Danıştay Kararı 4. Daire 2022/2457 E. 2022/7331 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/2457 E.  ,  2022/7331 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2457
Karar No : 2022/7331

TEMYİZ EDEN TARAFLAR :1- …Akademi Reklam Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına, defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2012/1 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi ve mükerrer 355. maddeleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davanın 213 sayılı Kanun’un 353/1. ve mükerrer 355. maddelerine istinaden kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hüküm fıkraları ile dava konusu 2012/2,3,4,5,6,7 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin hüküm fıkrası onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlığın, dava konusu 2012/1,8,9,10,11,12 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine münhasır kaldığı, olayda, davacının birinci sınıf tüccar olarak defter tutma, bu defterleri yasada öngörülen süre zarfında muhafaza etme ve inceleme esnasında ibraz etme yükümlülüklerinin bulunduğu, davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu’nda da davacının 2012 yılı yevmiye ve envanter defterlerinin … tarih ve … yevmiye numarası ile tasdik ettirildiği, ayrıca davacının da dava dilekçesinde tüm defter ve belgelerini Mahkemenin incelemesine sunmaya hazır olduğunu belirtmesi ancak ibrazdan kaçınmış olması hususları birlikte dikkate alındığında, davacı tarafından ibraz etme yükümlülüğünün yerine getirilmediği açık olduğundan dava konusu cezalı tarhiyatların belirtilen kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle bozulan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, defter ve belge sunulmasına ilişkin ara kararın kurulduğu tarih itibarıyla, defter ve belge muhafaza yükümlülüğünün yasal olarak olarak sona erdiği, idare tarafından usulüne uygun bir defter incelemesi yapılmamış olduğundan, defter ibraz yükümlülüğünün ilgili mahkeme ara kararıyla birlikte doğduğunun kabulü gerektiği, defter ve belge ibrazına ilişkin usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı, yargılama aşamasında da defter ve belge ibrazına ilişkin ilk ve tek ara kararın 08/09/2020 tarihinde kurulduğu ve bu tarih itibarıyla 213 sayılı Kanun’un 253. maddesi uyarınca defter ve belge saklama yükümlülüğünün sona erdiği, bu durumun defter ve belge gizleme olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hukuka aykırı Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacı temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması, davalı idare temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz istemi yönünden;
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemelerince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 01/11/2021 tarih ve E:2021/4157, K:2021/5906 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 49. maddesinin 3. fıkrasında, kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hallerinde kesinleşen kısmın Danıştay kararında belirtileceği; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay’ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Yargılama hukuku kurallarına göre, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasını talep etmesinde korunması gereken hukuki menfaatinin bulunması zorunludur.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına, defter ve belge ibraz etmediğinden bahisle re’sen tarh edilen 2012/1 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. ve mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davada verilen kısmen kabul, kısmen ret kararının temyizi üzerine, Danıştay Dördüncü Dairesinin 01/11/2021 tarih ve E:2021/4157, K:2021/5906 sayılı kararı ile dava konusu 2012/1,8,9,10,11,12 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin kısmı yönünden bozulduğu, diğer kısımların ise onanarak kesinleştiği, bu haliyle uyuşmazlığın bozulan kısma münhasır kaldığı ve Vergi Dava Dairesinin temyize konu kararı ile de bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Danıştay bozma kararı üzerine, uyuşmazlığın münhasır kaldığı kısım yönünden davanın reddine ilişkin olarak verilen Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasında davalı idarenin hukuki menfaati bulunmadığından ve onanarak kesinleşen kısım hakkında da yeniden inceleme yapılması hukuken mümkün olmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin incelenme olanağı bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.