Danıştay Kararı 3. Daire 2021/2639 E. 2022/5094 K. 01.12.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2021/2639 E.  ,  2022/5094 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/2639
Karar No : 2022/5094

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Pazarlama Maden İnşaat Gıda Otomotiv İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ödeme emrine konu kamu alacağının vadesinde ödenmemesi üzerine şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasından sonuç alınamadığından sözü edilen kamu alacağının ait olduğu dönemlerde kanuni temsilci sıfatı bulunduğu anlaşılan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket hakkında tapu sicil müdürlükleri ve trafik sicil müdürlüğü nezdinde mal varlığı araştırması yapılmış ise de davalı idarece banka genel müdürlükleri nezdinde mal varlığı araştırması yapıldığına dair bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında, mal varlığı araştırmasının yeterli olmadığı sonucuna varıldığından şirket hakkındaki takip yolları tamamlanıp borcun şirketten tahsilinin olanaksız hale geldiği ortaya konulmaksızın davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket hakkında bankalar nezdinde de e-haciz bildirileriyle mal varlığı araştırmasının yapıldığı, şirketten alınamayan kamu alacağının tahsili için davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bankalar nezdinde malvarlığı araştırması yapmakla e – haciz bildirisi düzenlenmenin farklı uygulamalar olduğu, e – haciz işleminin alacağı tahsil etmek için tesis edildiği, amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleşmediği, zamanaşımı kesilmesi halinin sadece asıl borçluyu bağlayacağı, savunma hakkının kısıtlandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …N’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Asıl borçlu … Pazarlama Maden İnşaat Gıda Otomotiv İç ve Dış Ticaret Limited Şirketine ait 2010 ve 2011 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla takibe geçildiği, şirket hakkında gayrimenkul ve motorlu araçlar yönünden yapılan mal varlığı araştırmasının sonuçsuz kaldığından bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcilerince yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; aynı Kanunun 62. maddesinde ise, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kanuni temsilcilerin, şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzel kişiliğin (şirketin) varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulması icap eder.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, asıl borçlu şirket hakkında tapu sicil müdürlükleri ve trafik sicil müdürlükleri nezdinde mal varlığı araştırması gerçekleştirildiği gibi bankalar nezdinde yapılan mal varlığı araştırmasına ilişkin bir kısım haciz bildirilerinin de düzenlendiği görüldüğünden kamu alacağının şirketten alınamayacağı sonucuna varılmış olup aksi yöndeki gerekçeyle ödeme emrini iptal eden Vergi Dava Dairesi kararının, davacının ödeme emri içeriği kamu alacaklarından kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 01/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.