Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/4741 E. , 2022/10476 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/4741
Karar No : 2022/10476
DAVACILAR : 1- … Tes. Petrol Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti.
2- …
3- … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
4- … Petrol İnşaat ve Nakliye Ticaret Sanayi Ltd. Şti.
5- … İnşaat Lojistik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
6- …
7- … Nak. San. ve Tic. A.Ş.
8- … Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti.
9- … A.Ş.
10- … San. ve Tic. Ltd. Şti.
11- … Kimya İnş. Nak. Tur. Gıda Tar. Hayvancılık İmalat İth. İhr. San ve Ticaret A.Ş.
12- … Madeni ve Atık Yağ Geri Kazanım Gıda Kimya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ : …
DAVANIN KONUSU : 21/12/2019 tarih ve 30985 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliğinin; 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, Geçici 1. maddesinin ve Geçici 3. maddesinin iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI : Davacı firmaların Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmelik ve Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında gerekli şartları yerine getirerek atığ yağ rafinasyon ve rejenerasyon tesisleri için gerekli olan lisanslarını alarak atık yağların geri dönüşümü, geri kazanılması,işlenmesi ve bertarafı işlemlerini yaptıkları, mülga Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliğinin 4.maddesinin (ş) bendi uyarınca yetkilendirilmiş kuruluşun sadece atık motor yağlarının toplanması husunda yetkilendirilmiş olduğu, anılan Yönetmeliğin 14. maddesi uyarınca atık sanayi yağlarının işlenmesi ve bertaraf edilmesi yetkisinin davacı şiketler gibi lisanslı işletmelere verilmiş olduğu, dava konusu Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesi ile lisanları dahilinde davacı şirketlere verilen tüm yetkilerin kaldırılarak yetkilendirilmiş kuruluşa verildiği, dava konusu Yönetmeliğin 10.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde yetkilendirilmiş kuruluş olabilmek için toplamda en az %10 piyasa payını sağlama şartı getirildiği, aslında atık yağ rafinasyon tesislerinin de %10 piyasa payını sağlama koşulunu yerine getirerek yetkilendirilmiş kuruluş olabileceği, ancak piyasa payının tesisin kapasitesi ile değil gelen hammaddenin işlenip satılması ile ilgili olduğu, davacı firmaların kapasitelerinin yeterli olmasına rağmen yeterli hammadde bulamadıkları için yetkilendirilmiş kuruluş olmak için başvuruda bulunamayacakları, %10 piyasa payını sağlama koşulunun dava konusu Yönetmeliğin amacı ile bağdaşmadığı, dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1.maddesinde; atık yağ geri kazanım konulu çevre lisansına sahip olan mevcut tesislere bu yönetmelikte yer alan atık yağ rafinasyon tesisi şartlarını sağlayarak atık yağ rafinasyonu konulu çevre lisansı almak amacıyla Bakanlığa başvurmaları için 01/01/2021 tarihine kadar süre tanındığı, söz konusu 1 yıllık sürenin yetersiz olduğu, dava konusu Yönetmeliğin Geçici 3.maddesinde; bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinde önce Bakanlıktan yetki alan yetkilendirilmiş kuruluşun faaliyetlerini bu Yönetmeliğe uygun olarak yürüteceğinin ve ayrıca Yönetmeliğin 10.maddesinde yer alan piyasa payı şartlarını ve Yönetmelikte yer alan ilave şartları sağladığına dair bilgi ve belgeleri 01/01/2021 tarihine kadar bakanlığa sunması gerektiğinin düzenlendiği, söz konusu düzenleme sebebiyle, zaten yetkilendirilmiş olan kuruluşun tüm piyasa payını tekelinde toplayacağı için %10’luk barajı süresiz şekilde sağlayacak tek güç olacağı, yetkilendirilmiş kuruluşun dilediği firmayla sözleşme yapabileceği, dilediği firmaya geri dönüşüm için atık yağ göndermeyebileceği, iptali istenilen düzenlemelerin rekabet hukukuna ve fırsat eşitliğine aykırı oldukları ve tekelleşmeye yol açacakları ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davacıların dava konusu düzenlemelerin iptalini istemekte menfaatlerinin bulunup bulunmadığının ve davanın dava açma süresi içinde açılıp açılmadığının resen araştırılması, davacıların dava açmakta menfaatlerinin bulunmadığının tespiti halinde davanın ehliyet yönünden, davanın yasal süre içinde açılmadığının tespiti halinde ise davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği savunulmuştur.
