Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/5892 E. , 2022/7402 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/5892
Karar No : 2022/7402
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi Ticaret Anonim Şirketi (Eski Ünvanı:… Turistik Tesis İşletmeciliği ve Petrol Ürünleri Ticaret Anonim Şirketi)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, kendisine ait olmayan harcamaları giderleştirdiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2010/9 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; 01/11/2007 tarihli davacı (kiralayan) ile kiracı arasında yapılan kira sözleşmesinde, işletmeye ait bakım onarım ve tadilat masraflarının, işleten kiracıya ait olduğunun açıkça belirtildiği, her ne kadar davacı tarafından, ek protokollerle yapılan kira bedeli artırım değişikliklerinin yapılan masraflar gereği olduğu ileri sürülmüşse de, söz konusu ek protokollerde, bakım onarım ve tadilat masraflarına ilişkin açıkça herhangi bir değişiklik yapılmadığı, ayrıca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinde normal ve mutad olmayan bir durumun iddia edilmesi halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğunun belirtilmesine karşın davacı tarafından söz konusu harcamalara ilişkin hiçbir belgenin sunulmadığı anlaşıldığından dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince herhangi bir değerlendirme ve araştırma yapılmadan karar verildiği, uyuşmazlığa konu tamir ve bakım harcamalarının şirket tarafından yapıldığı, keza söz konusu harcama tutarının büyüklüğüne bakıldığında, kiracının bu gidere kanunen katlanmakla yükümlü olmadığı, esaslı tamirat niteliğinde bir harcama olduğu, dolayısıyla kiralanana ilişkin bu nitelikteki bir harcamanın gerek Kanun gerekse de Yargıtay içtihatları gereğince kiraya verene ait olacağı, Mahkemece keşif yapılmak suretiyle harcamanın esaslı tamirat niteliğinde olup olmadığının incelenmesi gerektiği, söz konusu harcamaların şirket tarafından değilde kiracı tarafından yapılmış olması halinde, kiracı şirketin defter ve kayıtlarında söz konusu harcamalara ilişkin kayıtların olması gerektiği, kiracı şirketin bu yıllara ilişkin defterlerinde böyle bir kayıt olmadığı gibi, ne Mahkeme tarafından ne de vergi müfettişi tarafından bu hususu açığa çıkarmaya ilişkin herhangi bir karşıt inceleme yapılmadığı, idari yargıda esas olan ilkelerden re’sen araştırma ilkesi gereğince, davanın taraflarının sunmasına veya talebine bağlı olmadan her türlü incelemenin mahkeme tarafından kendiliğinden yapılması, araştırılması gerektiği, açıkça ileri sürülmüş olmasına rağmen mahkeme tarafından söz konusu hususlara ilişkin beyanlarının değerlendirilmediği, bu durumun adil yargılanma hakkına da aykırılık teşkil ettiği, kiracı şirket ile Ticaret Kanunu’nda yer alan hükümler uyarınca birleşme gerçekleştirildiği, anılan Kanun gereğince şirketlerin birleşmesi halinde, devrolan şirketin devralan şirkete tüm aktif ve pasifiyle birlikte kül halinde devrolunduğu, böylelikle yapılan birleşme ile ihtilaf konusu harcamanın kiracı ve kiraya veren şirket arasında eridiği ve birleştiği, böylelikle söz konusu vergi/ceza tarhiyatlarının konusuz kaldığı, Mahkeme tarafından bu hususun da dikkate alınmadığı, tamamen inceleme raporunun mutlak doğru olduğunun kabulüyle hüküm kurulduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 11/01/2021 tarih ve E:2016/20102, K:2021/6 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.