Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/7207 E. , 2022/7346 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7207
Karar No : 2022/7346
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü / …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Demir Çelik Nakliyat İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiği bahisle resen tarh edilen 2016/5 ila 12 dönemlerine ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu cezalı verginin dayanağı olan ve davacı adına 2016 yılı için re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kaldırıldığı anlaşıldığından dava konusu katma değer vergisi ve kesilen cezada hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu katma değer vergisi tarhiyatı ile aynı maddi olayda ve hukuki nedenden kaynaklanan ve matrahları yönünden birbiriyle bağlantılı olan kurumlar vergisi tarhiyatının kaldırılmasına hükmeden … Vergi Mahkemesi’nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusunun …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesi’nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiğinden, kararın usul ve hukuka uygun sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı tarafından, vergi tekniği raporunda sahte fatura düzenlendiği hususu somut olarak tespit edildiği, hukuka aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş, 30. maddesinde; resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, maddenin vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı halleri düzenleyen bentleri arasında sayılan defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması ve de tutulması zorunlu olan defterlerin ve verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halleri re’sen tarh sebebi olarak öngörülmüş, aynı Kanun’un 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır.
Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda, 07/12/2015 tarihinde demir/çelikten diğer birincil formdaki ürünlerin toptan ticareti ile iştigal etmek üzere kurulduğu, 09/12/2015 tarihinde yapılan yoklamada; ofis olan iş yerinin mülkiyetinin şirketin %100 ortağı olan …’ün babası ve şirket yöneticisi olan …’e ait olduğu, aylık net 350,00 TL kira ödenen iş yerinde iki adet büro masası, iki koltuk ve dört sandalye bulunduğu, bu tespitlerin davacının demir ticareti yapmak için gerekli olan nakliye, yükleme, boşaltma işlerini yapacak aracının olmadığı ve beyan ettiği satış hacmini gerçekleştirebilecek kapasitesinin olmadığı yönünde değerlendirildiği, …’ün öz sermaye raporu ile aktif ve pasifi ile yeni kurulan şirkete devredildiği, 2016 yılında toplam 112.953,038,75 TL katma değer vergisi matrahı beyan edilmiş olmasına rağmen hiçbir dönemde ödenecek vergi çıkmadığı, şirketin %100 ortağı ve müdürü olan …’ün daha önce özel esaslara alınarak daha sonra özel esaslardan çıkarıldığı, hakkında sahte belge kullanımına dair vergi inceleme raporları düzenlendiği, şirketin 2016 yılına ilişkin olarak verdiği muhtasar beyannamelerinde her ay 3 ila 4 işçi çalıştırdığını beyan ettiği, davacının mal alışlarına ilişkin Form Ba bildirimleri içerisinde %12’si hakkında sahte belge düzenleme yönünden vergi tekniği raporu tanzim edildiği, %83 hakkında sahte belge düzenleme yönünden özel esaslar kapsamında olduğu, davacının mal satışlarına ilişkin Form Bs bildirimleri içerisinde yaklaşık %50’si hakkında incelemelerin devam ettiği, davacıdan mal aldığını bildiren …Demir Çelik İnşaat Limited Şirketi nezdinde yapılan karşıt tespitte, anılan şirket temsilcisinin, davacıya yapılan tüm ödemelerin ve nakliye ödemelerinin Eft yoluyla yapıldığı, alışların tamamının gerçek olduğu, bu malların sevkiyatını yapan araçlara ilgili vergi dairesince denetim noktalarında yapılan denetimlerde sevk irsaliyelerinin arkasına görülmüştür kaşesi basıldığı, hatta ilgili yol denetimlerinde malların sevki sırasında ilgili araçların fazla tonajdan veya taşınan miktarın sevk irsaliyesinde sehven belirtilmemesinden dolayı kesilen cezaların evraklarının inceleme elemanına ibraz edildiğini ifade edildiği, … Demir Çelik Nakliyat İnşaat Limited Şirketi nezdinde yapılan karşıt tespitte; davacı şirketten yapılan alışların tamamının gerçek olduğu, ödemelerin banka yoluyla yapıldığı, ilgili banka dekontları ve sevk irsaliyelerinin inceleme elemanına sunulduğunu belirttiği, davacının inceleme elemanına ibraz ettiği fatura ve sevk irsaliyelerinde bulunan araç plakalarının sahibi nakliyeciler nezdinde yapılan karşıt incelemelerde, bazı nakliyecilerin mal sevkiyatını doğruladığı, bazı nakliyecilerin söz konusu tarihlerde belirtilen tonajda sevkiyat yaptıklarını, ancak şirketin farklı olduğu ve çalıştıkları şirketin malı kimden aldığını bilemeyeceklerini ifade ettiği, …, … plakalı araç nakliyecilerin söz konusu tarihlerde başka firmaların sevkiyatlarını yaptıkları için o tarihte davacı şirket ile çalışmalarının mümkün olmadığı, … ve … plakalı araçların nakliyeciler tarafından sevkiyat yapılmadığı, araç plakalarının neden verildiğini bilmediklerini belirtildiği, tüm bu hususların davacının gerçek bir mal ticaretinin olmadığı, beyan ettiği alım ve satımı yapabilecek ticari organizasyona sahip olmadığı, sonuçta şirketin esas olarak, komisyon karşılığında sahte belge düzenleme faaliyetinde bulunmak üzere kurulduğu, düzenlenen faturaların da sahte olduğu sonucuna varılarak, şirket tarafından düzenlenen fatura bedeli üzerinden %2 oranı uygulanarak komisyon geliri hesaplanması sonucu, dava konusu tarhiyat yapılmış, üç kat vergi ziyaı cezası kesilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, yüksek tutarlı katma değer vergisi matrahları beyan etmesine rağmen, anılan hasılatları yapabilecek ticari organizasyonunun olmadığı, mal ve hizmet alımı yaptığını bildirdiği mükelleflerin çoğu hakkında sahte fatura düzenledikleri yönünde tanzim edilmiş raporlar veya olumsuz tespitler bulunduğu, elde edilen yüksek cirolara rağmen tahakkuk eden düşük tutarlı vergi borçlarını ödenmediği, fatura ve sevk irsaliyelerinde bulunan araç plakalarının sahibi nakliyeciler nezdinde yapılan karşıt incelemelerde davacı şirketin tanınmadığı, sevkiyat tarihlerinde başka şirketlere sevkiyat yapıldığı ya da hiç sevkiyat yapılmadığı ifade edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte belgeler olduğu sonucuna varılmış olup, matrahın bulunuşu yönünden bir karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.