Danıştay Kararı 2. Daire 2021/13685 E. 2022/6165 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/13685 E.  ,  2022/6165 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/13685
Karar No : 2022/6165

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
… İl Müdürlüğü
…Yakası … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, … Mahallesinde bulunan … pafta, … ada, … sayılı parselin önünde yer alan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki denizden dolgu vasıflı 450 m²’lik taşınmazın 24/03/2004 – 31/12/2008 tarihleri arasında restorant ve çay bahçesi olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle düzenlenen 198.883,00-TL tutarındaki … günlü, … sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesinin 25/02/2015 günlü, E:2015/970, K:2015/241 sayılı bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu taşınmazın davacı belediye tarafından doldurulup doldurulmadığı, eğer doldurulmuş ise Maliye Bakanlığınca belediyenin tasarrufuna bırakıldığına ilişkin bir karar, onay vb. bir işlemin bulunup bulunmadığının 06/10/2016 günlü ara karar ile davalı idareden sorulduğu, davalı idarenin 01/12/2016 günlü ara karara cevabında, söz konusu alanın davacı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından doldurulduğu hakkında bilgi ve belge bulunmadığı, 5393 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına devredilen veya tasarrufuna bırakılan taşınmazlardan olmadığının bildirildiği; bu durumda, davacı belediyenin ecrimisil konusunda fahişlik itirazının bulunmadığı ve tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık yasal süreninde aşılmadığı, davacı idarenin tasarrufu altında bulunmayan Hazineye ait taşınmaz için davalı idare tarafından fuzulen işgal edildiği gerekçesiyle dava konusu ecrimisilin istenilmesi için düzenlenen dava konusu ihbarnamede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; ecrimisile konu alanın deniz dolgu vasıflı olmadığı, bu alanın kamu malı saha olduğunun teknik elemanlarınca yerinde yapılan incelemede tespit edildiği, ilgili rapor ve uydu fotoğraflarının dosyaya sunulduğu, mahallinde keşif yapılmaksızın bu alanın deniz dolgu alan kabul edilmesinin hatalı olduğu, taşınmazın tasarruf yetkilerinin kendilerinde olduğu, taşınmazın 3621 sayılı Kıyı Kanunundaki kıyı tarifine uymadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, …Mahallesinde bulunan … pafta, … ada, … sayılı parselin önünde yer alan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki denizden dolgu vasıflı 450 m²’lik taşınmazın 24/03/2004 – 31/12/2008 tarihleri arasında restorant ve çay bahçesi olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle düzenlenen 198.883,00-TL tutarındaki … günlü, … sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan malların ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine fuzuli şagilden, bu Kanun’un 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, 13. maddesinde gösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek ecrimisilin talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un 74. maddesine dayanılarak Maliye Bakanlığınca çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde, “Ecrimisil:” Hazine taşınmazının, idarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, idarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, idarece talep edilen tazminat; “Fuzuli Şagil” ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmış; 84. maddesinde, idarece tespitten önceki sürelere ait işgal ve tasarruflar sebebiyle ecrimisil takip ve tahsilatının yapılacağı belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, ecrimisil istenebilmesi için öncelikle bir idare taşınmazının idarenin rızası ve muvafakatı olmaksızın işgal edildiğinin tespit edilmesi gerektiği, ecrimisil takdirinin taşınmazın işgal edildiği tespit edilen döneme ilişkin olarak yapılabileceği, gelecek döneme ilişkin ecrimisil takdir edilmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, 07/05/2007 günlü taşınmaz mala ait tespit ve tahmin edilen bedel hesap tutanağı ile ecrimisile konu alanın restoran ve çay bahçesi olarak işgal edildiğinin tespit edildiği, dava konusu işlemle 24/03/2004 ile 31/12/2008 tarihleri arası dönem için ecrimisil tahakkuk ettirildiği, savunma dilekçesinde 07/05/2007 günlü tespit tutanağı haricinde başka bir tespit tutanağından bahsedilmediği, dava dosyasında da 08/05/2007 ile 31/12/2008 tarihleri arası dönemde işgalin mahallinde tespit edildiğini gösteren tespit tutanağının bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda; dava dosyasında bulunan 07/05/2007 günlü tespit tutanağı esas alınarak 08/05/2007 ile 31/12/2008 tarihleri arası dönem için ecrimisil takdir edilemeyeceğinden, 08/05/2007 ile 31/12/2008 tarihleri arası döneme ilişkin bir tutanak bulunup bulunmadığının saptanmasından sonra karar verilmesi gerekirken, bu husus araştırılmadan eksik incelemeye dayanılarak davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.