Danıştay Kararı 8. Daire 2022/6606 E. 2022/7072 K. 01.12.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/6606 E.  ,  2022/7072 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6606
Karar No : 2022/7072

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : … Üniversitesi
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davacı) : …
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, … Üniversitesi … Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak görev yapan ve … Üniversitesi ile … Üniversitesi arasında yapılan protokol uyarınca yürütülen ‘Kamu Hukuku Ortak Doktora Programına’ 2014-2015 güz yarıyılında kayıt yaptıran davacı tarafından, bahar dönemi doktora öğrenci alım ilanlarına yaptığı başvurunun kabul edilmemesinin gerekçesini oluşturan, … Üniversitesi 2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Dönemi Lisansüstü Programlara Başvuru Kılavuzu’nda yer alan doktora başvurusu için lisans notunun 2,40 olması şartının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, Dairemizin 15/10/2020 tarih ve E:2016/6718, K:2020/4445 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle, yönetmelik hükümlerinde tezli yüksek lisans diploması ile doktoraya başvuracak adaylar için belli bir not ortalaması şartı aranmadığı gibi bu konuda senatoya yetki verilmesine ilişkin düzenlemede yapılmadığı, tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Vekalet ücreti dışında temyize konu Mahkeme kararının incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.

Kararın hükmedilen vekalet ücretine yönelik kısmı yönünden yapılan inceleme:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ‘Yargılama giderlerinden sorumluluk’ başlıklı 326. maddesinde; yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, ‘Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi’ başlıklı 330. maddesinde; vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği, ‘Yargılama giderlerinin kapsamı’ başlıklı 323. maddesinde ise; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun’un ‘Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar’ başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay’ın kararı düzelterek onayacağı, hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun ‘Avukatlık ücreti’ başlıklı 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade ettiği açıkça düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı ret kararının Dairemizin 15/10/2020 tarih ve E:2016/6718, K:2020/4445 sayılı kararıyla bozulduğu, davalı idarenin karar düzeltme isteminin Dairemizin 30/12/2021 tarih ve E:2021/2139, K:2021/7337 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine, yeniden bir karar verilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderildiği, anılan Mahkemenin E:… esasına kaydedilen dosyada, 24/05/2022 tarihli kararla posta ücretindeki eksikliğin yatırılmadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından 05/08/2022 tarihinde İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçe ile dosyaya vekaletname sunularak, posta gider avansının ödendiği belirtilerek dosyanın işleme konulmasının istenildiği; 08/09/2022 tarihinde ise dosya hakkında karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre davacı vekilinin, müvekkili olan davacıya 1136 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 164. maddesinde yer verilen avukatlık ücretini almasına hak kazandıracak herhangi bir hukuki yardımının bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümünde emek ve çaba sarf ettiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir.
Bu durumda; temyize konu Mahkeme Kararının hüküm fıkrasındaki, “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, kararın bu şekilde düzeltilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 01/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.