Danıştay Kararı 4. Daire 2022/3231 E. 2022/7419 K. 01.12.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/3231 E.  ,  2022/7419 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3231
Karar No : 2022/7419

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Medya ve İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ihtirazi kayıtla verilen 2021/03 dönemine ilişkin beyanname üzerine tahakkuk ettirilen kurum (stopaj) vergisinin 294.255,23 TL’lik kısmının iptali ve fazladan ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; mezkur Devletler arası sözleşmelerde belirlenen iş yeri tanımının “elektronik ortamda iş yerini” kapsamadığı, dolayısıyla, bu anlaşmalar gereğince Türkiye tarafından vergilendirme yapılabilmesi için söz konusu şirketler tarafından elde edilen gelire ilişkin işin, kısmen dahi olsa Türkiye’deki sabit-fiziki bir yer üzerinden yürütülmesi gerekirken, bu yolda bir tespit ve iddianın bulunmadığı olayda, ihtilaf konusu gelirin Türkiye’de vergilendirilemeyeceği sonucuna varılmış olup, dava konusu tahakkuk işleminin 294.255,23 TL’lik kısmının iptali ve ödenen bu tutarın idarece tahsili tarihinden işbu karara göre iade tarihine kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ”Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik” başlıklı 26. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği kural altına alınmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 136. maddesinde; şirketlerin; bir şirketin diğerini devralması, teknik terimle “devralma şeklinde birleşme” veya; yeni bir şirket içinde bir araya gelmeleri, teknik terimle “yeni kuruluş şeklinde birleşme” yoluyla birleşebileceği; 136 ila 158. maddelerin uygulamasında, kabul eden şirketin “devralan”, katılan şirketin “devrolunan” diye adlandırılacağı, birleşmenin, devrolunan şirketin malvarlığı karşılığında, bir değişim oranına göre devralan şirketin paylarının, devrolunan şirketin ortaklarınca kendiliğinden iktisap edilmesiyle gerçekleşeceği, birleşme sözleşmesinin 141. maddenin ikinci fıkrası anlamında ayrılma akçesini de öngörebileceği, birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona ereceği ve ticaret sicilinden silineceği düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 152. maddesinin (3) numaralı fıkrasında ise; devrolunan şirketin, birleşmenin ticaret siciline tescili ile infisah edeceği hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine göre tüzel kişiliğe sahip şirketlerin tüzel kişilikleri birleşmeyle devrolunmak suretiyle sona ereceğinden, birleşmeyle devrolunan şirketin medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve taraf ehliyeti de son bulmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin tüm aktif ve pasifiyle … Medya Hizmetleri Limited Şirketine devrolduğu ve davacı şirketin ticaret sicili kaydının birleşme nedeniyle terkin edildiği hususunun 05/01/2022 tarih ve 10488 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’yle ilan edildiği görülmektedir.
Bu durumda, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.