Esasa ilişkin olarak ise; 01/01/2020 tarihinde yürürlüğe giren Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliği ile 30/07/2008 tarihli 26952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı, Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliği ile atık yağlardan baz yağ üretimine ilişkin olarak; katma değeri yüksek ürünlerin elde edilebileceği yüksek verimli atık yağ rafinasyon tesislerinin kurulmasının ve mevcut tesislerin iyileştirilmesinin, atık yağ toplama oranlarının arttırılmasının, mevzuata uyum sağlanmasının ve atık yağların yönetiminin daha etkin hale getirilmesinin amaçlandığı, ileri teknoloji kullanan tesislerin kurulması ile dünya pazarında rekabet edebilecek madeni yağların ülkemiz tarafından da üretilebilmesi imkanının elde edileceği, bu amaçla dava konusu Yönetmelikte atık yağ rafinasyon tesislerinin uyması gereken bazı standartların öngörüldüğü, atık yağdan baz yağ üretiminin bu standartlara uygun olarak yapıldığının ve rafinasyon prosesi yetkinliğinin ispatı amacıyla Bakanlık ve ilgili kurumların katılımıyla yapılacak “Deneme Üretimi” kavramı getirildiği, atık yağların etkin bir şekilde kaynağında biriktirilmesinin, geçici depolanmasının, toplanmasının en uygun şekilde rafinasyonunun, enerji geri kazanımının, bertarafının sağlanması amacıyla yönetimin daha etkin hale getirilmesi için; motor yağı / sanayi yağı ayrımının kaldırılarak atık madeni yağların bir bütün olarak ele alındığı, atık yağ kategorilerinin ve atık yağ üreticisinin analiz yükümlülüğünün kaldırıldığı, atık yağların atık kodlarına dava konusu Yönetmelikte yer verilerek aynı türdeki/özellikteki atık yağların aynı grup altında biriktirilmesi imkanının sağlandığı, atık yağların yetkilendirilmiş kuruluşa teslimi noktasında mülga Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliğinde yer alan ücretsiz ifadesinin kaldırılarak serbest piyasa koşullarında atık yağların yönetilmesi imkanının sağlandığı, Çevre Kanunun 11. maddesi, Atık Yönetimi Yönetmeliği ve Yetkilendirme Usul ve Esasları uyarınca, madeni yağ üreticisi, ithalatçısı ve piyasaya sürenlerin yükümlülüklerini yerine getirmek üzere yetkilendirilmiş kuruluşlara üye olmalarının gerektiği, dava konusu Yönetmeliğin 10.maddenin 1.fıkrasının (a) bendi yönünden; Mülga Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (ş) bendinde yetkilendirilmiş kuruluş, atık motor yağlarının toplanması amacıyla Bakanlıkça belirlenen esaslar dahilinde piyasa payları toplamı en az %30 olan motor yağı üreticileri tarafından kurulan atık motor yağı toplama organizasyonu olarak ifade edilmişken dava konusu Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliği ile motor yağı / sanayi yağı ayrımının kaldırılarak atık madeni yağların bir bütün olarak ele alındığı ve yetkilendirilmiş kuruluşun sağlaması gereken piyasa payının %30′ dan %10′ a çekilerek birden fazla yetkilendirilmiş kuruluşun faaliyet göstermesine imkan tanındığı, birden fazla yetkilendirilmiş kuruluşun faaliyet göstermesi ile atık yağların toplanmasının daha etkin hale getirilmesinin hedeflendiği, bu düzenlemenin atık yağ geri kazanımı yapan firmalara olumsuz yönde herhangi bir etkisinin bulunmadığı aksine birden fazla yetkilendirilmiş kuruluşun faaliyet göstermesine imkan tanınarak atık yağların toplanmasının daha etkili hale getirileceği ve atık yağ geri kazanım firmalarının daha yüksek kapasitelerde atık yağ işleyebilecekleri, dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1.maddesi yönünden; hem dava konusu Yönetmelikteki 1 yıllık geçiş süreci hem de Çevre ve İzin ve Lisans Yönetmeliğindeki 1 yıllık çevre lisans süreci göz önünde bulundurulursa 2 yıllık bir sürenin tanınmasının söz konusu olduğu, dava konusu