Danıştay Kararı 6. Daire 2020/7753 E. 2022/10483 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/7753 E.  ,  2022/10483 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/7753
Karar No : 2022/10483

TEMYİZ EDENLER : I- DAVACI …
VEKİLİ : Av. …
1-… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2-… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
III- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Gıda Ser. Uluslararası Nak. Plas. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : I- DAVALILAR
1-… Belediye Başkanlığı
2-… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)
… Gıda Ser. Uluslararası Nak. Plas. San. ve Tic. Ltd. Şti.
III- DAVACI …

İSTEMİN KONUSU:… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Manisa ili, Alaşehir ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel ile … ada, … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda Alaşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile Manisa Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen parselasyon işlemi ve dayanağı Alaşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu alanın İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “tarım alanı” olarak planlandığı, bu planda dava konusu parsellerin bulunduğu alanda kentsel kullanım alanlarının Salihli-Alaşehir-Denizli Karayolu ve mevcut yapılaşma ile sınırlandırılarak tarımsal amaçlı kullanılmasının öngörüldüğü, 2012 tarihli imar planlarında kentsel kullanımlar öngörülmüş olmasının dava konusu plan değişiklikleri ile İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “tarım alanı” kullanımı öngörülmüş bir alanda kentsel kullanım alanları öngörülmesini meşru ya da kabul edilebilir kılamayacağı, dava konusu imar planlarında arazi kullanım kararı “tarım ve hayvancılık tesis alanı” olarak belirlenmiş olsa da İzmir-Manisa Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı plan notları ile mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazilerinde belirlenen maksimum yapılaşma koşullarının çok üzerinde, E=0.60 yapılaşma koşulu öngörülmüş bir alanın tarım arazi olarak kullanılmasının olanaklı olamayacağı, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde dava konusu parseller için öngörülen plan kararlarının üst ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararlarına aykırı olduğundan, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı, hukuka aykırı bulunan 1/5000 ölçekli nazım imar planı dikkate alınarak kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde ve buna dayanılarak yapılan parselasyon işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; dava konusu imar planlarının iptal sebebinin yalnızca planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılıktan oluşmadığı, dava konusu işlemler ile Alaşehir Belediyesinin kendi adına parsel oluşturarak haksız kazanım elde ettiği, kavşak ve yolların tasarım ilkelerine aykırı şekilde düzenlendiği, şehircilik ve trafik ilkelerine aykırı olarak otopark yapıldığı, plan ile oluşturulan yolların bölgedeki nizami bütünlüğü bozduğu, kaldırılan spor alanına ilişkin olarak eşdeğer alan ayrılmamasının planlama esasları ve imar mevzuatına aykırı olduğu, pazarlama alanına ilişkin analitik bir çalışmanın plan değişikliği öncesinde yapılmadığı, yol kesişiminin geometrisinin kavşak noktası minimum yarıçapı bakımından uygun olmadığı, parselasyon işleminde müstakil tahsis yapılması mümkün iken hisseli tahsis yapıldığı, kamu ortaklık payı olarak karşılanan belediye hizmet alanına düzenleme sahası içindeki tüm parsellerin hisselendirilmesi gerekirken yalnızca iki parselin hisselendirildiği, bu gerekçelerin de karara esas alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; … ada … parsel ve … ada … parsel sayılı taşınmazın da içerisinde olduğu 3194 sayılı İmar Kanununun 18. madde uygulamasında ihdas edilen parçaların Alaşehir Belediyesi adına tescil edilmediği, imar uygulaması yapılırken onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uyularak gerekli kamu alanlarına terklerin yapıldığı, düzenleme sahasına komşu olan bölgelerin imar uygulamaları tamamlandığından uygulama görmemiş alanların düzenleme sahası içine alındığı, kamuya ayrılan alanlar için terk edildiği, yapılan düzenleme işleminin 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi ve uygulama yönetmeliğine uygun olduğu, yapılan imar düzenlemesine ilişkin encümen kararında ve idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı Alaşehir Belediye Başkanlığı tarafından; usul yönünden, davanın süresi içinde açılmadığı, esas yönünden, dava konusu yerlerin bilirkişi raporunun aksine sanayi alanı içinde kaldığı, iptali talep edilen işlemlerde yeni bir imar planı oluşturulmadığı, dava konusu parselasyon işleminin dayanağı olan planın Alaşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli revizyon imar planları olduğu, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının … tarih ve … sayılı Bakanlık oluru ile onaylandığı, söz konusu imar planı değişikliklerinin 2012 yılında onaylanmış olması nedeniyle bu planların 1/100.000 ölçekli plana uygun olmadığı yönündeki bilirkişi değerlendirmesinin somut dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu planların 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı hükümleri dikkate alınarak hazırlanan bir ilave plan olmadığı, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının 7.13. sayılı plan notunda, bu planın onaylanmasından önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planlarının geçerli olduğunun belirtildiği, dava konusu planların da bu kapsamda mevzuata uygun olarak hazırlanan planlar olduğu, bu hususlar göz ardı edilerek dava konusu planların sadece 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olmadığından bahisle iptaline karar verilmesinin hukuka ve mevzuata aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil tarafından; davanın süresinde açılmadığı, dava konusu taşınmazların sanayi alanı içinde kaldığı, önceki planlarda getirilmiş spor alanının kaldırılmasında sakınca bulunmadığına ilişkin kurum görüşü bulunduğu, dava konusu işlemlerle yeni bir imar planı oluşturulmadığı, dava konusu planların 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı hükümleri dikkate alınarak hazırlandığı ve yeni planlar olmadığı, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının 