Danıştay Kararı 9. Daire 2022/42 E. 2022/6086 K. 01.12.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/42 E.  ,  2022/6086 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/42
Karar No : 2022/6086

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Elektrik Perakende Satış A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, elektrik ve havagazı tüketim vergisi matrahını eksik beyan ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2015/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin elektrik ve havagazı tüketim vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlığın, dava konusu vergi ziyaı cezasının dayanağı olarak belirlenen matraha dahil edilen kayıp-kaçak bedeli ile güç ve güç aşım bedelleri yönünden ayrı ayrı ele alınarak incelenmesi gerektiği, matrahın güç ve güç aşım bedellerine ilişkin kısmı yönünden; elektrik tüketim vergisinin matrahının -elektriğin iletimi, dağıtımı ve perakende satış hizmetlerine ilişkin bedeller hariç olmak üzere- tüketilen elektriğin satış bedeli olduğunun, kullanıcılar ile dağıtım şirketleri arasında akdedilen perakende satış sözleşmelerinde de açıkça belirtildiği üzere, birbirini takip eden iki tüketim dönemi arasındaki endeks farkının çarpan faktörü ile çarpımı sonucu bulunan değere, ilgili mevzuat gereği varsa ilave değerin eklenmesi sonucu bulunan değerin abonenin elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiğinin, dağıtım sistemine tabi tüm kullanıcılar için belirli bir sözleşme gücünün doğrudan ya da farklı bir faturalama yöntemi kapsamında dolaylı olarak faturalara yansıtıldığının, çift terimli tarife sınıfına dahil olan abonelerin tüketimlerinin faturalandırılmasında karşımıza çıkan bir kavram olan güç/güç aşım bedelinin, aslında kullanıcılar için (yine geçmiş dönem tüketim miktarlarına göre belirlenen) bir sözleşme gücünün tüketilmesinin taahhüt edilmesi ilkesine dayandığının, zira kullanıcıların kullanabileceğinden daha fazla oranda bir sözleşme gücü belirlemesi halinde bu tarifenin avantajından yararlanamayacağının, dolayısıyla, elektrik tüketim vergisinin matrahını da oluşturan satış bedelinin, çift terimli tarifede, sözleşme akdedilirken en baştan belirlenen sözleşme gücünün bedeli ile ilgili fatura dönemindeki kWh enerji bedelinin toplamı olduğunun, sözleşme gücünün aşılması halinde yine aşılan tüketim miktarı oranında fiyatlandırılan güç aşım bedelinin bu bedele ve dolayısıyla matraha dahil olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 18/12/2012 tarih 4193 sayılı Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslara İlişkin Kararının 8. maddesinde, güç ve güç aşım bedelleri dağıtım sistemi kullanım tarifesinin bir unsuru olarak düzenlenmiş ise de, aynı maddede “dağıtım bedeli”nin ayrı bir bileşen olarak tanımlandığı, yukarıda açıklandığı üzere tüketilmesi taahhüt edilerek sözleşmede belirlenen ve standart olarak her fatura döneminde satış bedeline yansıtılan güç bedeli ve yine belirlenen güç bedelinden fazla elektrik tüketilmesi halinde tüketim miktarı nispetinde alınan güç aşım bedelinin ayrı bir bileşen olarak tanımlanan dağıtım bedelinden farklı kavramlar olduğu, zikredilen bu farklılıkları göz önünde bulundurulduğunda güç ve güç aşım bedelinin Kanunda belirlenen istisna kapsamında değerlendirilemeyeceği, tüketilen elektriğin satış bedelini belirleyen doğrudan unsurlar olması nedeniyle vergi matrahına dahil olduğu kanaatine varıldığından, bu bedeller üzerinden ilgili dönemler için elektrik ve havagazı tüketim vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı; matrahın kayıp-kaçak bedeline ilişkin kısmı yönünden ise; kayıp-kaçak bedelinin esas itibariyle “tüketilen” bir elektriğin bedeli olduğu hususunda duraksama bulunmamakla birlikte, bu tüketim fiilinin kişi unsurunun da önem arz ettiği, zira kayıp-kaçak bedelinde teknik ya da teknik