Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/3447 E. , 2022/4814 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3447
Karar No : 2022/4814
TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVACI) : …
2- (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Davacı adına, muris …’den veraset yoluyla intikal eden malvarlığına ilişkin 24/03/2017 tarihinde verilen beyannameye istinaden 2018 yılı için tahakkuk eden veraset ve intikal vergisi ile yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 04/07/2018 tarihli takdir komisyonu kararına göre tarh edilen veraset ve intikal vergisinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 24/03/2017 tarihinde verilen beyannameye istinaden 2018 yılı için tahakkuk eden veraset ve intikal vergisi yönünden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 378. maddesi uyarınca mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk ettirilen vergilerin yalnızca ihtirazi kayıt konulan kısmı dava konusu edilebileceğinden davacı tarafından zamanında ve ihtirazi kayıt konulmaksızın verilen veraset ve intikal vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden vergiye karşı açılan davanın esasının incelenemeyeceği; 04/07/2018 tarihli takdir komisyonu kararına göre tarh edilen veraset ve intikal vergisi yönünden ise, ara karar ile davalı idareden bilançoda yer alan varlıklara ilişkin değerlerin takdir komisyonu tarafından nasıl belirlendiğinin sorulması üzerine gönderilen cevabi yazıda muris hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere göre değerlendirme yapıldığının belirtildiği, söz konusu raporda sadece murise ait ticari işletmenin öz sermayesiyle ilgili değerlendirme yapıldığı, ticari işletmede yer alan stoklar, demirbaşlar, tesis, makine ve cihazların değerleriyle ilgili olarak bilançoda yer alan değerlerinden başka bir hususun yer almadığı, yine, bilançoda belirtilen değerlerin doğru olmadığı hususuna yönelik bir eleştiri de bulunmadığı, dolayısıyla hangi verilere göre belirlendiği hususu somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığından, takdir komisyonu kararına istinaden yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kısmen davanın incelenmeksizin reddine, kısmen de dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, beyannamede belirtilen gayrimenkuller ile ortaklara borçlar hesabının yeniden vergilendirmeye konu edilmesinin mükerrer vergilendirme sonucunu doğuracağı, beyannamede bulunan bu çelişkinin açık vergi hatası olduğu; davalı idarece, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, davacının murisi …’in vefatı üzerine 24/03/2017 tarihinde vârisler tarafından verilen veraset ve intikal vergisi beyannamesinde gayrimenkuller ile ortaklara borçlar hesabının vergilendirmeye konu edilmesinin mükerrer vergilendirme sonucunu doğurduğu ve bunun hataen beyan edildiği iddiasının, vergi tekniği raporu hazırlanmadan evvel ve hazırlanma aşamasında inceleme elemanına verilen ifadelerde belirtilmesine karşın dikkate alınmaması üzerine işbu davanın açıldığı görülmektedir.
Olayda, her ne kadar vergi mahkemesince, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 378. maddesi uyarınca mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk ettirilen vergilerin yalnızca ihtirazi kayıt konulan kısmı dava konusu edilebileceğinden davacı tarafından zamanında ve ihtirazi kayıt konulmaksızın verilen veraset ve intikal vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden vergiye karşı açılan davanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de; 213 sayılı Kanun’un 378. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “bu Kanun’un vergi hatalarına ait hükümleri mahfuzdur” şeklindeki düzenlemesi dikkate alındığında, ihtirazi kayıt konulmadan yapılan beyan düzeltme ve şikayet yoluyla başvuruda bulunmaya engel olmayacağı gibi davacının ileri sürdüğü iddialar 213 sayılı Kanun’un vergi hatalarına ilişkin düzenlemeler içeren 116 ve devamı maddeleri kapsamına girdiğinden, uyuşmazlığın kaynaklandığı veraset ve intikal vergisi tahakkukunda vergi hatası bulunup bulunmadığı hususunun incelenmesi suretiyle bir karar verilmek üzere, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısımla ilgili davacı tarafın temyiz isteminin kabulü suretiyle temyize konu kararın anılan kısmının bozulması görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.