdürlüğünü yapmaya, ormancılık karantina ve rehberlik hizmetlerini yürütmeye, her türlü odun ve odun dışı orman ürünleri ile orman endüstrisi dahil her türlü ormancılık çalışmaları için gerekli olan fidan, bitki, alet ve edevatın ihracat ve ithalat işlemleriyle ilgili hizmetleri tek başlarına, ortak faaliyet alanları içinde ise mevzuatta yetkilendirilmiş diğer meslek mensuplarıyla beraber yapmaya ve yürütmeye yetkilidir. Bu fıkrada belirtilen hak ve yetkiler, Odaya kayıtlı meslek mensuplarınca kullanılır. 4 üncü maddede belirtilen alanlarda faaliyet gösteren gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin mühendis istihdamında uymak zorunda oldukları esaslar Bakanlığın uygun görüşü alınarak Oda tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü düzenlenmiştir.
21/03/2006 Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Peyzaj Mimarları Odası Serbest Peyzaj Mimarlık Müşavirlik Hizmetleri Uygulama, Meslekî Denetim, Büroların Tescili ve Asgarî Ücret Yönetmeliği
‘nin “Peyzaj mimarlığı hizmetleri” başlıklı 5. maddesinde “(1) Peyzaj mimarlığı hizmetleri belirtilmiş olup,
“Peyzaj mimarının görev, hak ve sorumlulukları ” başlıklı 16. maddesinde Peyzajmimarlarının meslekî hizmetlerde görev, yetki ve sorumlulukları düzenlenmiştir.
30/04/2015 Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe Süs Bitkileri ve Çoğaltım Materyallerinin Üretimi ve Pazarlanmasına Dair Yönetmeliği
‘nin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde “Süs bitkisi: Doku kültürü de dahil olmak üzere farklı yöntemler kullanılarak estetik, fonksiyonel ve ekonomik amaçlarla üretilen/çoğaltılan/büyütülen bitkiyi…” kuralına yer verilmiştir.
12/01/2011 Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe Bitki Pasaportu Sistemi ve Operatörlerin Kayıt Altına Alınması Hakkında Yönetmeliği
‘nin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde ” b) Bitki: Canlı bitkiler ile bunların derin dondurulmamış meyve ve sebzeleri, yumrular, soğansılar, soğanlar ve rizomlar, kesme çiçekler, yapraklı dallar, budama artığı yapraklar, yapraklar, bitki doku kültürleri, canlı polen, göz, kalem ve çelik gibi canlılığını koruyan belirli parçaları ile dikim amaçlı olan botanik tohumlarını,
c) Bitki pasaportu: Bitki sağlığı ile ilgili bu Yönetmelikte belirlenen bitki sağlığı standartlarının ve özel şartların karşılandığını gösteren, çeşitli bitki ve bitkisel ürünler için standart hale getirilmiş, Bakanlıkça belirlenen usullere uygun olarak hazırlanan ve Bakanlık veya Bakanlıkça yetkilendirilenler tarafından düzenlenen resmi etiketi veya belirli ürünler için Bakanlıkça kabul edilen etiket dışındaki işareti,..” hükmüne yer verilmiştir.
23/10/2019 Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe Ağaçlandırma Yönetmeliği
‘nin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde,
” a) Ağaç: Ormanlarda tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen, en az 5 metre boy yapabilen, yaşı ve çapı ne olursa olsun kökü, gövdesi ve tepesi olan yerli veya egzotik orijinli odunsu bitkileri,
b) Ağaççık: Ormanlarda tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen, boyu 5 metreyi bulmayan, yaşı ve çapı ne olursa olsun yerli veya egzotik orijinli odunsu bitkileri,
Fidanlık: Ağaç,ağaççık ve orman florasına ait tohum ve fidanların üretildiği fidanlıkları,
Flora:Ağaç ve ağaççıklarla birlikte orman alt tabakasında yetişen, toprak muhafaza fonksiyonunu icra eden, ormanların müşir bitkisi özelliğini taşıyan, gerektiğinde süs bitkileri olarak da kullanılabilen, orman ekosisteminin canlı unsuru, odunsu ve otsu orman bitkilerini..” kuralına yer verilmiştir. Dava Konusu Yönetmelik maddelerinin İncelenmesi:
Anayasanın 124. maddesi ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanmaktadır.