Yönetmeliğin Geçici 3.maddesi yönünden; davacı tarafından, bakanlıkça yetkilendirilen kuruluşun sektörde tekel olduğunun ve istediği şekilde çalışacağının iddia edildiği ancak dava konusu Yönetmelik ile yetkilendirilmiş kuruluşun sağlaması gereken piyasa payının %30′ dan %10′ a çekilerek birden fazla yetkilendirilmiş kuruluşun faaliyet göstermesine imkan tanındığı, diğer taraftan, Bakanlıkça yetkilendirilen kuruluşun dilediği şekilde çalışması, dilediği tesise atık madeni yağ teslim etmemesi, dilediği tesisle sözleşme imzalamaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, yetkilendirme işlemlerinin “Yetkilendirme Usul ve Esasları” kapsamında gerçekleştirilmekte olduğu, yetkilendirme yapılırken yetkilendirilecek kuruluştan, atık yağların toplanması ve taşınması ve atık yağların atık yağ rafinasyon tesislerine teslim edilmesi için tesis edilecek sisteme ilişkin bilgiler ile atık madeni yağların Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde yönetiminin sağlanması amacıyla düzenlenecek eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerine ilişkin bilgilerin talep edildiği, iptali istenilen düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ :
Dava konusu Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin ve Geçici 3. maddesinin iptali istemi yönünden davanın reddine, Geçici 1. maddesinin iptali istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava ,21/12/2019 tarih ve 30985 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliğinin; 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, Geçici 1. maddesinin ve Geçici 3. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin iddiasına itibar edilmemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56. maddesinde; ” Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir…” hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği’nin dayanağı olan 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 1. maddesinde; Kanunun amacının, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamak olduğu vurgulanmış, 8. maddesinde; her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmanın yasak olduğu belirtilmiş, kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililerin kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirletenin kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlü oldukları hükme bağlanmış, 11. maddesinde; atıkların üretiminin ve zararlarının önlenmesi veya azaltılması ve geri kazanılabilen atıkların kaynağından, ayrı toplanmasının esas olduğu, atık yönetim planlarının hazırlanmasına ilişkin esasların, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği, üretici, ithalatçı ve piyasaya sürenlerin sorumluluğu kapsamında yükümlülük getirilen üreticiler, ithalatçılar ve piyasaya sürenlerin, ürünlerinin faydalı kullanım ömrü sonucunda oluşan atıklarının toplanması, taşınması, geri kazanımı, geri dönüşümü ve bertaraf edilmelerine dair yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ve bunlara yönelik gerekli harcamalarının karşılanması, eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla Bakanlığın koordinasyonunda bir araya gelerek tüzel kişiliği haiz birlikler oluşturacağı, bu kapsamda yükümlülük getirilen kurum ve kuruluşların sorumluluklarının bu birliklere devrine ilişkin usûl ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu yönetmelik atık yağların geçici depolanmasına, toplanmasına, taşınmasına, rafinasyona tabi tutulmasına, enerji geri kazanımının sağlanmasına ve bertaraf edilmesine ilişkin teknik ve idari esasların belirlenerek çevre ve insan sağlığının korunması ile doğal kaynakların verimli kullanımının sağlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla çıkarılmıştır.
