Danıştay Kararı 2. Daire 2022/3453 E. 2022/6186 K. 01.12.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/3453 E.  ,  2022/6186 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3453
Karar No : 2022/6186

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı, … kapı numaralı taşınmazda bulunan davacıya ait “hukuk bürosu” faaliyet konulu işyerinin faaliyetten men edilmesine ilişkin … günlü, … sayılı Beşiktaş Belediye Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Davalı idarenin temyiz istemi üzerine, anılan Mahkeme kararı; Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesinin 03/03/2016 günlü, E:2016/665, K:2016/1456 sayılı kararıyla onanmış; kararın düzeltilmesi talebi üzerine, Danıştay İkinci Dairesinin 17/12/2021 günlü, E:2021/298, K:2021/5022 sayılı kararıyla, kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin anılan bozma kararına uyulmak suretiyle verilen … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; “Kentsel Sit Alanı” ilan edilen yerle ilgili koruma kurulu kararlarına uymak zorunluluğunda olan ve bu kararı uygulamakla yetkili olan davalı idare durumundaki belediyelerce, kentsel sit alanı ilan edilen yerde bulunan ve bu bölgede mer’i olan imar planında da konut alanı fonksiyonunda yer alan yapıda, davacı tarafından mesleki faaliyette bulunulduğunun anlaşılması üzerine, konut dışı kullanımlara ilişkin faaliyetine son verilerek, binanın konut amacına uygun olarak kullanılmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; Danıştay İkinci Dairenin bozma kararına ilişkin hukuki değerlendirmesini dayandırdığı Danıştay Ondördüncü ve Onyedinci Dairelerin müşterek toplantısında alınan 26/11/2013 ve 06/05/2015 tarihli kararlara dayanak teşkil eden Bilirkişi raporundaki; “konut alanı fonksiyonuna yönelik olarak planlanan bölgenin konut dışı kullanıma açılmasının, araç ve insan yoğunluğunu arttıracağı, yerleşimdeki teknik alt yapı yetersizliğinin, sokak genişliğinin yoğun trafik akışına ve yeterli otopark alanı bulunmaması nedeniyle sokak ve bahçelerin otopark olarak kullanılmasına neden olacağı” şeklindeki görüş ve ifadeler ile KVTVKK’nun 13/05/2008 tarihli kararındaki amaç bu şekilde izah edilmekle beraber, Avukat büroları ticarethane olmayıp mesai saatleri içinde sınırlı sayıdaki ziyaretçiye açık yerler olması sebebi ile araç ve insan yoğunluğu arttırıcı nitelikte olmadığından bilirkişi raporunda belirtilen bu hususların avukatlık bürosu için geçerli olmadığı, Avukatlık Kanununun 43. maddesindeki “634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre ana gayrimenkulün mesken olarak gösterilen bağımsız bölümlerinde kat maliklerinin izni ve benzeri şartlar aranmaksızın avukatlık büroları faaliyet gösterebilir hükmü ile de bu hususun kanunen güvence altına alındığı ve Anayasa Mahkemesinin 04/06/2014 tarih, 2014/75 E-102 K sayı ile de bu hükmün Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verildiği, iş yerlerinin ruhsatlandırılması ve denetlenmesine dair iş ve işlemlerin Belediyelerce 3572 Sayılı İşyeri Açma Ruhsatlarına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Yönetmelik hükümleri ile düzenlendiği ve 3572 sayılı Kanunun 2. Maddesinin f bendinde “1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca açılan avukatlık bürolarına bu kanun hükümleri uygulanmaz” hükmünün yer aldığı; davalı idarenin bu kanun kapsamında işyeri sayılmayan avukatlık bürosu hakkında tesis ettiği dava konusu işlemin “idarenin eylem ve işlemlerinde kanunilik” ilkesine aykırılık teşkil ettiği, 3194 sayılı Kanununa 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunla eklenen Geçici 16. maddesine göre yapının kullanım amacına yönelik olarak Yapı Kayıt Belgesi aldığını, böylece 13/05/2008 tarihli KVTVKK kararı ile kentsel sit alanı olarak ilan edilen 1,2.,3.,4. Levent mahallelerindeki taşınmazlardan yapı kayıt belgesi alınarak cins değişikliği yapılmış olanların mesken olarak kullanım zorunluluğu ortadan kalkmış olduğundan dava konusu işlemin iptali ile usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 43. maddesinde; (Ek iki cümle: 30/4/2013-6460/3 md.) 23/06/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre anagayrimenkulün mesken olarak gösterilen bağımsız bölümlerinde kat maliklerinin izni ve benzeri şartlar aranmaksızın avukatlık bürolarının faaliyet gösterebileceği, bu konuda, yönetim planındaki aksine hükümlerin uygulanmayacağı hususunun düzenlendiği, 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun’un 2. maddesinde ise; bu Kanun hükümlerinin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca açılan avukatlık bürolarına uygulanmayacağına ilişkin mevzuat hükümleri uyarınca, hukuk bürolarının, işyeri açma ve çalışma ruhsatı alma zorunluluğu olan işyerlerinden olmaması, bu tür işyerleri için kat maliklerinin muvafakatının aranmaması ve hukuk bürosu niteliğindeki bu işyerinin konut bölgesinde faaliyet göstermesinde hukuki bir engel bulunmaması hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacılara ait hukuk bürosunun faaliyetten men edilmesi ve konut amacına uygun olarak kullanılması gerektiğine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından davacının temyiz isteminin kabulü ile aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava, Dava; İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı, … kapı numaralı taşınmazda bulunan davacıya ait “hukuk bürosu” faaliyet konulu işyerinin faaliyetten men edilmesine ilişkin … günlü, … sayılı Beşiktaş Belediye Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun “Yasak İşler” başlıklı 24. maddesinde “Anagayrimenkulün, kütükte mesken, iş veya ticaret yeri olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde hastane, dispanser, klinik, poliklinik, ecza laboratuvarı gibi müesseseler kurulamaz; kat maliklerinin buna aykırı sözleşmeleri hükümsüzdür; dispanser, klinik, poliklinik niteliğinde olmıyan muayenehaneler bu hükmün dışındadır.
