Danıştay Kararı 4. Daire 2022/4398 E. 2022/7359 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/4398 E.  ,  2022/7359 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4398
Karar No : 2022/7359

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelere ait tebliğ alındısının incelenmesinden, ihbarnamelerin, davacının vasisinin ikametgâh adresinde bulunan …’a tebliğ edildiği, vasiye bizzat tebliğ şartının 213 sayılı Kanun’da yer almaması nedeniyle, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgâh adresinde bulunanlardan birine yapılan tebligatın geçerli olduğu, bu haliyle 213 sayılı Kanun’un 94. maddesine uygun olarak tebliğ edilen ihbarnameler içeriği kesinleşen amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, kısıtlılara ilişkin tebliğ vasilere yapılacak olup, kendisine tebligat yapılacak vasinin bulunmaması halinde ikametgâh adresinde bulunanlardan birine yapılan tebligatın geçerli olacağı, fakat davaya konu tebligatların vasinin ikametgâh adresinde değil davalı vergi dairesinde yapıldığı, tebligat alındıları incelendiğinde tebliği yapan kişinin posta memuru olmadığı, Mahkemece ihbarnamelerin davacının vasisi …’ın ikametgâh adresinde, … isimli kişi imzasına tebliğ edildiği tespit edilse de yapılan tebligatların adreste değil dairede imzalatıldığı, vasi … iken vergi dairesinde başka birine yapılan tebligatın geçersiz olduğu, burada vergi mahremiyetine de aykırı işlem tesis edilerek vergi dairesince üçüncü bir şahsa yani …’a bilgi verildiği, adreste tebligat yapılmadığı için kendisine tebligat yapılacak vasinin bulunamaması hâlinde ikametgâh adresinde bulunanlardan birine yapılacak tebligatın geçerli olması kuralının olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının 12/09/2013 ile 07/11/2016 tarihleri arasındaki kısıtlılık hali nedeniyle … adlı kişinin vasi olarak atandığı, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağına ilişkin ihbarnamelerin, davacının vasisi …’ın ikametgâh adresinde kardeşi …’a tebliğ edildiği, davacının, tebliğin, postacı vasıtasıyla ikametgâhında yapılmadığı iddiasına gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 107. maddesinde ”Memur Vasıtasıyla Tebliğ”in düzenlendiği, dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin de memur eliyle vasinin ikametgâh adresinde bulunanlardan birine yapıldığı, tebliğ alındısı incelendiğinde de görüleceği üzere dairede değil ikametgâh adresinde usulüne uygun olarak tebliğin yapıldığı, dolayısıyla davacının iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/12/2021 tarih ve E:2017/4157, K:2021/8114 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.