Yönetmeliğin iptali istenilen Yetkilendirilmiş kuruluşların yükümlülükleri başlıklı 10.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde ; Yetkilendirilmiş kuruluşların toplamda en az %10 olan piyasa payını sağlamakla yükümlü oldukları, geçici 1.maddesinde; Atık Yağ Geri Kazanım” konulu çevre lisansına sahip mevcut tesislerin, bu Yönetmelikte yeralan atık yağ rafinasyon tesisi şartlarını 1/1/2021 tarihine kadar yerine getirerek “Atık Yağ Rafinasyonu” konulu çevre lisansı almak için Bakanlığa başvuruda bulunabilecekleri, geçici 3.maddesinde; Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce Bakanlıktan yetki alan yetkilendirilmiş kuruluşun, faaliyetlerini bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yürüteceği ,söz konusu yetkilendirilmiş kuruluşun, 1/1/2021 tarihine kadar 10 uncu maddede yer alan piyasa payı şartları ile bu Yönetmelikle getirilen ilave şartları sağladığına ilişkin bilgi ve belgeleri Bakanlığa sunmakla yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
Davacılar tarafından ,Yönetmelikler kapsamında gerekli şartları yerine getirerek atık yağ rafinasyon ve rejenerasyon tesisi işletmeleri için şart koşulan lisansları aldıkları,dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile lisansları kapsamında davacı şirketlere verilen tüm yetkiler kaldırılarak yetkilendirilmiş kuruluş olan …’e verildiği,Yetkilendirilmiş kuruluşların toplamda en az %10 olan piyasa payını sağlamakla yükümlü olmalarının kamu yararına aykırı olduğu ,geçici 1.maddede öngörülen sürenin yetersiz olduğu,…’in 2008 ve 2015 tarihli yönetmelikler ile yetkilendirilmiş kuruluş olarak yetkilendirildiği ,ancak yetki alanının motor yağları ile sınırlandırıldığı ,dava konusu Yönetmelikle tüm atık yağların yönetiminin halihazırda yetkilendirilmiş kuruluş olan …’e verildiği ,geçici 3.madde ile halihazırda yetkili olması nedeniyle tüm piyasa payını tekelinde toplayacak tek güç olacağı iddialarıyla bakılmakta olan dava açılmıştır.
21/12/2019 tarih ve 30985 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliğinin; 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi yönünden;
1/1/2020 tarihinde Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesi ile 30/7/2008 tarihli ,26952 sayılı resmi gazetede yayımlanan Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
21/12/2019 tarih ve 30985 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliği’nde atık motor yağı ve atık sanayi yağı ayrımı kaldırılarak atık madeni yağlar bir bütün olarak ele alınmış ve yetkilendirilmiş kuruluşun sağlaması gereken piyasa payı %30’dan % 10’a çekilmiştir.
Dava konusu düzenlemeyle birden fazla yetkilendirilmiş kuruluşun faaliyet göstermesine olanak sağlandığı ,atık yağların toplanmasının daha etkin bir hale getirilerek atık yağ kazanım firmalarının daha yüksek kapasitelerde atık yağ işlemelerine olanak sağlandığı sonucuna varıldığından dava konusu Yönetmeliğin bu kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.
21/12/2019 tarih ve 30985 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliğinin Geçici 1. Maddesi yönünden;
23/12/2020 tarihli,31343 sayılı resmi gazetede yayımlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10.maddesi ile aynı Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesi değiştirildiğinden konusu kalmayan yönetmelik maddesi hakkında karar verilmesine yer olmamaktadır.
