Danıştay Kararı 4. Daire 2020/2084 E. 2022/7432 K. 01.12.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/2084 E.  ,  2022/7432 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2084
Karar No : 2022/7432

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle 2016/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 dönemleri için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ilgili dönemde fatura aldığı Tuna Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitlerden, düzenlediği faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmadığı ispat edilemediğinden söz konusu faturalar yönünden yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu doğrultusunda yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:
Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen 2016/1 ilâ 10. dönemlerine ilişkin cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararı davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanun’da aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini (KDV) indirebilecekleri hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 34. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek, bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği belirtilmiştir. Buna göre, katma değer vergisi indiriminden yararlanılabilmesi için bunun geçerli bir belgeye dayanması ve belgenin kanuni defterlere kaydedilmesi gerekmektedir.
Kamu hizmetlerinin finansmanında istikrarın sağlanması bakımından vergilendirme sürecinin belirli bir düzen dâhilinde işlemesi ve sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda çeşitli usuller öngörülerek mükelleflerin vergi ilişkisinden doğan hak ve ödevlerini daha dikkatli takip etme zorunluluğu getirilmektedir (AYM., E.2017/24, K.2017/112, 14/6/2017). 3065 sayılı Kanunun belirtilen hükümleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30., 341., 344. maddeleri ve 344. maddesinin atıf yaptığı 359. maddesi birlikte gözetildiğinde, katma değer vergisi indiriminin sahte bir belgeye dayanması hâlinde indirimin reddi suretiyle cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılacağı hususu mükellefler tarafından belirli ve öngörülebilir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacı, 2010 yılının Ocak ila Ekim dönemlerinde Tuna Vergi Dairesi mükellefi …’dan sarı döküm, alüminyum döküm, kızıl döküm parçaları içerikli toplam 1.142.874,00 TL (katma değer vergisi hariç) fatura almış, bu faturalara isabet eden 205.717,32 TL katma değer vergisini indirim konusu yapmıştır. … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu doğrultusunda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendine atıfla, sahte faturaya dayalı olarak yapılan bu indirimlerin reddi suretiyle davacının katma değer vergisi beyanları yeniden düzenlenmiş ve ortaya çıkan fark üzerinden re’sen katma değer vergisi tarh edilmesi ve bir kat vergi ziyaı cezası uygulanması tavsiye edilmiştir. Vergi inceleme elemanının önerisi doğrultusunda davacı adına 2016/1 ila 10 dönemlerine ilişkin re’sen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri tarh edilmiştir.
Sıcak metallerin işlenmesi için kullanılan makine ve teçhizatın imalatı faaliyetinde bulunan davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile ihtilaflı dönemde fatura aldığı Tuna Vergi Dairesi mükellefi .. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporundaki tespitlerin incelenmesinden; 2013/06 ilâ 2016/06 dönemlerine ilişkin elektrik tüketim bilgilerine göre aylık 105,00-TL elektrik tüketimi gerçekleştirdiği, yaptığı cirolara kıyasla teçhizatın yetersiz olduğu, cirolarını aylık ortalama 105,00-TL elektrik tüketimiyle gerçekleştirmesinin ticari, iktisadi ve teknik icaplara uygun olmadığı, elektrik tüketiminin alüminyum döküm faaliyetiyle iştigal eden bir mükellefin elektrik tüketimiyle uyumlu olmadığı, mükellef tarafından müfettişliğe ibraz edilen defter ve belgeler arasında 2011 ve 2012 yılına ilişkin alış ve satış faturaları dışında, elektrik faturası ve sair gider faturalarına rastlanılmadığı, alım yaptığı şahıs/firmaların 2016 yılında %70 oranında haklarında sahte belge düzenlediklerine dair vergi tekniği raporu olan ve sahte belge düzenleme tespiti olan mükellefler olduğu, 348.308,53-TL vergi aslı borçlarını vadesinde ödemediği ve 6552 sayılı Kanun’dan yararlanan mükellefin vadesi geçmiş vergi borçlarına cüz’i bir ödeme yaptığı, tarafından düzenlenen faturaların %90 üzeri oranında tek bir mükellef (davacı) adına düzenlendiği tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitler bir arada değerlendirildiğinde anılan mükellef tarafından düzenlenen faturaların muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu anlaşıldığından aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle kararın buna ilişkin kısmına katılmıyorum.