Danıştay Kararı 4. Daire 2022/4399 E. 2022/7311 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/4399 E.  ,  2022/7311 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4399
Karar No : 2022/7311

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- Tasfiye Halinde … Bilgisayar ve Kırtasiye Sarf Malzemeleri İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi
2- …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2012/1,2,3,4,5,6,8,9,10,11 dönemlerine ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına dair hüküm fıkrası ile cezalı tarhiyatların bir kısım mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrası onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlığın, cezalı tarhiyatların … Reklam Prodüksiyon İlet. Mat. Bil. Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan kısmına münhasır kaldığı, olayda, adı geçen şirket hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere göre, düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından dava konusu cezalı tarhiyatların belirtilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle bozulan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, cari dönemde, ticari icaplara göre alınan bir kısım emtiaların karşılığında belge düzenleyen mükellefler hakkında karşıt inceleme yapılarak iş yerinin ticari kapasitesinin tespitinin yapılmadığı, kanuni temsilcilerinin beyan ve ifadelerine başvurulmadığı, söz konusu mükelleflerin tarafına belge düzenlediği dönemlerde hakkında hiçbir olumsuz tespit olmadığı, 2012, 2013, 2014 yıllarında düzenlenen ve varlığından da bilgisinin bulunmadığı vergi tekniği raporlarının salt ispat aracı olarak kullanılmasının kabul edilemeyeceği, faturalara konu ödemelerin banka aracılığıyla ve çek karşılığında gerçekleştirildiği, mal ve hizmet alışı yapılan mükelleflerin cari dönemde iş yerinin ve alışlara konu emtialara ilişkin ticari faaliyetinin mevcut olduğu, bu ticari faaliyeti destekleyen nitelikte işçi çalıştırıldığı, çalışan işçilerin bağlı olunan vergi dairesine bildirildiği, KDV beyannamelerinin süresinde verildiği, defter ve belgelerinin incelenmediği halde, İdarenin, kendini kanun koyucu gibi görerek yasayla verilmeyen yetkiyi kullanmak suretiyle (Ba) form analizi üzerinden inceleme adı altında oluşturulan sözde rapora dayanılarak re’sen tarhiyat yapma yetkisinin bulunmadığı, vergi inceleme raporunda da belirtildiği üzere şirket adına ödenen katma değer vergisi ve kurumlar vergisi tutarları göz önüne alındığında, alanında kurumsallaşan bir firma olarak ticari ilişkide bulunulan kişi ve kuruluşlar nezdinde itibarsızlaşmaya sebebiyet verecek yasal olmayan belge kullanmasının olanaksız olduğu, bu itibarla sahte belge kullanılması yönündeki iddiaların tamamının gerçek dışı olduğu ve standart önyargıya dayandığı, cezalı vergi tarhiyatını ispatlayıcı, vergiyi doğuran olayın mahiyetine ilişkin, somut bilgi, belge, beyan, tutanak, fiili envanter kayıtları gibi maddi deliller olmaksızın Vergi Usul Kanunu’nun lafzına ve ruhuna aykırı olarak salt varsayımla düzenlenen raporların dayanak olarak alındığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz istemi yönünden;
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 07/09/2020 tarih ve E:2016/14536, K:2020/2723 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 49. maddesinin 3. fıkrasında, kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hallerinde kesinleşen kısmın Danıştay kararında belirtileceği; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay’ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Yargılama hukuku kurallarına göre, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasını talep etmesinde korunması gereken hukuki menfaatinin bulunması zorunludur.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2012/1,2,3,4,5,6,8,9,10,11,12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun’un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada verilen kısmen kabul, kısmen ret kararının temyizi üzerine, Danıştay Dördüncü Dairesinin 07/09/2020 tarih ve E:2016/14536, K:2020/2723 sayılı kararı ile anılan Mahkeme kararının cezalı tarhiyatların … Reklam Prodüksiyon İlet. Mat. Bil. Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan kısmı yönünden bozulduğu, özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne dair hüküm fıkrası ile diğer mükelleflerden alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının ise onanarak kesinleştiği, bu haliyle uyuşmazlığın bozulan kısma münhasır kaldığı ve Mahkemenin temyize konu kararı ile de bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Danıştay bozma kararı üzerine, uyuşmazlığın münhasır kaldığı kısım yönünden davanın reddine ilişkin olarak verilen Vergi Mahkemesi kararının bozulmasında davalı idarenin hukuki menfaati bulunmadığından ve onanarak kesinleşen kısım hakkında da yeniden inceleme yapılması hukuken mümkün olmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin incelenme olanağı bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı temyiz isteminin incelenmeksizin reddine,
2.Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.