21/12/2019 tarih ve 30985 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliğinin Geçici 3. Maddesi yönünden ;
Mevcut yetkilendirilmiş kuruluşun faaliyetlerini Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yürütmesi ,10.maddede yetkilendirilmiş kuruluş için öngörülen yükümlülüklerini 1/1/2021 tarihine kadar yerine getirmesine ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle ,21/12/2019 tarih ve 30985 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliğinin; 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, ve Geçici 3. maddesinin iptali isteminin reddi , Geçici 1. Maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 29/10/2021 günlü, 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği” şeklinde değiştirildiğinden, husumetin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesine karar verilerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
21/12/2019 tarih ve 30985 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliğinin; 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, Geçici 1. maddesinin ve Geçici 3. maddesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 1. maddesinde bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamanın Kanunun amacı olduğu belirtilmiş, 3.maddesinin 1.fıkrasının (h) bendinde “Çevrenin korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve giderilmesi, sıfır atığın yaygınlaştırılması, döngüsel ekonomi ilkelerinin uygulanması ve iklim değişikliği ile mücadele edilmesi için uyulması zorunlu standartlar ile vergi, harç, katılma payı, yenilenebilir enerji kaynaklarının ve temiz teknolojilerin teşviki, motorsuz veya elektrikli araçların teşviki, atıkların geri kazanımı ile arıtılmış atıksuların yeniden kullanımının teşviki, geri kazanım katılım payı, plastik içerikli poşet veya ambalaj ve tek kullanımlık materyallerin kullanımının azaltılması, depozito uygulaması, emisyon ücreti, kirletme bedeli ve kirliliğin önlenmesine yönelik teminat alınması ve sera gazı emisyonlarının takibine yönelik karbon ticareti gibi piyasaya dayalı mekanizmalar ile ekonomik araçlar ve teşvikler kullanılır. Bu bentteki uygulamalara ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.” hükmüne, 11.maddesinin 10.fıkrasında; “Atıkların, doğal kaynak ve hammadde kullanımının azaltılması ve geri kazanımın artırılması amacıyla kullanılması esastır. Atıkların veya atıklardan elde edilen geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına yönelik düzenlemeler ile zorunlu kullanıma ilişkin esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Geri kazanım imkânı olmayan atıklar, yönetmeliklerle belirlenen uygun yöntemlerle bertaraf edilir.” hükmüne, 13. fıkrasında; “Üretici, ithalatçı ve piyasaya sürenlerin sorumluluğu kapsamında yükümlülük getirilen üreticiler, ithalatçılar ve piyasaya sürenler, ürünlerinin faydalı kullanım ömrü sonucunda oluşan atıklarının toplanması, taşınması, geri kazanımı, geri dönüşümü ve bertaraf edilmelerine dair yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ve bunlara yönelik gerekli harcamalarının karşılanması, eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla Bakanlığın koordinasyonunda bir araya gelerek tüzel kişiliği haiz birlikler oluştururlar. Bu kapsamda yükümlülük getirilen kurum ve kuruluşların sorumluluklarının bu birliklere devrine ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin 97.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde; “Çevrenin korunması, iyileştirilmesi, çölleşme ve erozyonla mücadele ile çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik prensip ve politikaların belirlenmesi amacıyla gerekli çalışmaları yapmak, standart ve ölçütler geliştirmek, programlar hazırlamak; bu çerçevede eğitim, araştırma, projelendirme, eylem planları ve kirlilik haritalarını oluşturmak, bunların uygulama esaslarını tespit etmek ve izlemek, iklim değişikliği ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanununun 8., 11. ve 12. maddeleri ile 10/07/2018 tarihli, 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 97. ve 103. maddelerine dayanılarak hazırlanan ve 21/12/2019 tarihli, 30985 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliğinin 1. maddesinde Yönetmeliğin amacının atık yağların geçici depolanmasına, toplanmasına, taşınmasına, rafinasyona tabi tutulmasına, enerji geri kazanımının sağlanmasına ve bertaraf edilmesine ilişkin teknik ve idari esasların belirlenerek çevre ve insan sağlığının korunması ile doğal kaynakların verimli kullanımının sağlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu düzenlenmiş, 4.maddesinin (b) bendinde “Atık yağ: Orijinal kullanım amacına uygun olmayan ve Ek-1’de atık kodları yer alan madeni yağlar”, (c) bendinde “Atık yağ rafinasyon tesisi: TS 13541 – İş Yerleri – Atık Yağ Rafinasyon ve Rejenerasyon Tesisleri İçin Kurallar standardı ve Bakanlıkça belirlenen tesis özelliklerine sahip, atık yağlardan TS 13369 – Yağlama Yağları, Endüstriyel Yağlar ve İlgili Ürünler (Sınıf L) – Baz Yağlar standardına uygun olarak baz yağ üretiminin yapıldığı atık işleme tesisi”, (e) bendinde “Baz yağ: TS 13369 standardında tanımlanan ürün”, (h) bendinde “Deneme üretimi:Atık yağ rafinasyon tesisinde atık yağlardan TS 13369 standardına uygun olarak baz yağın üretildiğinin ve rafinasyon prosesi yetkinliğinin ispatıamacıyla yapılan çalışma”, (o) bendinde “Piyasa payı: Üreticilerin, bir önceki yıl piyasaya sürdükleri madeni yağ miktarının, tüm yağ üreticilerinin yurt içinde piyasaya sürdükleri madeni yağ miktarına oranı”, (ö) bendinde “Rafinasyon:Atık yağların her türlü kirletici parametreden, oksidasyon ürünlerinden, partiküllerden ilave kirlilik üretmeyen teknolojilerle yüksek verimde arındırılarak TS 13369 standardına uygun baz yağ elde edilmesi”, (s) bendinde “Yetkilendirilmiş kuruluş: Atık Yönetimi Yönetmeliğinde tanımlanan ve piyasa payları toplamı en az %10 olan yağ üreticileri tarafından kurulan organizasyon”olarak tanımlanmıştır.
