Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/2262 E. , 2022/5104 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/2262
Karar No : 2022/5104
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü…
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , … sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2010 ila 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemelerince verilen ara kararı ile Tuzla İlçe Nüfus Müdürlüğünden, davacının açık adresin bildirilmesinin istenilmesi üzerine dosyaya gönderilen yazı ve eklerinden mernis adresinin ”… Mahallesi, … Sokak … Sitesi … Blok No:… Tuzla/İstanbul” olduğunun görüldüğü ancak dava konusu ödeme emirlerinin aynı site içerisindeki … Blok No:… adresinde bulunan taşınmazın kapısına yapıştırılmak suretiyle tebliği usulsüz olduğundan davacının söz konusu ödeme emirlerini öğrenmesi üzerine açılan bu davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiği, dava konusu … takip numaralı ödeme emrinin, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ile …takip numaralı ödeme emrinin, 45, 46, 47, 48, 51, 52, 53, 57 ve 58 plaka numaralı kamu alacaklarına ilişkin kısımının terkin edildiği anlaşıldığından söz konusu kamu alacaklarında hukuka uygunluk bulunmadığı, sözü edilen ödeme emirlerinin değinilen kamu alacakları dışında kalan kısmı ile … takip numaralı ödeme emrinin, 45, 46, 47, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 56, 57, 58 ve 59 plaka numaralı kamu alacaklarıyla ilgili olarak şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, malvarlığı araştırmasının yapıldığı, tespit edilen menkul ve gayrimenkul mallar üzerine haciz uygulandığı ancak asıl borçlu şirket adına kayıtlı araç, menkul ve gayrimenkuller üzerinde başka kamu hacizlerinin de bulunduğu ve söz konusu malların vergi borcunu karşılamaya yetmeyeceğinin anlaşıldığından asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun kesinleşen ve bu şirketten tahsil edilemeyeceği açık olan alacaklara isabet eden kısmında ise hukuka aykırılık görülmediği, 06/01/2012 ile 14/01/2014 tarihleri arasında asıl borçlu şirkette kanuni temsilci olan davacının … ve … takip numaralı ödeme emirleri … takip numaralı ödeme emirlerinin değinilen kısmı dışında kamu alacaklarının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilcilik sıfatı bulunmadığından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle … takip numaralı ödeme emrinin, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ile … takip numaralı ödeme emrinin, 45, 46, 47, 48, 51, 52, 53, 57 ve 58 plaka numaralı kamu alacaklarına ait kısımları, … takip numaralı ödeme emrinin, 45, 46, 47, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 56, 57, 58 ve 59 plaka numaralı kamu alacakları dışında kalan kısmı ile … ve … takip numaralı ödeme emirleri iptal edilmiş, …, … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin değinilen kısımları haricindeki kamu alacakları yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, asıl borçlusu şirket hakkındaki takibatın kesinleşmediği, ödeme emri içeriği kamu alacağının zamanaşımına uğradığı, şirlet adına kayıtlı araç ve gayrimenkullerin değer tespitinin yapılmadığı dolayısıyla söz konusu mal varlığının borcu karşılayıp karşılamayacağının tartışmalı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca …-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun mükerrer 35. maddesinde ise, tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği kurala bağlanmıştır.
Davacının temsil yetkisinin 03/01/2014 tarihli ortaklar kurulu kararı ile sona erdiği ve bu durumun 14/01/2014 tarihli ticaret sicili gazetesinde yayımlandığı, asıl borçlu şirketin beyanı üzerine 2010 ila 2016 yıllarının muhtelif dönemleri için tahakkuk eden borçların ödenmemesi nedeniyle kamu alacağının tahsili amacıyla ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ödeme emirlerine konu borcun ilgili olduğu dönemde yetkisi devam eden davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı idare temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının … takip numaralı ödeme emrinin, 26 ila 29, 43, 44, 53 ve 54 sıra nolu kamu alacağı kalemleri yönünden bozulması gerektiği oyuyla Daire Kararına bu yönden katılmıyorum.