Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/21827 E. , 2022/10489 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/21827
Karar No : 2022/10489
DAVACI : … A.Ş. Genel Müdürlüğü – …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … – ANKARA
VEKİLİ : …, Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü …
2- … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : …, Hukuk Müşaviri
3- … Genel Müdürlüğü – …
VEKİLİ : …, Hukuk Müşaviri
…, Hukuk Müşaviri
DAVANIN KONUSU: 24 Ekim 2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1704 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yürürlüğe girmiş olan Baraj İnşası İçin Yapılan Kamulaştırma Sahasına Mücavir Taşınmaz Malların Kamulaştırılması Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin son kısmı olan “sadece içme suyu amaçlı barajlarda mücavir alan kamulaştırması ile ilgili harcamalar mevzuatına göre suyu kullanan idare tarafından, birden fazla amaca hizmet eden barajlarda ise maliyet bölüşümündeki hissesi oranında ilgililer tarafından karşılanır” ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : İptali istenilen düzenlemenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanuna aykırı olduğu, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kamulaştırmaya tabi tutulan mücavir alandaki taşınmazların barajın mütemmimi olarak kalmayacağı, sadece kamulaştırmayı yapan idarenin tasarrufuna geçeceği ve bu idareye söz konusu taşınmazları dilediği gibi kullanma imkânı vereceği, kamulaştırma bedellerinin içme suyundan faydalanmayan taraflarca karşılanmasının bahse konu Kanun hükmüne aykırı olduğu, davacı idarenin karlılık ve verimlilik esasları dâhilinde faaliyetlerini yürütmekte olduğu, herhangi bir tasarruf yetkisi olmadan kamulaştırma bedeli ödemesinin ana statüsüne ve mevzuata aykırılık teşkil edeceği, bahse konu alanlarda yürütülen kamulaştırmalar sonucu ortaya çıkacak kamulaştırma bedellerinin kamulaştırmaya tabi tutulacak taşınmazlarda her türlü tasarruf yetkisine sahip idare tarafından üstlenilmesinin gerektiği, iptali istenilen düzenlemenin barajlı santrallerin bedelsiz olarak davacı idareye devredilmesini öngören 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanunun Ek 1.maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cumhurbaşkanlığı tarafından; dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen hükmünün mevzuatta meydana gelen değişiklikler neticesinde düzenlendiği, baraj inşası sebebiyle yapılan kamulaştırmalar sonucunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmazların kamulaştırma işlemine tabi tutulabilmesinin düzenlendiği Kamulaştırma Kanununun “Kısmen Kamulaştırma” başlıklı 12. maddesinin 6. fıkrasında mücavir taşınmazların kamulaştırılmasıyla ilgili hususların Yönetmelik hazırlanarak düzenleneceğinin öngörüldüğü, bu düzenlemeye dayanılarak hazırlanan mülga Baraj İnşaatı İçin Yapılan Kamulaştırmalarda Kamulaştırma Sahasına Mücavir Taşınmaz Malların Kamulaştırılması Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin son fıkrasının Danıştay Altıncı Dairesinin E:2011/8916, K:2014/2351 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesinin 6. fıkrasının 27/03/2018 tarihinde değiştirildiği, bu değişikliğe paralel olarak anılan Yönetmeliğin Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, EPDK, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Türkiye Belediyeler Birliğinden görüş alınarak güncellendiği, düzenlemenin amacının çıkması muhtemel sorunların önüne geçmek olduğu, İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmeliğin “mutlak koruma alanı” başlıklı 9. maddesinin 2. fıkrasında; “İçme-kullanmasuyu temin edilmesi amacıyla yapılması planlanan baraj gölü ve göletler ile su alınması planlanan tabii göllerin çevresinde, maksimum su seviyesinden itibaren içme-kullanma suyu alma yapısını merkez alan, yarıçapı 300 metre genişliğindeki alanın kara kısmındaki bölümü, içme-kullanma suyunu kullanan idare tarafından kamulaştırılır. İçme-kullanma suyunu kullanan idarece gerekli görülmesi durumunda yarıçapı 300 metre genişliğindeki alana ilave olarak mutlak koruma alanının bir kısmı veya tamamı kamulaştırılabilir.