Anılan Yönetmeliğin 6.maddesinin (a) bendinde; “Atık yağların çevre ile uyumlu bir şekilde yönetilmesine ilişkin program ve politikaları tespit etmek”, (ç) bendinde; “Atık yağ rafinasyon tesislerine çevre lisansı vermek” bakanlığın görev ve yetkileri arasında sayılmış, “Genel ilkeler” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin davanın açıldığı tarihteki halinde; “Atık yağlar, yetkilendirilmiş kuruluşlarca toplanır ve taşınır. Yetkilendirilmiş kuruluş, kendisine ait lisanslı atık taşıma araçları bulunan atık üreticileri ve/veya rafinasyon tesisleriyle atık yağların taşınması amacıyla iş birliği yapabilir.
” hükmüne, “Yetkilendirilmiş kuruluşların yükümlülükleri” başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilen (a) bendinde ; “(1) Yetkilendirilmiş kuruluşlar; a) Toplamda en az %10 olan piyasa payını sağlamakla yükümlüdür.” hükmüne, iptali istenilen Geçici 1.maddesinin davanın açıldığı tarihteki halinde; “Atık Yağ Geri Kazanım” konulu çevre lisansına sahip mevcut tesisler, bu Yönetmelikte yer alan atık yağ rafinasyon tesisi şartlarını 1/1/2021 tarihine kadar yerine getirerek “Atık Yağ Rafinasyonu” konulu çevre lisansı almak için Bakanlığa başvuruda bulunurlar.” hükmüne, iptali istenilen Geçici 3.maddesinde; “Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce Bakanlıktan yetki alan yetkilendirilmiş kuruluş, faaliyetlerini bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yürütür. Söz konusu yetkilendirilmiş kuruluş, 1/1/2021 tarihine kadar 10 uncu maddede yer alan piyasa payı şartları ile bu Yönetmelikle getirilen ilave şartları sağladığına ilişkin bilgi ve belgeleri Bakanlığa sunmakla yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 23/12/2020 günlü,31343 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesiyle dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen Geçici 1.maddesi; “(1) “Atık Yağ Geri Kazanım” konulu geçici faaliyet belgesi veya çevre lisansına sahip mevcut tesisler, bu Yönetmelikte yer alan atık yağ rafinasyon tesisi şartlarını yerine getirerek “Atık Yağ Rafinasyonu” konulu çevre lisansı almak için Bakanlığa başvuruda bulunurlar. (2) Deneme üretimi planı başvurusunda bulunmamış tesisler ve “Atık Yağ Geri Kazanım” konulu çevre lisansına sahip mevcut tesisler, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren en geç 30 takvim günü içinde Bakanlığa deneme üretimi planı sunmak zorundadır. Bu tarihe kadar başvuruda bulunmayan tesislerin mevcut çevre lisansı sonlandırılır.(3) TÜBİTAK MAM tarafından hazırlanacak deneme üretimi takvim planına göre deneme üretimleri gerçekleştirilir. Deneme üretimi takvim planı oluşturulmasında tesislerin Bakanlığa başvuru yaptığı tarih esas alınır. Mevcut tesisler için mücbir sebepler dışında deneme üretimi takvim planı değiştirilmez. Mücbir sebep olarak kabul edilebilecek haller; doğal afetler, kanuni grev, kısmî veya genel seferberlik ilânıdır. Bu hallerin mücbir sebep olarak kabul edilebilmesi için; mevcut tesisten kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olması, deneme üretimlerinin gerçekleşmesine engel nitelikte olması, mevcut tesisin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş bulunması gerekir. (4) Deneme üretimi gerçekleştirilen mevcut tesisler deneme üretim sonuç raporunun uygun bulunması durumunda bu Yönetmelikte yer alan atık yağ rafinasyon tesisi şartlarını yerine getirerek 3 ay içerisinde “Atık Yağ Rafinasyonu” konulu çevre lisansı almak için Bakanlığa başvuruda