Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/4693 E. , 2022/6023 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/4693
Karar No : 2022/6023
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … San. A. Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Davacı şirket adına, takdir komisyonu kararları uyarınca re’sen tarh edilen 2012 yılı için vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2012/Ocak-Mart,Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici vergilerin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin defter ve belgeleri gerçek durumu yansıtmadığından bahisle 2012 dönemi vergi matrahlarının re’sen takdiri amacıyla 18/12/2017 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, yapılan sevk işleminden sonra davacı şirketin 2012 dönemi hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu “takdir komisyonuna done” konulu … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu düzenlendiği, takdir komisyonunca anılan raporun sonuç bölümündeki matrahlar done olarak kullanılmak suretiyle 2012 yılı kurumlar vergisi ile 2012/Ocak-Mart,Nisan-Haziran,Temmuz-Eylül dönemleri geçici vergi matrahlarının takdir edildiği ve takdir edilen bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergi ve kesilen cezaların kaldırılması amacıyla görülmekte olan davanın açıldığının anlaşıldığı; sırf zamanaşımını durdurmak amacıyla takdire sevk işleminin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114. maddesinde belirtilen zamanaşımı süresini durdurmayacağı ve olayda davacı şirket hakkında uyuşmazlık konusu husus ile ilgili olarak inceleme yapılmadan yalnızca zamanaşımını durdurmak amacıyla davacı şirketin 18/12/2017 tarihinde takdire sevk edildiği ve yapılan sevk işlemi sonrası 12/10/2018 tarihinde, yani zamanaşımı süresinin dolmasından sonra düzenlenen vergi tekniği raporunun sonuç bölümünde yer alan doneler dikkate alınmak suretiyle 30/10/2018 tarihinde takdir komisyonunca belirlenen matrahlar üzerinden şirket adına cezalı tarhiyatlar yapıldığı dikkate alındığında, dava konusu borcun zamanaşımı sebebiyle ortadan kalktığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergilere ait vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı; 2012/Ocak-Mart,Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemleri geçici vergi aslına ilişkin olarak; vergi ziyaı cezalı geçici vergi tarhiyatına ilişkin ihbarnamede mahsup döneminin geçmiş olması sebebiyle geçici vergi aslının tahakkuk ettirilmeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen davacı adına tahakkuk ettirilmeyecek olan geçici vergi aslının da dava konusu edildiği anlaşıldığından kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem vasfında olmayan dava konusu geçici vergi aslının kaldırılması talebinin incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine, dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergilere ait vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Vergi Mahkemesi kararının dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesinin aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görüldüğü, dilekçede ileri sürülen iddiaların anılan kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığı gerekçesiyle davalı istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Olayda,5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan takdire sevk işleminin yapıldığı, sevk işlemiyle birlikte zamanaşımı süresinin durduğu,takdir komisyonunda geçen sürenin bir yılı aşmadığı,takdir komisyonu kararları üzerine düzenlenen ihbarnamelerin de kalan zamanaşımı süresi içerisinde tebliğ edildiği,yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket adına, takdir komisyonu kararları uyarınca re’sen tarh edilen 2012 yılı için vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2012/Ocak-Mart,Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici vergilerin kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 113. maddesinde zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmıştır.
Anılan Kanun’un 114. maddesinin birinci fıkrasında “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.” ikinci fıkrasının zamanaşımının durma süresinin belirsizliğinin Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinin, 15/10/2009 tarihli ve E:2006/124, K:2009/146 sayılı kararı ile iptal edilmesinden sonra 23/07/2010 tarih ve 6009 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle yeniden düzenlenen halinde ise “Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden,davacı şirketin defter ve belgeleri gerçek durumu yansıtmadığından bahisle takdir komisyonuna sevk edildiği, takdir komisyonuna sevk tarihinden sonra düzenlenen vergi tekniği raporu done alınarak takdir komisyonu kararı ile matrah takdirinde bulunulduğu ve 2012 yılı için vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2012/Ocak-Mart, Nisan-Haziran,Temmuz-Eylül dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici vergi tarhiyatları yapıldığı,söz konusu tarhiyatlara karşı açılan davada Vergi Mahkemesince, uyuşmazlık konusu ile ilgili inceleme yapılmadan yalnızca zamanaşımını durdurmak amacıyla davacı şirketin takdire sevk edildiği ve zamanaşımı süresinin dolmasından sonra düzenlenen vergi tekniği raporu dikkate alınarak takdir komisyonunca belirlenen matrahlar üzerinden cezalı tarhiyatlar yapıldığı dikkate alındığında, dava konusu borcun zamanaşımı sebebiyle ortadan kalktığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle cezalı tarhiyatın kaldırılması yolunda verilen karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf isteminin Bölge İdare Mahkemesince reddedildiği anlaşılmaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda takdir komisyonuna başvurulmasına bağlanan ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra 23/07/2010 tarih ve 6009 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle yeniden düzenlenmek suretiyle yürürlük tarihinden sonraki vergilendirme dönemleri için belirlilik ve öngörülebilirlik arz eden hukuki sonuç zamanaşımının durması olduğundan, takdir komisyonuna sevkle tarh zamanaşımının durduğunun kabulü gerekmektedir. Bu noktada; takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan tarhiyatların zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti için takdir komisyonuna sevk tarihi, takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi, ihbarnamenin tebliğ tarihi ve takdir komisyonunda geçen süreye takdir komisyonuna sevk tarihi ile takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi arasındaki sürenin dikkate alınması suretiyle belirlenmesi gerektiğinden, yalnızca takdire sevk tarihine bakılmak suretiyle takdir komisyonuna sevkin, zamanaşımını durdurmak amacıyla yapıldığının kabulü suretiyle, yukarıda değinilen Yasa maddesinde yer verilen açık düzenlemelerinde ihmal edilmek suretiyle takdir komisyonuna sevk ile zamanaşımının durmayacağı sonucuna varılarak hüküm kurulması hukuka uygun düşmemiştir.
Öte yandan inceleme devam ederken mükellefin takdir komisyonuna sevk edilmesinde ve takdir komisyonuna sevk tarihinden sonra zamanaşımı süresi içinde düzenlenen vergi tekniği raporundaki verilerin takdir komisyonunca done olarak alınmasında bir engel bulunmamaktadır.
Bu durumda, takdir komisyonuna sevkin zamanaşımını durduğunun kabulü ile olayda, zamanaşımının bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi, zamanaşımının bulunmadığının tespiti halinde, re’sen tarh nedeni hususununda değerlendirilme yapılmak ve re’sen tarh nedeni varsa takdir komisyonu kararının dayanağının incelenmesi suretiyle, takdir edilen matrah yönünden de araştırılma yapılarak karar verilmesi gerektiğinden davayı yazılı gerekçeyle kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.