7.13. sayılı plan notunda, bu planın onaylanmasından önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planlarının geçerli olduğunun belirtildiği, dava konusu planların da bu kapsamda mevzuata uygun olarak hazırlanan planlar olduğu, bu hususlar göz ardı edilerek dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesinin hukuka ve mevzuata aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı tarafından; davalıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı … Belediye Başkanlığı ve davalı yanında müdahil tarafından; savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Manisa ili, Alaşehir ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel ile … ada, … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda Alaşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ve Manisa Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen parselasyon işlemi ve dayanağı Alaşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptalinin istenilmesi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. Maddesinde, çevre düzeni planının, ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen plan olduğu, nazım imar planının, varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını gerektirdiğinden yapı yoğunluğunun, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerine ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla bir bütün olan plan olduğu, uygulama imar planının ise tasdikli hali hazır haritalar üzerine varsa kadastral duruma işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntılı ile gösteren plan olduğu kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanunun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle “Planlama kademeleri” başlıklı 6. maddesinde, “Planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları, imar planlarının ise nazım imar planları ve uygulama imar planları olarak hazırlanacağı hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 18. maddesinde, imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğu, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağılımı sırasında bunların yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçmemek üzere düzenleme ortaklık payı olarak düşülebileceği, düzenleme ortaklık paylarının düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan umumi hizmetlerden ve bu hizmetlerce ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamayacağı, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınamayacağı, ancak bu hükmün o parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına mani teşkil etmeyeceği, üzerinde bina bulunan hisseli parsellerin şuyulandırmanın sadece zemine ait olup, şuyunun giderilmesinde bina bedelinin ayrıca dikkate alınacağı düzenleme sırasında plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapının ancak bir imar parseli içinde bırakılabileceği, bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan yapıların kamulaştırılmadıkça yıktırılamayacağı, düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılara, ilgili parsel sahiplerinin muvafakatları olmadığı veya plan ve mevzuat hükümlerine göre mahzur bulunduğu takdirde, küçük ölçüdeki zaruri tamirler dışında ilave, değişiklik ve esaslı tamir izni verilemeyeceği, düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu madde hükümlerinin tatbiki mümkün olmayan hallerde imar planı ve yönetmelik hükümlerine göre müstakil inşaata elverişli olan kadastral parsellere plana göre inşaat ruhsatı verilebileceği, bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgililerin muvafakati halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebileceği, veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamayacağı hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde öngörülmüş plan kararları ile arazi kullanım kararlarının sınırlarının kesinleştirildiği, yapılaşma öngörülen arazi kullanım kararları için yapılaşma koşullarının belirlendiği ve üst ölçekli 1/5000 ölçekli ilave nazım imar planı kararlarına uygun olduğu, pazarlama alanı plan kararı ile sanayi alanı plan kararı birlikte bulunması tercih edilmemesi gereken iki arazi kullanım kararı olması nedeni ile alanda plan değişikliğine gidilebilmesi için şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açılarından kabul edilebilir nesnel gerekçelerin oluştuğu, alandaki ulaşımın 15 metre genişlikte taşıt yolları ile sağlanması öngörüldüğünden ulaşım planlamasına uygun olduğu, otopark kullanımının planda atanan işlevi gerçekleştirmek için uygun büyüklük ve yer seçimine sahip olduğu; ancak dava konusu alanın İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında tarım alanı olarak planlandığı, dava konusu imar planlarında taşınmazlar tarım ve hayvancılık tesis alanı olarak belirlenmişse de İzmir-Manisa Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı plan notları ile tarım arazilerinde belirlenen maksimum yapılaşma koşullarının çok üzerinde, E=0.60 yapılaşma koşulu öngörülmüş bir alanın tarım arazi olarak kullanılmasının olanaklı olamayacağı, dava konusu imar planı değişikliklerinde dava konusu parseller için öngörülen plan kararlarının üst ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararlarına aykırı olduğu, alanda daha önceki planlarda bulunan spor alanı kullanımının bölgede eş değer büyüklük ve konumda yer ayrılmadan plan değişikliğiyle kaldırıldığı, kaldırılan pazar alanına karşılık yeni pazar alanına ilişkin analitik bir çalışmanın plan değişikliği öncesinde yapılmadığı, yapılmış olsa da detaylı olarak plan değişikliği açıklama raporuna yansıtılmadığı, dava konusu parselasyon açısından; davacıya ait parsellerden düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra geriye 6.280,70 m2 lik alanın davacıya müstakil parsel olarak tahsis edilmesi mümkün olmasına rağmen … ada, … sayılı parselde hisselendirilmesinin 18. Madde Uygulama Yönetmeliğinin 10. maddesinde belirtilen koşulara uygun olmadığı tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Dava konusu taşınmazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ilk olarak 23/06/2014 tarihinde ve son olarak 10/10/2018 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında tarım alanında kaldığı anlaşıldığından uyuşmazlığın öncelikle üst ölçekli çevre düzeni planı açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.
İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının plan notlarının 7.1 sayılı maddesinde, bu çevre düzeni planının, plan hükümleri ve plan açıklama raporuyla bir bütün olduğu, 7.2 sayılı maddesinde, bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyeceği belirtilmiş, 7.13 sayılı maddesinde, bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planlarının geçerli olduğu, onaylı imar planlarında, bu planın ilkeleri ve nüfus kabulleri ve 7.6 sayılı maddesi doğrultusunda uygulama yapılacağı, 7.14 sayılı maddesinde ise, bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar planlarının geçerli olduğu, mevzi imar planlarında değişiklik yapılması durumunda bu planın arazi kullanım kararları ve plan hükümlerine uyulacağı, bu planın onay tarihinden önce mevzii imar planları onaylanmış, ilgili idaresine başvurarak yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı almış ve bu ruhsatlara uygun olarak faaliyetin sürdürüldüğü yapıların bulunduğu alanlarda faaliyetlere devam edileceği, ancak bu alanlarda bu plan kararlarına aykırı olarak yoğunluk artışı ve arazi kullanım türü değişikliği getirecek plan değişikliği/revizyonu ve tevsi yapılamayacağı, kuralına yer verilmiştir.
Tarım arazilerine ilişkin olarak ise plan notlarının 4.42 sayılı maddesinde, “Tarım arazileri: toprak, topografya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup halihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar, ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilen arazilerdir.” şeklinde tanımlanmış, 8.7.1 sayılı maddesinde, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa tabi tarım arazilerinin, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve ilgili yönetmeliğinde tanımlanan tarım arazileri sınıflarına ayrılmamış olup tarım arazilerinin sınıflamasının, ilgili kurum ya da kuruluşlarca yapılacağı belirtilmiş, tarım arazileri ile ilgili genel kurallar getirildikten sonra, devamı maddelerde tarım arazilerinin niteliğine göre yapılaşma koşulları belirlenmiş; planın plan açıklama raporunun 4.4.9 sayılı maddesinde çevre düzeni planları sınırları içinde kalan tarımsal nitelikli alanların tarımsal niteliği korunacak alanlar, özel mahsul alanları ve bağ alanları olarak veri tabanına üç farklı tanım içinde aktarıldığı, planda ise tümünün tarımsal niteliği korunacak alanlar olarak tanımlandığı, başta ifraz koşulları olmak üzere bu alanlardaki uygulamaların 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu ile bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmelikler uyarınca yapılmasının kurala bağlandığı, tarım alanlarında, ilgili mevzuat doğrultusunda yapılacak belirlemelerin temel alınarak geçerli olacak koruma ve kullanım koşullarının plan hükümleri arasında düzenlendiği, plan hükümlerinde yapılan düzenleme ile tarımsal niteliği korunacak alanlarda tarımsal amaçlı yapılaşmalar ve çiftçinin barınmasına yönelik yapılaşma istemlerine ilişkin kuralların ayrı ayrı belirlendiğine dair düzenlemeye de yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen plan notlarının değerlendirilmesinden, ilgili plan notlarına göre bu planın onayından (23/06/2014) önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planları ve mevzi imar planlarının geçerli olduğu, tarım arazilerinin sınıflamasının ise 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve ilgili Yönetmelik uyarınca ilgili kurum ya da kuruluşlarca alt ölçekli planlarda yapılacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda anılan çevre düzeni planına ait plan notları ile taşınmazların ilk olarak 2012 tarihli planlarla yapılaşmaya açıldığı durumdaki tarım dışı kullanım izni alınıp alınmadığı hususları ve plan değişiklikleri için alınan kurum görüşleri değerlendirilmek suretiyle dava konusu planların şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığının değerlendirilmesi, sonucuna göre parselasyon işleminin de incelenmesi suretiyle dosyada yer alan bilirkişi tespitleri ile davacı, davalılar ve davalı yanında müdahilin esasa ilişkin itirazları dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi.