Danıştay Kararı 7. Daire 2019/4217 E. 2022/4803 K. 01.12.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/4217 E.  ,  2022/4803 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4217
Karar No : 2022/4803

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …Soğutma Turizm İnşaat Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli … tarih ve …sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı “… (Klima Gazı)” ticari ismiyle beyan edilen 3450 adet eşyanın 3086 adedinin ithalinin kotaya ve kontrol belgesine tabi ”…” cinsi eşya olduğunun tespit edildiği, ithalat işlemleri tamamlanana kadar teslim edilen eşyaların değiştirilerek depodan çıkarılmasına iştirak ettiğinden bahisle adı geçen şirketin ortağı olan davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 183. maddesi uyarınca ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile aynı Kanun’un 236. maddesinin 1. fıkrası ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; …Soğutma Turizm İnşaat Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %33 oranında ortağı olan davacının kanuni temsilcilik sıfatını haiz olmadığı, gümrük yükümlüsünün ithalatçı firma olduğu, bahse konu eşyalar sebebiyle anılan firma adına alınan ek tahakkuk kararına karşı yapılan itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, doğrudan davacı adına ek tahakkuk ve para cezası kararı alınmasının mümkün olmadığı, zira gümrük yükümlülüğünün beyanname sahibi firmaya ait olduğu ve anılan firma adına da gümrük ve katma değer vergilerinin tahakkuk ettirildiği, bu anlamda ticari faaliyeti bulunan firmanın yükümlülüğü devam ederken davacının müteselsil ya da müşterek sorumluluğuna gidilmesinin olanaklı olmadığı, ancak ortağı olduğu firma nezdinde yapılacak takibin olumsuz sonuçlanması neticesinde hissesi oranında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca takip edilebileceği; öte yandan, ihtilaf konusu olan eşyaların davacı tarafından yed-i emin deposundan değiştirilerek çıkarıldığına dair davalı idarece herhangi bir evrak ibraz edilemediği, aksine dosyaya sunulan 04/06/2014 tarihli yed-i emin tutanağı ile 25/09/2017 tarihli tutanakta davacının imzasının bulunmadığı dikkate alındığında sadece ortaklık sıfatından hareketle işlem tesis edildiğinin anlaşılması karşısında, davacı adına alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarına karşı yapılan itirazın reddine dair işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Gümrük yükümlülüğünün sadece beyanname sahibi firma bakımından doğduğunun kabulünün mümkün olmadığı, zira 4458 sayılı Kanun’un 183. maddesinde eşyayı gümrük gözetiminden çıkarma işine iştirak eden kişilerin de gümrük vergilerinden sorumlu olduğunun kurala bağlandığı, vergi kaybına neden olan olaya davacının iştirakinin bulunduğunun açık olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Davaya konu ek tahakkuk ve para cezası kararlarının, firma ortağı olan davacının, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde düzenlenen “limited şirket ortağı” sıfatıyla takibine ilişkin olmadığı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 183 ve 236. maddelerinde yer alan gümrük idaresinin gözetimindeki yerden eşya çıkarılması veya değiştirilmesine iştirak etme fiili nedeniyle tesis edildiği açık olduğundan, vergi dava dairesince bahsedilen eyleme davacının iştirakinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, hukuki durumun yanlış nitelendirilmesi suretiyle verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
…Soğutma Turizm İnşaat Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli …tarih ve …sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı “… (Klima Gazı)” ticari ismiyle beyan edilen 3450 adet eşyanın 3086 adedinin ithalinin kotaya ve kontrol belgesine tabi ”…” cinsi eşya olduğunun tespit edildiği, ithalat işlemleri tamamlanana kadar teslim edilen eşyaların değiştirilerek depodan çıkarılmasına iştirak ettiğinden bahisle adı geçen şirketin ortağı olan davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 183. maddesi uyarınca ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile aynı Kanun’un 236. maddesinin 1. fıkrası ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 183. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük gözetimi altındaki ithalat vergilerine tabi eşyanın, kanuna aykırı olarak gümrük gözetimi dışına çıkarılması halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı; 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün, eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığı tarihte başlayacağı; 3. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre, eşyayı gümrük gözetiminden çıkaran, bu çıkarma işine iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken, söz konusu eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken, eşyanın geçici depolanmasında veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin kullanılmasından doğan yükümlülükleri yerine getirmesi gereken kişilerin gümrük vergilerinden sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun’un 236. maddesinin 1. fıkrasında, teminat alınmış olsa bile, gümrük işlemlerine başlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresinin izni alınmadan gümrük antrepoları veya gümrük idaresince eşya konulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşya çıkarılması veya buralardaki eşyanın değiştirilmesi ya da yapılan sayımlarda kayıtlara göre eşyanın bir kısmının noksan olduğunun anlaşılması hallerinde, bu eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerine göre, eşyanın Kanun’a aykırı olarak gümrük gözetiminden çıkarılması durumunda gümrük yükümlülüğünün sadece beyanname sahibi bakımından doğmadığı, bu fiile iştirak eden ve eşyanın çıkarıldığını bilen veya bilmesi gereken kişilerin de gümrük vergilerinden sorumlu olduğu açıktır.
Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden; aynı olay nedeniyle …Soğutma Turizm İnşaat Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların reddine dair kararlara yönelik temyiz istemlerinin Dairemizin E:… ve E:… sayılı dosyalarında verilen kararlar ile reddedilerek anılan kararların onandığı anlaşılmıştır.
İşbu davaya konu ek tahakkuk ve para cezası kararlarının ise, sözü edilen firma ortağı olan davacının, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde düzenlenen “limited şirket ortağı” sıfatıyla takibine ilişkin olmayıp, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 183 ve 236. maddelerinde yer alan gümrük idaresinin gözetimindeki yerden eşya çıkarılması veya değiştirilmesi fiiline iştirak etme nedeniyle tesis edildiği açık olduğundan, vergi dava dairesince bahsedilen eyleme davacının iştirakinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, hukuki durumun yanlış nitelendirilmesi suretiyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.