olmayan nedenlerle faturalandırılamayan elektrik tüketiminin bedelinin “tükettiği” elektriğin bedelini ödeyen başka tüketicilere yansıtıldığı, elektirik ve havagazı tüketim vergisinin matrahının vergi mükellefi tarafından “tüketilen” elektriğin satış bedeli olması nedeniyle, mükellef tarafından tüketilmemesine rağmen satış bedeline dahil edilen kayıp kaçak bedelinin elektrik ve havagazı tüketim vergisi matrahına dahil olamayacağının açık olduğu, bu bedel üzerinden ilgili dönem için kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kayıp-kaçak bedelinden kaynaklanan elektrik ve havagazı tüketim vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının kayıp-kaçak bedelinden kaynaklanan elektrik ve havagazı tüketim vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği; Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının güç ve güç aşım bedellerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası bakımından ise; mevzuatta, elektrik ve havagazı tüketim vergisinin matrahının sınırlı olarak sadece elektrik enerjisi satış bedelinden oluşacağının belirtildiği, elektrik enerjisi satış bedelinin ise dağıtıcı şirket tarafından kullanıcıya temin edilmek üzere dağıtım sisteminden çekilen ve doğrudan elektrik üretim şirketine ödenen bedel olduğu, güç ve güç aşım bedellerin dağıtım şirketinin belirli bir seviyeden fazla oranda elektrik kullanan ya da piyasada rekabet eden enerji dağıtım şirketlerinin sunduğu fiyat tekliflerinden yararlanma tercihinde bulunan kullanıcılar bakımından uygulanan çift terimli tarife kapsamında dağıtım şirketinin kendi dağıtım ağını kullanan kullanıcılarından, dağıtım faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan yatırım harcamaları, işletme giderleri, kayıp enerji tedarik maliyetleri, iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar, faaliyetin yürütülmesi kapsamında kamu kurumlarına ödenen bedeller, araştırma ve geliştirme giderlerinin karşılanması amacıyla tahsil etmiş olduğu bedeller olduğu, dolayısı ile güç ve güç aşım bedellerinin dağıtım şirketlerinin çift terimli tarife kullanıcılarında dağıtım sisteminin kullanımı karşılığında tahsil ettiği bedeller olduğu anlaşıldığından ve dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin, dağıtım bedeli, güç bedeli, güç aşım bedeli, reaktif bedeli, emreamade kapasite bedeli olarak sayıldığı, daha önce faturalarda ayrı ayrı gösterilen dağıtım bedeli, iletim bedeli, kayıp kaçak bedeli ve sayaç okuma bedelinin dağıtım bedeli adı altında birleştirildiği hususları dikkate alındığında, dağıtım şirketlerinin belirli bir seviyeden fazla oranda elektrik kullananlardan veya çift terimli tarife kullanıcılarından dağıtım sisteminin kullanımı karşılığında tahsil ettiği bedeller olan güç ve güç aşım bedellerinin elektrik ve havagazı tüketim vergisinin matrahına dahil olmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu vergi ziyaı cezasının güç ve güç alım bedelinden kaynaklanan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun reddine; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının güç ve güç alım bedelinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası kaldırılarak, bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dağıtım şirketlerinin belirli bir seviyeden fazla oranda elektrik kullananlardan veya çift terimli tarife kullanıcılarından dağıtım sisteminin kullanımı karşılığında tahsil ettiği bedeller olan güç ve güç aşım bedellerinin elektrik ve havagazı tüketim vergisine dahil olmadığı tespitinin dayanağının bulunmadığı, kayıp-kaçak bedeli kapsamında yer alan teknik kaybın trafo ve iletim hatlarındaki kabloların iç dirençleri ile ısı neticesinde oluşan kayıplar olduğu, teknik kaybın sıfırlanmasının imkansız olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Kahramanmaraş Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.