Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/115 E. , 2022/6961 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/115
Karar No : 2022/6961
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şırnak İli, Cizre İlçesi, … Köyü’nde geçici köy korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, çağrıldığı halde ve yapılan tüm ikazlara rağmen göreve gelmediğinden bahisle Geçici Köy Korucuları Yönetmeliğinin 17’nci maddesinin (ç) fıkrası uyarınca görevden çıkarılmasına ilişkin Şırnak Valiliği’nin 11/01/2016 tarihli Vali Olur’lu işleminin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca “göreve katılmamak, katıldıktan sonra terk etmek” fiili göreve son verme sebepleri arasında sayılmakta ise de; göreve gelmeme fiilinin hangi tarih veya tarihlerde işlendiği hususunu ortaya koyan somut tespitlerin varlığı halinde göreve son işleminin tesis edilebileceği, olayda; 26/12/2015 tarihinde davacıya ait GSM hattı aranmak suretiyle sözlü olarak, 27/12/2015 tarihinde ise, davacının Kurumcu Jandarma Karakolu’na gelerek görevlendirme yazısını tebliğ aldığı görülmekte ise de; bu tarihten sonra davacının göreve gelmediğini ortaya koyacak herhangi bir somut tespit, tutanak vs.’nin bulunmadığı, bu durumda; davacının hangi gün göreve gelmediği hususu tutanakla somut olarak ortaya konulmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan; davacının tebliğ edilen göreve hangi gün ya da günler katılmadığı hususunun idare kayıtlarından tespiti mümkün ise, bu tespitlere dayanılarak davacıya savunma hakkı verildikten sonra idarenin gerekli işlemleri tesis edebileceği, diğer yandan, Anayasa’nın 125/son maddesinde yer verilen ”İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü uyarınca, dava konusu işlem nedeniyle davacının varsa yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 02/03/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf yoluyla incelenen kararın “dava konusu işlemin iptaline” ilişkin kısmının hukuka uygun bulunduğundan, davalı idare tarafından bu kısma yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine, kararın “dava konusu işlem nedeniyle davacının varsa yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 02/03/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusuna gelince: Mahkeme kararında belirtilen şekilde davacının savunmasının alınmasından sonra davalı idarece yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verileceğinden, davacının bu aşamada maddi kaybından söz edilemeyeceği, yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödemesi istemi hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin, … İdare Mahkemesi’nce verilen kararın “dava konusu işlemin iptaline” ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine, kararın “dava konusu işlem nedeniyle davacının varsa yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 02/03/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise kabulüne, Mahkeme kararının buna yönelik kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı vekili tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının parasal haklara ilişkin verilen karar verilmesine yer olmadığı kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmın hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu, davacının savunmasının alınamamış olmasının bizzat davacının kusurundan kaynaklandığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4. Kesin olarak, 30/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.