Danıştay Kararı 3. Daire 2019/6674 E. 2022/5054 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/6674 E.  ,  2022/5054 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6674
Karar No : 2022/5054

TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVACI) …
VEKİLİ: Av. …

2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının 2014 yılında aldığı emprime kumaşları konfeksiyon imalatı varmış izlenimi oluşturarak kayıt dışı olarak piyasaya sattığı, bu durumu gizlemek için sahte fatura kullandığı ve düzenlediği, imali ve teslimi mümkün olmayan konfeksiyon ürünlerini ihraç edilmiş gibi göstererek katma değer vergisi iadesi aldığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak haksız iade edilen verginin geri alınması amacıyla 2014 yılının Eylül dönemi için re’sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkındaki vergi tekniği raporundaki tespitlerden, gerçekleştirildiği iddia edilen ihracat işlemlerinin gerçeği yansıtmadığı gibi yüklenilen ancak indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin dolayısıyla ihracata konu edilen alışların da gerçek olmadığı sonucuna varıldığından davacı adına haksız ve yersiz yapılan iadelerin geri alınması amacıyla salınan üç kat vergi ziyaı cezalı verginin hukuka uygun olduğu, 2013 yılına ait olup 2014 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davacı tarafından, tekstil sektöründe nakit sıkıntısı olduğundan alacakların 1-2 yıl gibi sürelerde tahsil edilebildiği, kayıt dışı satışa ilişkin somut tespit bulunmadığı, vergisel ödevlerin yerine getirildiği, usulüne uygun bir yoklama bulunmadığı, alışlarının büyük bir kısmının gerçek kabul edildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, 2013 yılına ait olup 2014 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.