Danıştay Kararı 2. Daire 2021/10810 E. 2022/6172 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/10810 E.  ,  2022/6172 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10810
Karar No : 2022/6172

KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
DAVALI : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVACI : … Odası Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, …Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı mülkiyeti davalı idareye ait taşınmazın doktorlar lokali olarak fuzulen işgal edildiğinden bahisle 03/03/2010-31/12/2010 dönemi için 37.404,16-TL, 01/01/2011-31/12/2011 dönemi için 48.366,15-TL, 01/01/2012-19/04/2012 dönemi için 16.072,10-TL olmak üzere toplamda 101.842,41-TL ecrimisilin davacıdan istenilmesine ilişkin 19/04/2012 günlü, ecrimisil ihbarnamelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Onuncu Dairesinin 20/02/2014 günlü, E:2013/6276, K:2014/987 sayılı kısmen onama kısmen bozma kararına uyularak bozulan kısma hasren yapılan inceleme sonucu verilen … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; 29/12/2011-19/04/2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak tahakkuk ettirilen ecrimisil bedeli yönünden davanın reddine dair verilen kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 20/02/2014 günlü, E:2013/6276, K:2014/987 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, 03/03/2010-28/12/2011 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak tahakkuk ettirilen ecrimisil yönünden ise; davacının 28/12/2001 tarihinde belediye ile imzaladığı on yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca dava konusu taşınmazı kullandığı, taraflar arasında imzalanan özel hukuk hükümlerine tabi kira sözleşmesinin ancak adli yargıda açılacak dava ile feshedilebileceği, idarece adli yargıda sözleşmenin feshi için dava açılmaksızın tek taraflı olarak sözleşmenin feshine karar verildiği ve sonrasında davacının kiracı olduğu (sözleşmenin sona ereceği 28/12/2011 tarihine kadar) hususu dikkate alınmadan dava konusu işlemlerin tesis edildiği; bu durumda, idarece usulüne uygun olarak kira sözleşmesinin sona erdirilmediği, davacının sözleşmenin sona ereceği 28/12/2011 tarihine kadar kiracı olduğu, bu tarihe kadar davacıdan ecrimisil istenemeyeceğinden 03/03/2010 – 31/12/2010 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle, 37.404,16-TL tutarlı 19/04/2012 günlü ecrimisil ihbarnamesinde ve 01/01/2011-31/12/2011 tarihleri arası için mahkeme kararında belirtilen bedele ÜFE oranında artış yapılarak 48.366,15-TL tutarlı 19/04/2012 günlü ecrimisil ihbarnamesinin ise 28/12/2011 tarihine kadar olan 47.968,62-TL’lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle 03/03/2010 – 31/12/2010 tarihleri arası için düzenlenen 19/04/2012 günlü ecrimisil ihbarnamesi ile 01/01/2011-31/12/2011 tarihleri arası için düzenlenen 19/04/2012 günlü ihbarnamesinin 28/12/2011 tarihine kadar olan 47.968,62-TL’lik kısmının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, … günlü, … sayılı encümen kararının yok hükmünde olduğu, kira sözleşmesinin sona erdiği tarihden itibaren ecrimisil alınmasına ilişkin herhangi bir encümen kararı alınmadığı, taşınmazın işgal edildiğinin tespit edilmesi halinde tespit tarihinden öncesine ilişkin ecrimisil istenebileceği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının … günlü, … sayılı encümen kararına karşı idare mahkemesinde açtığı davanın görev yönünden reddedildiği, davacının bu karar üzerine adli yargıda sözleşmenin feshi ve tahliyenin geçersiz olduğu iddiasıyla dava açmadığı, bu nedenle encümen kararının yürürlüğünün devam ettiği, 2886 sayılı Kanun’un 62. maddesi doğrultusunda sözleşmeye aykırı davranılması nedeniyle fesih işleminin yapıldığı, fuzuli şagil olan davacıdan ecrimisil talep edilmesinin yasal zorunluluk olduğu, Yargıtay Onüçüncü Hukuk Dairesinin 08/02/2005 günlü, E:2004/17401, K:2005/1770 sayılı kararı ile 28/05/2004 günlü, E:2003/16681, K:2004/8264 sayılı kararının iddialarını destekler nitelikte olduğu, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi ile Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik’in 89. maddesine uygun işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN CEVAPLARI :
Davalı idare tarafından, cevap verilmemiştir.
Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının hukuk ve usule uygun olması nedeniyle davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmayan davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen, daha sonra anılan Daire tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davacının temyiz istemi yönünden ise;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinde; Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49. maddesinin 5. fıkrasında ise; kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hallerinde kesinleşen kısmın Danıştay kararında belirtileceği kurala bağlanmış olup, temyiz yoluna, aleyhine karar verilen taraflarca başvurulabileceği açıktır.
Kanun yoluna başvuranın, kanun yoluna başvurduğu kararın bozulması veya değiştirilmesinde korunmaya değer yararının bulunması şarttır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu ecrimisil ihbarnamelerinde 29/12/2011-19/04/2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak tahakkuk ettirilen ecrimisil bedeli yönünden davanın reddine dair verilen kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 20/02/2014 günlü, E:2013/6276, K:2014/987 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, kısmen bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden yapılan inceleme sonucu verilen temyize konu karar ile de onanan kısım haricinde kalan 03/03/2010 – 31/12/2010 tarihleri arası için düzenlenen 19/04/2012 günlü ecrimisil ihbarnamesi ile 01/01/2011-31/12/2011 tarihleri arası için düzenlenen 19/04/2012 günlü ecrimisil ihbarnamesinin 28/12/2011 tarihine kadar olan kısmının iptaline karar verildiği halde davacı tarafından dosyaya sunulan temyiz dilekçesinde; iptale ilişkin Mahkeme kararının bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacının lehine olan Mahkeme kararının bozulmasında hukuki yararının olmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin incelenemeyeceği açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
3. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.