” hükmüne yer verildiği, söz konusu hükümde içme-kullanma suyunu kullanan belediye tarafından mutlak koruma alanı içinde yer alan taşınmazların da kamulaştırılabileceğinin düzenlendiği, mutlak koruma alanlarının kamulaştırılmasının külfetine Belediyelerin katlandığı, aynı şekilde barajlardan yararlanan diğer idarelerin de külfete katlanma yükümlülüğünün bulunduğu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “Kısmen Kamulaştırma” başlıklı 12. maddesinin 6. fıkrası kapsamında yer alan taşınmazların yöre halkının can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturmaları veya sosyal ve ekonomik olarak kullanılmalarının mümkün olmaması nedeniyle kamulaştırılan taşınmazlar olduğu, bu taşınmazlar yönünden Kamulaştırma Kanununun 22. ve 23. maddelerinin uygulanmayacağının ve taşınmazların Maliye Hazinesine devredilebileceğinin öngörüldüğü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “Kısmen Kamulaştırma” başlıklı 12. maddesinin 6. fıkrasının kamu hizmeti amacıyla inşa edilen barajların bulunduğu bölgede ikamet etme olasılığı ekonomik ve sosyal açıdan ortadan kalkan vatandaşların mağduriyetini önlemeyi ve sosyal devlet ilkesi gereğince yöre halkının geçim olanaklarını sürdürmelerini amaçladığı, bu hükme istinaden yapılan mücavir alan kamulaştırmalarının maliyetinin tümüyle belediyelere yüklenmesinin söz konusu barajlardan aynı oranda yararlanan diğer kurum ve kuruluşların kullanım külfetine katlanmamaları gibi haksız bir durum ortaya çıkaracağı, 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanunun Ek 1. maddesinde yer alan “herhangi bir ödeme yapılmaksızın” ibaresinin enerji üretim tesisleri ile ilgili taşınmazları kapsadığı ve mücavir alan kamulaştırması kapsamında yapılan kamulaştırmaları içermediği, bu maddeye dayanılarak düzenlenen Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Tarafından İnşa Edilmiş, İşletmeye Alınmış ve İşletmeye Alınacak Hidroelektrik Santrallerinin Enerji Üretimi İle İlgili Kısımları ve Bunların Mütemmim Cüzleri Olan Taşınmazların Elektrik Üretim Anonim Şirketine Devir İşlemlerine Ait Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Devir Esasları” başlıklı 8. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının yerine getirmesi gereken yükümlülüklere projedeki hissesi oranında katlanması gerektiği, kamu hizmeti sunmak amacıyla inşa edilen bir barajdan çeşitli şekillerde yararlanan her kurumun projedeki hissesi oranında mali külfete katlanma yükümlülüğünün bulunduğu savunulmaktadır.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından; hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesinin bir bütün olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bu madde ile amaçları arasında içme ve kullanma suyu bulunan barajların mücavir alan kamulaştırmalarında ortaya çıkması muhtemel sorunların bertaraf edilmesinin amaçlandığı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesinin 6. fıkrasının mücavir alan kamulaştırması yapılmasını öngördüğü durumlarda, kamulaştırma maliyetinin tamamının içme suyunun kirlenmesini önlemek maksadıyla koruma alanı kamulaştırması yapan belediyelere yüklenmesinin kamu hizmeti sunmak maksadıyla barajdan aynı oranda istifade eden diğer kurum ve kuruluşların kullanımlarının külfetine katlanmamaları anlamına geleceği savunulmuştur.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından; 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun uyarınca, DSİ tarafından yapılan baraj, gölet vs..yapıların masraflarının yapılan tesisten faydalananlarca DSİ’ye ödendiği, barajlar için mücavir alan kamulaştırmasıyla ilgili ilk görevin baraj kamulaştırmalarını yapan idarede bulunduğu, İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasında; mutlak koruma alanında kalan taşınmazların, kullanıcı idarenin takdir yetkisine bağlı olarak ve yine bizzat içme ve kullanma suyunu kullanan idare (belediye) tarafından kamulaştırılacağının düzenlendiği, söz konusu Yönetmelik hükmü uyarınca suyu kullanan idare olarak mutlak koruma alanında kamulaştırma yapma görevinin yine belediyelere verilmiş olduğu, vatandaşın temiz içme kullanma suyu temininden sorumlu olan belediyenin bu amaçla yapılacak mutlak koruma alanı kamulaştırmasının külfetine katlanması gerektiği, suyu kullanan idarelerden olan belediyelerin kamulaştırma masraflarına katlanma yükümlülüğü varsa aynı şekilde barajdan istifade eden diğer idarelerin de külfete katlanma yükümlülüğünün bulunmasının gerektiği, DSİ’ nin, EÜAŞ’ın ve belediyelerin görevli bulundukları hizmetlerin kamu hizmeti niteliğinde olduğu ve kamu yararını amaçladığı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesinin 6. fıkrasının kamu hizmeti sunmak maksadıyla inşa edilen barajlar sebebiyle ekonomik ve sosyal açıdan o bölgede ikamet etme olasılığı kalmayan vatandaşların mağduriyetini önlemeye yönelik bir düzenleme olduğu, bu sebeple inşa edilen barajın amaçlarından birinin içme suyu temini olmasının barajın sunacağı diğer kamu hizmetlerinin önünde bulunmadığı, 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanunun Ek 1.maddesinde yer alan “herhangi bir ödeme yapılmaksızın” ibaresinin enerji üretim tesislerinin sadece enerji ile ilgili kısımlarına (santral binası, iletim kanalı, şalt sahası vb) isabet eden taşınmazların devrini kapsadığı ve mücavir alan kamulaştırması kapsamında yapılan kamulaştırmaları içermediği, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “Kısmen Kamulaştırma” başlıklı 12. maddesinin 6. fıkrası kapsamında yer alan taşınmazların yöre halkının can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturan veya sosyal ve ekonomik olarak kullanılmaları mümkün olmayan nitelikte olduğundan uygulamada ağaçlandırma yapılmak suretiyle değerlendirildiği veya taşınmazların hazineye devrinin söz konusu olduğu, idareler arasında yapılacak protokollerle tasarruf yetkisinin ve tasarruf şeklinin maliyet bölüşümündeki hisseleri oranında belirlenmesinin mümkün olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ :
Dava, 24 Ekim 2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1704 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yürürlüğe girmiş olan Baraj İnşası İçin Yapılan Kamulaştırma Sahasına Mücavir Taşınmaz Malların Kamulaştırılması Hakkında Yönetmelik’in 12. maddesinin son kısmı olan “sadece içme suyu amaçlı barajlarda mücavir alan kamulaştırması ile ilgili harcamalar mevzuatına göre suyu kullanan idare tarafından, birden fazla amaca hizmet eden barajlarda ise maliyet bölüşümündeki hissesi oranında ilgililer tarafından karşılanır” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun kısmen kamulaştırma başlıklı 12. Maddesinin 7103 sayılı kanunla değişik 6. fıkrasında “Baraj inşası için yapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar, kamulaştırma işleminin tamamlandığına ilişkin ilanın indirildiği tarihten itibaren bir yıl içinde sahiplerinin yazılı başvurusu üzerine çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulup bozulmadığı, ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasının mümkün olup olmadığı yönlerinden ilgili valilikte kurulan komisyon tarafından incelenir. Komisyonca yapılan inceleme sonucunda çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulduğuna ve taşınmaz maldan yararlanılmasının mümkün olmadığına karar verilmesi halinde taşınmaz mal kamulaştırmaya tabi tutulur. Taşınmaz mal sahibinin bu kapsamda açacağı davalarda ilgili valilik komisyonuna başvurulması dava şartıdır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin hususlar Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir. Bu suretle kamulaştırılan mücavir taşınmaz mallar hakkında 22 nci ve 23 üncü maddeler uygulanmaz. İdare, bu taşınmaz mallar üzerinde imar mevzuatı hükümlerini de göz önünde tutarak dilediği gibi tasarrufta bulunabilir ve gerektiğinde Hazineye bedelsiz olarak devredebilir.” kuralı getirilmiş; 2942 sayılı Yasanın 12. maddesine dayanılarak çıkarılan Baraj İnşası İçin Yapılan Kamulaştırma Sahasına Mücavir Taşınmaz Malların Kamulaştırılması Hakkında Yönetmeliğin dava konusu ” İçme-kullanma suyu amaçlı barajlarda mücavir alan kamulaştırması” başlıklı 12. Maddesinde, Amaçları arasında içme-kullanma suyu olan barajlarda, mücavir alan değerlendirmesi baraja ait kamulaştırma sınırı dikkate alınarak yapılır. Mücavir alan şartlarını taşımadığı için kamulaştırılması uygun görülmeyen yerleşim birimlerinde daha sonraki yıllarda içme-kullanma suyunu kullanan idare tarafından mutlak koruma alanının tamamının kamulaştırılmasının tamamlanmasından sonra bu yerleşim birimlerinde yeniden mücavir alan değerlendirmesi yapılabilir. Bu durumda mücavir alan kamulaştırmaları idare tarafından yapılır. Sadece içme suyu amaçlı barajlarda mücavir alan kamulaştırması ile ilgili harcamalar mevzuatına göre suyu kullanan idare tarafından, birden fazla amaca hizmet eden barajlarda ise maliyet bölüşümündeki hissesi oranında ilgililer tarafından karşılanır.