bulunurlar. Bu süre içerisinde başvuru yapılmaması durumunda tesisin çevre lisansı sonlandırılır. (5) Deneme üretimi gerçekleştirilen mevcut tesislerin deneme üretim sonuç raporunun uygun bulunmaması durumunda çevre lisansı sonlandırılır. (6) Mevcut tesisler, dördüncü ve beşinci fıkralardaki deneme üretimine ilişkin süreç tamamlanıncaya kadar faaliyetlerine devam ederler. Bu süre zarfında; kendisine ait aracı olan mevcut tesisler A grubu atık yağları toplarlar, B grubu atık yağlar ise mevcut tesislere yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından teslim edilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden:
Davalı idarenin usule yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 124. maddesinde; “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.” hükmüne yer verilmiştir.
İdarelerin, yönetmeliklerle yapacakları düzenlemelerin üst kurallara aykırı olmaması, düzenlemenin yasalarla idarelere tanınan yetkiler çerçevesinde ve yasayla belirlenen sınırlara bağlı olarak, tamamlayıcı, açıklayıcı ve üst normların uygulanmasına yönelik olması gerekmektedir.
Bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamak amacıyla yürürlüğe konulan 2872 sayılı Çevre Kanunununda döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımı doğrultusunda atık oluşumunun önlenmesi/azaltılması, yeniden kullanıma öncelik verilmesi suretiyle çevre ve insan sağlığının ve tüm kaynakların korunmasının ilke olarak kabul edildiği, atıkların geri kazanılmasını düzenleyen ve teşvik eden hükümlere yer verildiği görülmektedir.
Bu kapsamda, 2872 sayılı Çevre Kanununun 11.maddesinin 13. fıkrasında; üretici, ithalatçı ve piyasaya sürenlerin sorumluluğu kapsamında yükümlülük getirilen üreticilerin, ithalatçıların ve piyasaya sürenlerin, ürünlerinin faydalı kullanım ömrü sonucunda oluşan atıklarının toplanması, taşınması, geri kazanımı, geri dönüşümü ve bertaraf edilmelerine dair yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ve bunlara yönelik gerekli harcamalarının karşılanması, eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla Bakanlığın koordinasyonunda bir araya gelerek tüzel kişiliği haiz birlikler oluşturacakları, yükümlülük getirilen kurum ve kuruluşların sorumluluklarının bu birliklere devrine ilişkin usûl ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi yönünden;
Davacılar tarafından, kapasitelerinin yeterli olmasına rağmen yeterli hammadde bulamadıkları için %10 piyasa payı koşulunu sağlamalarının ve dolayısıyla yetkilendirilmiş kuruluş olmak için başvuruda bulunmalarının mümkün olmadığı, %10 piyasa payını sağlama koşulunun kamu yararına uygun olmadığı ileri sürülmüş ise de; dava konusu yönetmeliğin 5. maddesinin 4. fıkrasında; yetkilendirilmiş kuruluş piyasa payı hesabında; yetkilendirilmiş kuruluşun toplama organizasyonuna dâhil olan yağ üreticilerinin, bir önceki yıl piyasaya sürdükleri madeni yağ miktarının tüm yağ üreticilerinin yurt içinde piyasaya sürdükleri madeni yağ miktarına oranının esas alınacağı kuralına yer verilmek suretiyle yağ üreticileri tarafından piyasaya sürülen madeni yağ miktarları dikkate alınarak yetkilendirilmiş kuruluş için ön görülen %10 piyasa payı oranının hesaplanmasının öngörüldüğü ayrıca söz konusu oranın tek bir yağ üreticisi firmanın piyasaya sürdüğü madeni yağ miktarı üzerinden değil yetkilendirilmiş kuruluş bünyesine dahil firmaların toplam yağ üretimleri dikkate alınarak hesaplanacağı anlaşıldığından bu iddiaya itibar edilmemiştir.
