Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/3692 E. , 2022/7230 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3692
Karar No : 2022/7230
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. … Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle re’sen tarh edilen 2011/1, 2, 3, 4, 5, 6, 9 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı şirkete ilgili dönemde fatura düzenleyen Polatlı Vergi Dairesi mükellefi … İnş. Mad. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerin düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koymaya yeterli olmadığından, bahsi geçen firmadan alınan faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, bu nedenle Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı adına sahte fatura düzenlediğinden bahisle tanzim edilen vergi tekniği raporuna dayanılarak takdir komisyonu kararına istinaden re’sen tarh edilen2011/1, 2, 3, 4, 5, 6, 9 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararını hukuka uygun bulan Vergi Dava Dairesi kararı davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda; mükellef şirketin 04/02/2009 tarihinde işe başladığı, mükellefiyet kaydının 16/06/2015 tarihinde vergi dairesince re’sen terk ettirildiği, 09/02/2009 tarihinde yapılan yoklamada tuğla imalatı faaliyetine başladığı, işyerinde henüz işçi çalıştırmadığının tespit edildiği, SGK denetmenlerince yapılan denetim sonucunda düzenlenen 12/07/2013 tarihli durum tespit tutanağında 2013/5. döneminde kayıtlı olmayan 8 kişinin çalıştığı, 2013/5. döneminde ismi kayıtlı 47 kişiden 10 kişinin çalıştığının görüldüğü, 17 kişinin çıkışının verildiği, geriye kalan 20 kişinin ise toprak sahada görevli olduğunun beyan edildiği, mükellef şirketin 15/09/2014 tarihli dilekçesi ile merkez adresinin değiştiği, 30/01/2015 tarihli yoklamada işçi çalıştırmadığı, şube yada deposunun olmadığı, Polatlı Vergi Dairesince düzenlenen 16/06/2015 tarihinde yapılan yoklamada; mükellef şirketin adresinde Polatlı Vergi Dairesinin … vergi kimlik numaralı mükellefi … İnş. Nak. Ltd. Şti.’nin faaliyette bulunduğu, mükellefin gayrifaal olduğu, beyanname vermediği, emtia alıp satmadığı, 31/12/2014 tarihinde işyerini boşaltmak suretiyle faaliyetini terk ettiği, 17/08/2015 tarihinde yapılan yoklamada ödevli şirketin adresinde … İnş. Nak. Ltd. Şti.’nin faaliyette bulunduğu mükellefin anılan iş yerindeki adresini 1/12/2014 tarihinde boşaltmak suretiyle faaliyetini terk ettiği, başka işyeri ve deposunun olmadığı, adına kayıtlı aracının olmadığı hususlarının tespit edildiği, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014 yıllarında Bs formu ile mal ve hizmet satışında bulunduğunu beyan ettiği tutarın sırasıyla 6.598.433,00-TL, 4.677.593,00-TL, 1.716.083,00-TL, 621.282,00-TL, 5.545.113,00 TL olduğu, aynı yıllarda mükelleften mal ve hizmet alımında bulunduğunu bildiren şirketlerin beyan ettiği tutarların ise 4.689.669,00-TL, 4.430.379,00-TL, 1.547.283,00-TL, 622.192,00-TL, 5.296.234,00-TL, olduğu; mükellefin Ba formu ile mal ve hizmet alımında bulunduğunu beyan ettiği tutarın 6.839.290,00-TL, 6.268.868,00-TL, 356.199,00 TL, 4.117.113,00 TL, 2.032.830,00 TL olduğu, aynı yılda mükellefe mal ve hizmet satışında bulunduğunu bildiren şirketlerin beyan ettiği tutarın ise 3.186.954,00-TL, 3.619.074,00 TL, 93.793,00 TL, 3.960.557,00 TL, 2.036.538,00 TL olduğu; KDV Matrah Toplamının 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında sırasıyla 7.196.935,88-TL, 4.996.551,33-TL, 1.719.922,95-TL, 621.282,00-TL ve 5.545.116,85-TL olduğu, mal ve hizmet aldığı firmaların 2010 yılında %76,76, 2011 yılında %70,43, 2012 yılında %83,24, 2013 yılında ve 2014 yılında %100’ü hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı olumsuz tespitlerin bulunduğu, mal sattığı firmaların ise 2010 yılında %27,15, 2011 yılında %17,16, 2012 yılında %99,27, 2013 yılında %58,81, 2014 yılında %65,43’ü hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı olumsuz tespitlerin bulunduğu, mükellefin vadesi geçmiş ve bugün ödenmesi gereken vergi borcunun toplamda 464.588,07- TL olduğu, bunun sadece 157,43-TL’sinin ödendiği, mükellef şirket ortağı ve şirket müdürü olan …’ın ortağı olduğu … Nakliye İnşaat Petrol Gıda Tic. Ltd. Şti.’nin yüzde yüz hisse oranı ile …’ın ortak ve yönetici olduğu, 2015/Ocak-Aralık dönemlerinde toplam 20.705.011,88 TL KDV matrahı beyan edildiği ve sahte belge düzenleme yönünden hakkında olumsuz tespit bulunduğu, …’ın yüzde yüz hisse ile ortak ve yönetici olduğu … İnş. Nak. Petrol Gıda Tic. Ltd. Şti.’nin 2015/Ocak-Aralık dönemlerinde toplam 17.677.988,98 TL KDV matrahı beyan edildiği ve sahte belge düzenleme yönünden hakkında olumsuz tespit bulunduğu, mükellef şirket ortaklarından … ile ilgili olarak yapılan sorgulamalarda sahte veya muhteviyatı itibari ile yanıltıcı belge düzenleme ve/veya kullanma yönünden bir tespite rastlanmadığı, mükellef şirket ve şirket ortakları adına motorlu taşıtın, kayıtlı gayrimenkul alışı ve gayrimenkul satışı bilgisinin bulunmadığı, bir adet kredi kartı pos cihazının olduğu, cihazın 2009/7,8,9 aylarda kullanıldığı başka cihazının olmadığının tespit edildiği, şirket müdürü …’ın … İnş. Madencilik Nakliyat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’nin defter ve belgeleri ile birlikte ortağı olduğu diğer iki firmanın da defter ve belgelerinin yandığını belirttiği, mükellef firma hakkında yapılan tüm tespitlerin değerlendirilmesinden şirketin 01/01/2010 tarihinden itibaren 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılı yasal defter ve belgeleri incelemeye ibraz edilmediği ve şirket tarafından 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 takvim yıllarında düzenlenen tüm belgelerin, gerçek bir mal teslimi ve/veya hizmet ifası olmaksızın düzenlenen sahte belgeler olduğu tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, yapılan yoklamalarda şirketin faaliyetinin olmasına karşın, mükellefin Ba-Bs bildirimleri ile karşı mükelleflerin Ba-Bs bildirimlerinin tutarsız olması, mal aldığı/sattığı firmaların birçoğu hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı olumsuz tespitlerin bulunması, vergi borçlarını ödememesi, ortakların ortaklığı bulunduğu başka şirketler hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı olumsuz tespitlerin bulunması hususları göz önüne alındığında bu mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varıldığından, tarhiyatın esası incelenmek suretiyle karar verilmek üzere temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.