” 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanunun 24. Maddesinde, tesislerin meydana getirilmesi için ihtiyar olunacak bilcümle masraflar 25 inci maddede yazılı esaslar dairesinde bu tesislerden istifade edebilecekler tarafından ödeneceği, 26. Maddesinde, tesislerin işletmeleri için ihtiyar olunan bilcümle masraflar, (Taşkından ve sellerden koruma ile ıslah ve seyrüsefere elverişli hale getirme tesisleri hariç) faydalananlar tarafından ödeneceği kuralı yer almış, Ek 1. Maddesinde, “Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilmiş, işletmeye alınmış ve işletmeye alınacak hidroelektrik santrallerinin enerji üretimiyle ilgili kısımları ve bunların mütemmim cüzleri olan taşınmazlar; yapım maliyetleri, işletmede bulundukları süre, bu tesisler tamamlandıktan sonra Kamu Ortaklığı Fonuna aktarılan geri ödemeler ile bu tesisler için Hazine Müsteşarlığı tarafından temin edilerek Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne tahsis edilen dış kaynaklı proje kredilerinden doğan malî yükümlülükler dikkate alınarak tespit edilecek bedeller üzerinden, herhangi bir ödeme yapılmaksızın Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğüne devredilir…” hükmü yer almıştır.
Anayasa’nın 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri kurala bağlanmıştır. Anılan hüküm uyarınca idarelerin yönetmeliklerle yapacağı düzenlemelerin üst kurallara uygun olması şartının, yapılacak düzenlemenin, yasalarla idarelere tanınan yetki çerçevesinde ve yasa ile belirlenen sınırlara bağlı olarak, tamamlayıcı, açıklayıcı hususlara yönelik olması gereğini ifade ettiği açıktır.
Dava konusu Yönetmelikle, 2942 sayılı Yasa’nın 12. maddesi uyarınca, Baraj inşası için yapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz malların, çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde bu sahaların kamulaştırılabileceğine dair çözüm, usul ve esaslar düzenlenmiş, bu çerçevede yasada yer alan yazılı başvuru esasları, bu başvuruların nasıl değerlendirileceği ve kamulaştırmanın usulü ayrıntılı olarak belirlenmiştir.
Bu kapsamda, Yönetmeliğin 12. Maddesinin içme suyu amaçlı barajlarda mücavir alan kamulaştırması ile ilgili harcamalar mevzuatına göre suyu kullanan idare tarafından, birden fazla amaca hizmet eden barajlarda ise maliyet bölüşümündeki hissesi oranında ilgililer tarafından karşılanacağı yolundaki dava konusu hükmüyle, kamu hizmeti verilmesi amacıyla inşa edilen barajlardan çeşitli şekillerde yararlanan her kurumun projedeki hissesi oranında mali külfete katlanma yükümlülüğünü öngörülmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
24 Ekim 2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1704 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yürürlüğe girmiş olan Baraj İnşası İçin Yapılan Kamulaştırma Sahasına Mücavir Taşınmaz Malların Kamulaştırılması Hakkında Yönetmeliğin12. maddesinin son kısmı olan “sadece içme suyu amaçlı barajlarda mücavir alan kamulaştırması ile ilgili harcamalar mevzuatına göre suyu kullanan idare tarafından, birden fazla amaca hizmet eden barajlarda ise maliyet bölüşümündeki hissesi oranında ilgililer tarafından karşılanır” ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 2. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde; “İdare”, yararına kamulaştırma hak ve yetkisi tanınan kamu tüzelkişileri, kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve özel hukuk tüzelkişileri olarak tanımlanmış, 12. maddesinin 6. fıkrasında; “Baraj inşası için yapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar, kamulaştırma işleminin tamamlandığına ilişkin ilanın indirildiği tarihten itibaren bir yıl içinde sahiplerinin yazılı başvurusu üzerine çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulup bozulmadığı, ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasının mümkün olup