Diğer taraftan 01/01/2020 tarihinde yürürlüğe giren dava konusu Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılan 30/07/2008 tarihli 26952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin (ş) bendinde; yetkilendirilmiş kuruluş, atık motor yağlarının toplanması amacıyla Bakanlıkça belirlenen esaslar dahilinde piyasa payları toplamı en az %30 olan motor yağı üreticileri tarafından kurulan atık motor yağı toplama organizasyonu olarak tanımlanmış iken, dava konusu Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin (s) bendinde ise; yetkilendirilmiş kuruluş, Atık Yönetimi Yönetmeliğinde tanımlanan ve piyasa payları toplamı en az %10 olan yağ üreticileri tarafından kurulan organizasyon olarak tanımlanmak suretiyle dava konusu Yönetmelikle motor yağı / sanayi yağı ayrımı kaldırılarak atık madeni yağların bir bütün olarak ele alınarak ve yetkilendirilmiş kuruluşun sağlaması gereken piyasa payı %30′ dan %10′ a çekilerek birden fazla yetkilendirilmiş kuruluşun faaliyet göstermesine, atık yağ toplama faaliyetinin daha etkin hale getirilerek atık yağ rafinasyon tesislerince daha yüksek miktarlarda atık yağ işlenmesine imkan tanındığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu Yönetmelik hükmünde dayanağı 2872 sayılı Çevre Kanununa ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1. maddesi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen Geçici 1. maddesi 23/12/2020 günlü, 31343 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesiyle değiştirilmiş olduğundan konusu kalmayan Yönetmelik hükmü hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 3. maddesine gelince;
Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 3.maddesinde, Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce Bakanlıktan yetki alan ve halihazırda faaliyetlerine devam eden yetkilendirilmiş kuruluş için bir yükümlülüğe yer verilmiş, yetkilendirilmiş kuruluşun Yönetmeliğin 10. maddesinde yer alan piyasa payı şartını ve dava konusu Yönetmelikle getirilen ilave şartları sağladığına ilişkin bilgi ve belgeleri 1/1/2021 tarihine kadar Bakanlığa sunması gerektiği düzenlenmiştir.
Davacı tarafından, zaten yetkilendirilmiş olan kuruluşun tüm piyasa payını tekelinde toplayacağı için %10’luk barajı süresiz şekilde sağlayacak tek güç olacağı, yetkilendirilmiş kuruluşun dilediği firmayla sözleşme yapabileceği, dilediği firmaya geri dönüşüm için atık yağ göndermeyebileceği, iptali istenilen düzenlemelerin rekabet hukukuna ve fırsat eşitliğine aykırı oldukları ve tekelleşmeye yol açacakları ileri sürülmüş ise de; yukarıda açıklandığı üzere dava konusu Yönetmelikle motor yağı/sanayi yağı ayrımı kaldırılarak atık madeni yağların bir bütün olarak ele alınarak ve yetkilendirilmiş kuruluşun sağlaması gereken piyasa payı %30′ dan %10′ a çekilerek birden fazla yetkilendirilmiş kuruluşun faaliyet göstermesine olanak tanınmış olması karşısında iptali istenilen düzenlemenin hukuka ve kamu yararına aykırı bir yönünün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 21/12/2019 tarih ve 30985 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliğinin 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ve Geçici 3. maddesi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. 21/12/2019 tarih ve 30985 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesi
yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Dava kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığına şeklinde sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdir edilen …-TL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına, …-TL yargılama giderinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, …-TL vekalet ücretinin de davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.