Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3342 E. , 2022/4536 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3342
Karar No:2022/4536
TEMYİZ EDENLER:
1. (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
2. (DAVACI) … Turizm İşletmeciliği A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN_KONUSU: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının vekâlet ücretine yönelik kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Alanya ilçesi, … Mahallesi, … parselde bulunan davacı şirkete ait otelin kıyı bendinde yer alan ahşap iskele yerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nce kiralama ihalesine çıkarılmasına ilişkin 12/08/2020 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. maddesinde feragatin, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlandığı; 309. maddesinde, feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı; 310. maddesinde, feragat ve kabulün, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği; 311. maddesinde ise, feragatin kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağının kurala bağlandığı,
Olayda, davacı vekilinin 21/08/2020 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğinin görüldüğü, Bu durumda, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 311. maddesine göre feragat, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağından, feragat nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, kendileri lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği; Davacı tarafından, kendileri lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Feragat nedeniyle Konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 01/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.