olmadığı yönlerinden ilgili valilikte kurulan komisyon tarafından incelenir. Komisyonca yapılan inceleme sonucunda çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulduğuna ve taşınmaz maldan yararlanılmasının mümkün olmadığına karar verilmesi halinde taşınmaz mal kamulaştırmaya tabi tutulur. Taşınmaz mal sahibinin bu kapsamda açacağı davalarda ilgili valilik komisyonuna başvurulması dava şartıdır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin hususlar Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir. Bu suretle kamulaştırılan mücavir taşınmaz mallar hakkında 22 nci ve 23 üncü maddeler uygulanmaz. İdare, bu taşınmaz mallar üzerinde imar mevzuatı hükümlerini de göz önünde tutarak dilediği gibi tasarrufta bulunabilir ve gerektiğinde Hazineye bedelsiz olarak devredebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesinin 6. fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 24/10/2019 tarihli, 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Baraj İnşası İçin Yapılan Kamulaştırma Sahasına Mücavir Taşınmaz Malların Kamulaştırılması Hakkında Yönetmeliğin 1.maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; baraj inşası için yapılan kamulaştırmaların tamamlanmasından sonra çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşim düzeninin bozulması, taşınmazdan sosyal ve ekonomik yönden yararlanılmasının mümkün olmaması durumunda, kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz malların kamulaştırılabileceğine dair çözüm yolları hakkında usul ve esasları düzenlemektir.” hükmüne, 3.maddesinde; “Mücavir taşınmaz mallar: Baraj kamulaştırma sınırı bitişiğindeki taşınmaz mallar ile, yerleşim biriminin baraj gölü altında kalması sebebi ile tüzel kişiliğin sona ermesi ve yeniden tüzel kişilik kazanmaması halinde sosyal, ekonomik veya yerleşme yönlerinden yararlanma imkanı kalmayan taşınmaz malları, yerleşim biriminin tüzel kişiliğinin devam etmesi ve arazilerinin % 60’ından fazlasının kamulaştırılmış olması halinde geriye kalan taşınmazlardan sosyal, ekonomik veya yerleşme yönlerinden yararlanma imkanı kalmayan taşınmaz malları ifade eder.” hükmüne, “İçme-kullanma suyu amaçlı barajlarda mücavir alan kamulaştırması” başlıklı 12. maddesinde; “Amaçları arasında içme-kullanma suyu olan barajlarda, mücavir alan değerlendirmesi baraja ait kamulaştırma sınırı dikkate alınarak yapılır. Mücavir alan şartlarını taşımadığı için kamulaştırılması uygun görülmeyen yerleşim birimlerinde daha sonraki yıllarda içme-kullanma suyunu kullanan idare tarafından mutlak koruma alanının tamamının kamulaştırılmasının tamamlanmasından sonra bu yerleşim birimlerinde yeniden mücavir alan değerlendirmesi yapılabilir. Bu durumda mücavir alan kamulaştırmaları idare tarafından yapılır. Sadece içme suyu amaçlı barajlarda mücavir alan kamulaştırması ile ilgili harcamalar mevzuatına göre suyu kullanan idare tarafından, birden fazla amaca hizmet eden barajlarda ise maliyet bölüşümündeki hissesi oranında ilgililer tarafından karşılanır.” hükmüne yer verilmiştir.
6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanunun Ek 1.maddesinde; “Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilmiş, işletmeye alınmış ve işletmeye alınacak hidroelektrik santrallerinin enerji üretimiyle ilgili kısımları ve bunların mütemmim cüzleri olan taşınmazlar; yapım maliyetleri, işletmede bulundukları süre, bu tesisler tamamlandıktan sonra Kamu Ortaklığı Fonuna aktarılan geri ödemeler ile bu tesisler için Hazine Müsteşarlığı tarafından temin edilerek Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne tahsis edilen dış kaynaklı proje kredilerinden doğan malî yükümlülükler dikkate alınarak tespit edilecek bedeller üzerinden, herhangi bir ödeme yapılmaksızın Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğüne devredilir.” kuralı yer almıştır.