Anagayrimenkulün, kütükte mesken olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde sinema, tiyatro, kahvehane, gazino, pavyon, bar, kulüp, dans salonu ve emsali gibi eğlence ve toplantı yerleri ve fırın, lokanta, pastahane, süthane gibi gıda ve beslenme yerleri ve imalathane, boyahane, basımevi, dükkan, galeri ve çarşı gibi yerler, ancak kat malikleri kurulunun oybirliği ile vereceği kararla açılabilir.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/194 md.) 1136 sayılı Avukatlık Kanununda avukatlık büroları ve hukuk büroları ile ilgili düzenleme yapılıncaya kadar meskenlerdeki avukatlık ve hukuk büroları faaliyetlerine devam ederler. Bu süre, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıldır. ” düzenlemesine yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 43. maddesinde ise; (Ek iki cümle: 30/4/2013-6460/3 md.) 23/06/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre anagayrimenkulün mesken olarak gösterilen bağımsız bölümlerinde kat maliklerinin izni ve benzeri şartlar aranmaksızın avukatlık bürolarının faaliyet gösterebileceği, bu konuda, yönetim planındaki aksine hükümlerin uygulanmayacağı düzenlenmiştir.
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin İşyerlerinde Aranacak Genel Şartlar başlıklı 5. maddesinde; işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerlerinin taşımak zorunda olduğu şartlara yer verilmiş olup aynı maddenin (b) bendinde; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamına giren gayrimenkullerin, tapu kütüğünde mesken olarak gösterilen bağımsız bölümlerinde sinema, tiyatro, kahvehane, gazino, pavyon, bar, kulüp, dans salonu ve benzeri eğlence ve toplantı yerleri; fırın, lokanta, pastane, süthane gibi gıda ve beslenme yerleri; imalathane, boyahane, basımevi, dükkan, galeri ve çarşı gibi işyerlerinin açılması hususunda kat maliklerinin oy birliği ile karar alması gerektiği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun’un 2. maddesinde; bu Kanun hükümlerinin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca açılan avukatlık bürolarına uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacıya ait avukatlık bürosunun bulunduğu İstanbul, Beşiktaş İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel, … kapı numaralı taşınmazın 18.06.1993 onanlı 1/5000 ölçekli Beşiktaş Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgesi Revizyon Nazım İmar Planı ve 10.12.1993 onanlı 1/1000 ölçekli Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgesi Uygulama İmar Planı kapsamında, “yerleşme ve mimari stilleri itibari ile geleceğe intikal ettirilecek örnek prestij mahalleleri olarak kabul edilen alanda konut bölgesinde kaldığı” ve İstanbul III nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun … gün … sayılı kararıyla sözkonusu binanın bulunduğu parselin de içinde yer aldığı 1.,2.,3.,4., Levent Mahallelerinin “Kentsel Sit Alanı” olarak tescil ve ilan edildiği, bölgede bulunan sivil toplum örgütü ve bazı vatandaşların, binaların amacına uygun konut olarak kullandırılması hususundaki talepleri üzerine ise, planlara aykırı olarak faaliyet gösteren bar, lokanta, gece klübü ve lokal gibi işletmelerin tespiti ve tahliyesine karar verilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.
İstanbul III Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun … gün …sayılı kararında, bölgenin mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özellikleri dikkate alınarak değerlendirme yapılmış ve yapıların mevcut özelliklerinin korunmasının gerekliliği vurgulanmıştır.
Kurul Kararında bu hususun dışında, bölgede konut dışı kullanımlara ilişkin olarak bir kısıtlama yer almadığı gibi, “hukuk bürosu” şeklindeki davacı taraf kullanımının, Kentsel Sit ilanına temel alınan özelliklere aykırı, yapının niteliklerini değiştirici ya da bozucu olduğuna ilişkin herhangi bir tespitin de bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, hukuk bürolarının, işyeri açma ve çalışma ruhsatı alma zorunluluğu olan işyerlerinden olmaması, bu tür işyerleri için kat maliklerinin muvafakatının aranmaması ve hukuk bürosu niteliğindeki bu işyerinin konut bölgesinde faaliyet göstermesinde hukuki bir engel bulunmaması hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacıya ait hukuk bürosunun faaliyetten men edilmesi ve konut amacına uygun olarak kullanılması gerektiğine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, aksi yöndeki Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.