Normlar hiyerarşisi kuramına göre; hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir.
Yasa koyucu düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirler ve bunun uygulanmasını yürütmeye, bir başka ifadeyle idarelere bırakır. İdare Hukukunun temel ilkeleri uyarınca; idare tarafından, düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi ve bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde teknik detayların belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmalıdır.
6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 67. maddesinde, Devlete ait fidanlıklarla diğer fidanlıklarda kullanılacak veya orman yetiştirmek maksadiyle ekilecek orman ağacı tohumlarının, orman idaresinin kontrolu altında toplanmış, muayene edilmiş ve menşe şahadetnamesi (Sertifika) verilmiş tohumlardan olması şart olarak belirlendiği; 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu’nun 40. maddesinde ise orman bitki türlerine ilişkin olarak genetik kaynakların kaydı, tohumlukların üretilmesi, sertifikasyonu, ticareti ve piyasa denetimi iş ve işlemleri bir protokol çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığına devredildiği ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun “Kayıt ve Bitki Pasaportu” başlıklı 17. maddesinde ile de Bitki pasaportu ile ilgili her türlü düzenlemeyi yapmaya Bakanlığının yetkilendirildiği; yukarıda aktarılan mevzuata göre orman ağaç, ağaççık ve florasına ait tohumlukları standartlara uygun olarak üretilmesi, satılması, gerçek veya tüzel kişilerin yetkilendirilmesi, denetlendirilmesi gerektiği ve bu hususta davalı idarenin yetkili olduğu ve ve orman bitki pasaportuna ilişkin usul ve esasların yönetmelik ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
Davacı tarafından dava konusu Yönetmelik ekinde yer alan listedeki 184 adet bitki taksonu incelendiğinde bunlardan birçoğunun yabancı yurtlu bitkiler olduğu, “orman bitkisi” olarak adlandırılmalarının mümkün olmadığı iddia edilse de ağaç yada ağaççıkların egzotik yani yabancı orjinli olmasının, orman bitkisi olma özelliğini ortadan kaldırmayacağı, bunların bir çoğunun ülkemizde de çeşitli amaçlarla yetiştirildiği görülmektedir.
Diğer yandan; bazı bitki türlerinin yetiştiği ortamın toprak yapısı hakkında gösterge olma özelliği taşıdığı, dolayısıyla gerektiğinde süs bitkileri olarak da kullanılabilen müşir bitkisi özelliğini taşıyan orman ekosisteminin odunsu ve otsu bitkilerinin, süs bitkisi olarak kullanılması; bu bitkilerin orman bitkisi olma vasfını ortadan kaldırmayacağı anlaşılmaktadır.
Bu durumda orman bitkilerine yönelik düzenleme yapıldığı anlaşılan bahse konu Yönetmeliğin hükümlerinde üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından dava konusu Yönetmelik doğrultusunda yetkilendirilerek belgelendirilen gerçek veya tüzel kişilerin faaliyet alanı ile ilgili 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu gereği alt birliğe üye olmak zorunda olduğu iddia edilmekle birlikte, 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu’nun Orman bitki türlerine ilişkin hükümler başlıklı 40. maddesinde bulunan, orman bitki türlerine ilişkin olarak genetik kaynakların kaydı, tohumlukların üretilmesi, sertifikasyonu, ticareti ve piyasa denetimi iş ve işlemleri bir protokol çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığına devredildiğine dair düzenleme nedeniyle orman bitki türlerine ilişkin alt birliğe üye olma zorunluluğunun bulunmamaktadır.
Davalı idarenin ormanlık alanların korunması ve genişletilmesi açısından tedbirler alabileceği, bu hususta düzenlemeler yapabileceği açık olup; Devlete ait fidanlıklarla diğer fidanlıklarda kullanılacak veya orman yetiştirmek maksadiyle ekilecek orman ağacı tohumlarının, orman idaresinin kontrolünün belirlenmesine ilişkin dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
02/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.