Danıştay Kararı 7. Daire 2020/1606 E. 2022/4822 K. 01.12.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2020/1606 E.  ,  2022/4822 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1606
Karar No : 2022/4822

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
(Eski Unvanı: … İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı aracın kıymetinin, Almanya Gümrük İdaresinden temin edilen faturada yer alan kıymetinden daha düşük olduğunun tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen vergi, ücret ve fonlar ile bunlar üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine göre hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, olayda, davacı adına tescilli beyanname ekinde yer alan fatura ile Almanya yetkili makamları vasıtasıyla ihracatçı firmadan temin edilen faturaların karşılaştırılması sonucunda uyuşmazlık konusu aracın gümrükte beyan edilen değerinden daha yüksek bir bedelle ithal edildiği halde düşük kıymet beyan edildiği, başka bir ifadeyle, gerçek bedelinin beyan edilmediği hususunun ihracatçı firmanın kayıtları üzerinde Alman makamlarınca yapılan incelemeler neticesinde tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, aracın gerçek değerini gösteren yurt dışından temin edilen faturada belirtilen kıymet üzerinden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Almanya’da yerleşik ihracatçı firmanın vergi iadesi alabilmek amacıyla yüksek tutarlı faturayı idari makamlara sunduğu, aracın ithalinde beyannameye eklenen faturadaki tutarın gerçek satış bedeli olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24. maddesinin 1. fıkrasında, eşyanın gümrük kıymetinin, eşyasının satış bedeli olduğu, satış bedelinin ise Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27. ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu hükme bağlanmıştır.
Yine 4458 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 8. fıkrasının olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, “gümrük vergileri” deyiminin, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin tümünü, 9. fıkrasında, “ithalat vergileri” deyiminin, eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri, tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde ithalatta alınacak vergileri ve diğer mali yükleri ifade ettiği belirtilmiş; ithalde ödeme şekline bağlı olarak alınan ek mali yük olan kaynak kullanımını destekleme fonu payı ithalat vergileri dolayısıyla da gümrük vergileri kapsamında sayılmıştır. Aynı Kanun’un 234. maddesinin 1. fıkrasının 6455 sayılı Kanun’la değişik (b) bendinde, kıymeti üzerinden ithalat vergilerine tabi eşyanın beyan edilen kıymetinin, muayene ve denetleme sonucunda, bu Kanun’un 23 ilâ 31. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymete göre noksan bulunması halinde noksanlığa ait ithalat vergilerinden başka, bu vergi farkının üç katı para cezası alınacağı belirtilmiştir.
1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanunu’nun 3098 sayılı Kanun’la değişik 40. maddesinin II. fıkrasının (b) ve (c) bendi ile 3182 sayılı mülga Bankalar Kanunu’nun 37. ve 40. maddeleri uyarınca 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile “Kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilebilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetlerinin düşürülmesi” amacıyla Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu ihdas edilmiş, ayrıca, 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3. maddesinde, kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekline göre yapılan ithalatlarda kaynak kullanımını destekleme fonu payının alınacağı kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan bölge idare mahkemesi kararının, dava konusu işlemin kaynak kullanımını destekleme fonu payı üzerinden hesaplanan para cezası dışında kalan kısımlarına ilişkin davanın reddine dair hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

Temyize konu kararın işlemin kaynak kullanımını destekleme fonu payı üzerinden hesaplanan para cezasına ilişkin davanın reddine yönelik hüküm fıkrasına gelince;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatlarda, kaynak kullanımını destekleme fonu payı alınması eşyanın bedelinin peşin olarak ödenmemesinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla, olayda fon payı; eşyanın bedelinin beyan edilene nazaran yüksek olmasından değil, beyannamede belirtilen kıymetin peşin olarak ödendiğini, beyan edilen dışında tespit edilen kıymetin ise (beyan edilmemiş olması nedeniyle) bu ödemeyi kapsamadığından bahisle tahakkuk ettirilmiştir.
Bu durumda, dava konusu tahakkuk beyan dışı bırakılan kıymetin peşin olarak ödendiğinin kanıtlanamaması nedenine dayalı olarak yapıldığından ve eşya bedeline ilişkin söz konusu ödeme eşyanın kıymetini etkileyen bir husus olmadığından, 4458 sayılı Kanun’un 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kaynak kullanımını destekleme fonu payı üzerinden hesaplanan para cezasında hukuka uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; dava konusu işlemin kaynak kullanımını destekleme fonu payı üzerinden hesaplanan para cezası dışında kalan kısımlarına ilişkin davanın reddine dair hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, kaynak kullanımını destekleme fonu payı üzerinden hesaplanan para cezasına ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL’den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.