Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/2056 E. , 2022/5055 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2056
Karar No : 2022/5055
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dariesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, banka hesaplarının komisyon karşılığı kullandırılmasından elde ettiği kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığı yönündeki tespitleri içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararına dayanılarak 2013 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Tarhiyatın dayanağının esas itibariyle takdire sevk tarihinden önce düzenlenen vergi tekniği raporu olduğu, matrah takdiri dışında zamanaşımını durdurmak saikiyle takdir komisyonuna başvurulduğundan, takdir komisyonu kararı olması tarhiyatın, söz konusu rapora göre yapıldığı gerçeğini değiştirmediği dolayısıyla 2013 yılı için beş yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra 17/06/2019 tarihinde tebliğ edilen dava konusu tarhiyatın zamanaşımı uğradığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu tarhiyata ilişkin ihbarnamenin tebliğ edildiği tarihte beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Davacı hakkında 25/06/2018 tarihli yazı ile başlanan incelemede banka hesaplarının komisyon karşılığı kullandırılmasından elde ettiği kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığı yönündeki tespitleri içeren … tarih … sayılı vergi tekniği Raporu düzenlendikten sonra 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinin ikinci fıkrasının 6. bendi gereğince ilgili dönemlere ilişkin matrah takdiri için 25/10/2018 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, hakkında takdire sevkten önce düzenlenen vergi tekniği raporunu done alan takdir komisyonu kararları uyarınca dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, maddenin vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı halleri düzenleyen bentleri arasında sayılan tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hali re’sen tarh sebebi olarak hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun’un 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanılacağı belirtilmiş, 74. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. bendinde ise vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek komisyonun görevleri olarak belirlenmiş, 75. maddesinde de, takdir komisyonlarının 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu konunda yazılı inceleme yetkisine haiz oldukları düzenlenmiştir.
Değinilen Kanun’un 113. maddesinde zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak ifade edilmiş, 114. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, duran zamanaşımını mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
213 sayılı Kanun’un 30. maddesi karşısında, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde matrahın takdir komisyonu tarafından takdir edilebileceği tartışmasız olup bu durumdaki bir mükellefin takdire sevk edilmesine ve düzenlenen inceleme raporlarının takdir komisyonunca done olarak kullanılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır.
Davacının, 2013 yılında banka hesaplarının komisyon karşılığı kullandırılmasından elde ettiği kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığının saptandığı takdire sevk öncesi düzenlenmiş olan vergi tekniği raporuna dayanılarak 213 sayılı Yasa’nın 30. maddesinin ikinci fıkrasının 6. bendi uyarınca re’sen takdire sevk edildiği olayda tarh sebebi mevcut olduğundan dolayısıyla tarh zamanaşımı takdire sevk edildiği tarih itibarıyla durduğundan uyuşmazlığı, aksi yöndeki gerekçeyi hükme esas alarak sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararının, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle tarh matrahının hukuka uygunluğu yönünden yapılacak inceleme sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 01/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.