İçme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan bütün yerüstü ve yeraltı suyu kaynaklarının kalitesinin ve miktarının korunmasına ve iyileştirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan ve 28/10/2017 tarih ve 30224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmeliğin “Mutlak koruma alanı” başlıklı 9. maddesinin 2. fıkrasında; “İçme-kullanma suyu temin edilmesi amacıyla yapılması planlanan baraj gölü ve göletler ile su alınması planlanan tabii göllerin çevresinde, maksimum su seviyesinden itibaren içme-kullanma suyu alma yapısını merkez alan, yarıçapı 300 metre genişliğindeki alanın kara kısmındaki bölümü, içme-kullanma suyunu kullanan idare tarafından kamulaştırılır. İçme-kullanma suyunu kullanan idarece gerekli görülmesi durumunda yarıçapı 300 metre genişliğindeki alana ilave olarak mutlak koruma alanının bir kısmı veya tamamı kamulaştırılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden:
Davalı idarelerden Tarım ve Orman Bakanlığının usule yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 124. maddesinde; “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.” hükmüne yer verilmiştir.
İdarelerin, yönetmeliklerle yapacakları düzenlemelerin üst kurallara aykırı olmaması, düzenlemenin yasalarla idarelere tanınan yetkiler çerçevesinde ve yasayla belirlenen sınırlara bağlı olarak, tamamlayıcı, açıklayıcı ve üst normların uygulanmasına yönelik olması gerekmektedir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesinin 6. fıkrasında baraj inşası için yapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz malların kamulaştırılabilmesi için gerekli usul ve esaslara yer verilmiş, bu kapsamda taşınmaz sahibinin yazılı başvurusu üzerine ilgili Valilikte kurulan komisyon tarafından yapılan inceleme neticesinde çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulduğuna ve taşınmaz maldan yararlanılmasının mümkün olmadığına karar verilmesi halinde taşınmazın kamulaştırılabileceği kurala bağlanmış ve bu fıkranın uygulanmasına ilişkin hususların Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Baraj inşası için yapılan kamulaştırmaların tamamlanmasından sonra çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşim düzeninin bozulması, taşınmazdan sosyal ve ekonomik yönden yararlanılmasının mümkün olmaması durumunda, kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz malların kamulaştırılabileceğine dair çözüm yolları hakkında usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan dava konusu Yönetmelikte mücavir taşınmaz malların kamulaştırılma şartları, başvuru esasları, başvuruların değerlendirilmesi ve karara bağlanması hususları ayrıntılı olarak düzenlenmiş ve anılan Yönetmeliğin 12. maddesinde içme-kullanma suyu amaçlı barajlarda mücavir alan kamulaştırmasına ilişkin esaslara yer verildikten sonra iptali istenilen son cümlesinde sadece içme suyu amaçlı barajlarda mücavir alan kamulaştırması ile ilgili harcamaların mevzuatına göre suyu kullanan idare tarafından, birden fazla amaca hizmet eden barajlarda ise maliyet bölüşümündeki hissesi oranında ilgililer tarafından karşılanması gerektiği kurala bağlanmıştır.
Davacı tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesinin 6. fıkrası ile dava konusu Yönetmelikte belirlenen esas ve usuller izlenerek kamulaştırılan mücavir taşınmaz malların kamulaştırmayı yapan idarenin tasarrufuna bırakılmasının öngörülmesine, dolayısıyla kamulaştırılan taşınmaz üzerinde tasarruf edemeyecek olmasına rağmen kamulaştırma harcamalarına katlanmasının beklenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinde, “Baraj”; su biriktirmek amacı ile akarsu vadisini kapatarak suyun akışını engelleyen; enerji, sulama, içme suyu ve taşkın koruma gayeli barajlar, göletler, regülatörler ve seddeleme ile su seviyesi yükseltilen tabii göller gibi yapılar olarak, “İdare” ise; yararına baraj kamulaştırma hak ve yetkisi tanınan kamu tüzel kişileri, kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve özel hukuk tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır.
İçme suyu temini amacıyla birlikte enerji sağlama amacı da taşıyan barajların gerçekleştirilmesi için yapılan kamulaştırmalardan enerji üretimi faaliyetini yürütmekle sorumlu olan davacının da yarar sağladığı göz önünde bulundurulduğunda söz konusu kamulaştırmaların davacı idare yararına da yapıldığı açıktır.
Bu durumda, amaçlarından biri içme suyu temini olan ancak bu amaç yanında enerji üretimi vs. gibi birden fazla amaca hizmet eden barajlarda mücavir alan kamulaştırması için yapılan harcamalara içme suyu temini dolayısıyla katlanan belediyeler yanında yürütmekle yükümlü olduğu faaliyeti gerçekleştirmekle barajdan yarar sağlayan ilgili idarenin de maliyet bölüşümündeki hissesi oranında katlanmasını öngören dava konusu düzenlemede üst hukuk normuna ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.